KESK Dönem Sözcüsü Özcan Çelik, toplu sözleşme sürecinin 4688 sayılı yasa gereği Ağustos ayının ilk iş günü başlaması gerektiğini hatırlatarak, bu yıl görüşmelerin 4 gün önce başlatıldığını belirtti. Hükümetin bu uygulamayı 'bakanın yurt dışı programı' gibi gerekçelerle savunduğunu kaydeden Çelik, bu tutumu hukuksuzluk' olarak niteledi.
MAAŞLAR YOKSULLUK SINIRININ ALTINDA KALDI
Toplu sözleşme sürecinin adil yürütülmediğini vurgulayan Özcan Çelik, "Görüşme masasında hangi konuların ele alınacağı ve kararların nasıl alınacağı tamamen hükümetin tek taraflı iradesine bırakılmış durumda" dedi. Uzlaşmazlık halinde devreye giren Hakem Kurulu’nun da hükümet kontrolünde olduğunu belirterek, bu yapının kamu emekçileri aleyhine işlediğini söyledi.
Ekonomik koşullara dikkat çeken KESK Sözcüsü Çelik, kamu emekçilerinin maaşlarının yoksulluk sınırının oldukça altında kaldığını belirtti. Haziran 2025 verilerine göre yoksulluk sınırının 85 bin TL’ye ulaştığını, en düşük kamu maaşının ise 43 bin 690 TL olduğunu söyledi.
GÜVENCESİZLİK VE SADAKAT SİSTEMİ SON BULMALI
Kamu istihdamında artan güvencesizlik ve liyakatsizlik sorunlarına değinen Özcan Çelik, sözleşmeli ve taşeron istihdam biçimlerinin sona erdirilmesini, tüm kamu emekçilerinin kadrolu ve güvenceli çalıştırılmasını talep etti. Ayrıca mülakat sisteminin kaldırılmasını ve işe alımlarda objektif kriterlerin esas alınmasını istedi.
Çelik, sendikal haklara yönelik baskılara ve kadın kamu emekçilerine yönelik ayrımcılığa da dikkat çekti. Ayrıca ebeveyn haklarının iyileştirilmesini talep etti. Kamu hizmetlerinde yaşanan nitelik kaybına dikkat çeken KEKS Sözcüsü Çelik, özelleştirme politikalarının kamu hizmetlerine erişimi zorlaştırdığını söyledi. Kamu-özel işbirliği uygulamalarının sona ermesini talep etti.
Zeynep Irmak Öcal