İster inanın ister inanmayın balıkçılık artık bu hale geldi.
Mazot fiyatlarındaki artış balıkçıyı öyle vurdu ki, 'o balık aramalar, denizde turlamalar, burada yok 5 mil daha gidelim kaptan' dönemi kapandı.
Şimdi revaçta olan, balığa çıkmış olan tekneleri arayıp 'Kaptan balık var mı, nasıl' diye sorup ona göre 'Hadi uşaklar' demek.
Eh işte yanıtını alırsanız, 'tekneler çıkmıyor' bekliyor..
'Henüz tadı yok, arıyoruz biraz daha bakacağız' cevabı gelirse, "Tekneler yine beklemede'..
'Maşallah bol bol' derlerse, Vira bismillah deyip çıkıyor tekneler..
O nedenle balık sezonu olmasına rağmen bir çok balıkçı teknesi yatıyor, kıyıda.
O nedenle balıkçılar 'denize hasretlerini' mazot fiyatlarıyla mücadeleye dönüştürmüşler..
Mazota karşı kaybetmemek için, baba mesleklerini sürdürmek için direniyorlar.
Daha önce 2 liradan aldıkları indirimli mazotları artık 5 lira 20 krş..
Çünkü ÖTV'siz mazotun fiyatı o.
Eskiden akaryakıt firmaları balıkçıya iki ay vadeli 'Sezon başında al sonra öde' şeklinde mazot veriyordu, şimdi kaldırmış onu.
Mazot peşin para..
Normalde bir sezonda yaktıkları mazot parasını bir ayda eritmiş balıkçılar.
Tadı kaçmış balıkçının..
Balık kasaları yüzde yüz zamlanmış..
Masraflar ağırlaşmış..
Bir de balık yoksa, limana dönüş 'yasa' dönüşüyor adeta.
Olta balıkçılığı yapan tekneler de aynı durumda..
Ateş pahası mazot diyerek, kimse çıkmıyor balığa..
Hele ki hava biraz bozuksa, 'çıkmaz bir şey mazot yakmaya gerek yok' diyorlar.
Denizden kopamıyorlar yine de.
Sahildeler ama 'sadece tekneleriyle ve kıyıda da olsa denizle' hasret gideriyorlar..
Samsun Bölgesi Su Ürünleri Kooperatifleri Birliği
Başkanı Atıf Malkoç, dertli..
Onun da 4 gemisi var. 50'ye yakın da işçisi..
'Bittik; şartel kapatırız yakında, bu mazot fiyatlarıyla balıkçılık yapılmaz' diyor.
Balık çıkmasın kimse iki ay dayanamaz. Allah'tan balık var. Ama yine de sezon biter balıkçı da biter' demeyi de ihmal etmiyor.
Malkoç, 42 yıldır denizlerde. Böyle bir dönem görmediğini ifade ediyor.
Motor sesi yok limanda.
Sessizlik, boş bir sessizlik değil.
Herkes düşünceli. Balıkçının zor günleri, son günleri olarak algılanıyor.
Balık kasaları bile 'almış başını gidiyor'. Yüzde yüz zamlanmış.
Bir çok tekne satılık.
Ama alan yok.
Çünkü ilk soru 'Ne kadar yakar bunun motoru'.
Daha önceleri ne kadar hız yapar bu tekne diye soranların şimdi ilk sorusu 'olmuş ne kadar yakar'..
Atıf Malkoç diyor ki; "Bu maliyetlerle balıkçılık sektörü çok önemli bir darbe yer. Sonra bu vatandaş 5 liraya istavrit, 10 liraya palamut bulamaz. Bunu kimse düşünmüyor'..
Yani 'tezgahtaki balıklara bakıp ta, balık sezonu iyi fiyatlar da iyi diye görmeyin'..
Bir çok balıkçı için böyle giderse, son sezon olması ihtimali çok yüksek..
Çünkü 'şarteli indirmeye hazırlanıyorlar'..
Konkordatoyu çoktan ilan etmişler de 'iflasın eşiğine gelmiş' balıkçı..
Sezon biter 'Balıkçı biter' diyor Malkoç..
Limanda kimle konuştuysak, aynısını söylüyor.
3 tarafı denizle çevrili ülkemizde ilginçtir; deniz balıkçısı bitiyor, 'çiftlik balıkçısına' gün doğuyor..
Peki tedbir alan var mı?.. Yok.
Balıkçı ‘mazot harcamamak için kendi tedbirini almış’..
‘Kaptan balık var mı oralarda’..