Büyük dedeleri Büyük Çerkes göçüyle Çarşamba'ya göç etmiş ve fakat zaman içerisinde yöre halkıyla kaynaşıp Çerkes kimliğinden pek bir şey muhafaza edememiş bir ailenin mensubu olsam da ikinci memleketim olarak Kırım'ı sayarım.
Eşim Elvina sayesinde tanıştığım ve inanılmaz etkilendiğim bu güzel toprakları dilime o kadar doladım ki benim adımın geçtiği her yerde Kırım anılmadan olmaz oldu. Ben de Samsun'da Kırım'ı ve Kırım Tatarlarını, Kırım'da ise Samsun'u bir sürü insana tanıtmış biri olmaktan hep gurur duydum.
Elvina ile bizim hikayemiz Şehri Samsun'da adına ister tesadüf deyin ister kısmet, birbirinden bağımsız bir çok farklı unsurun bir araya gelmesi ile başlasa da, birbirilerine coğrafi olarak hiç de uzak olmayan Kırım ve Samsun'un bu yakınlıklarından ötürü tarih boyunca hep ilişkili olduğunu görüyoruz.
Yekaterina II Velikaya yani bizim dilimizde 2. Katerina'nın Osmanlı Rus savaşından sonra 1783 yılında Kırım'ı ilhak etmesi yaklaşık iki milyon Kırımlı için Kırım'a veda anlamı taşıyordu. Olası ve mevcut Rus zulmünden kaçmak ve kendilerine yeni bir vatan bulmak üzere yollara düşen Kırımlılardan bazıları için yeni yuva Kırım'ın tam karşısındaki Samsundu.
Osmanlı tarafından Kılıçdede'den Çarşambaya birçok mekanda iskan ettirilen Kırım göçmenlerinin bir çoğu zamanla Samsun'dan ayrılsa ve kalanlar da yerel halkla karışmış olsa da Samsun'da halen hatırı sayılır bir Kırım göçmeni nüfusu var.
Örneğin Samsun ve Karadeniz'in en büyük ailelerinden biri olan ve Samsun yönetiminde de önemli görevler almış Kefeli ailesinin kökeni soyadlarından anlaşıldığı üzere Kırım'ın şu anki adı Feodosia olan Kefe şehri. Yine başka bir örnek olarak Atakum'un Çamlıyazı köyünde ikamet eden Mırık soyadlı aile de Kırım göçmeni.
Ailelerden bireylere dönersek Samsun ve Kırım deyince akla gelen ilk isimlerden biri Orhan Gencebay Samsunlu sanatçı Gencebayın ailesi, aslen Kırım'ın Bahçesaray rayonu Albat köyünden.
Öyle ki soyadı Gencebayın, Kırım Tatar dilinde yaşça küçük anlamına gelen Kenç ve Zengin anlamına gelen Bay sözcüklerinden türemiş olduğunu bizzat kendisi söylüyor.
Yer isimlerine baktığımızda da Kırım ve Samsun arasında ortak yönler görüyoruz. Örneğin Kırım'ın Evpatoria şehrinin ismini, Amisos'un hemen yanında yine aynı isimli bir kraliyet rezidansı kuran Pontus Kralı Mithridates VI Eupator'dan aldığına şüphe yok.
Bu iki bölgenin yakınlığı deyimlere ve deyişlere de konu olmuş. Kırım'ı dünyaya tanıtan büyük yazar Cengiz Dağcı'nın Onlar da İnsandı adlı romanında "Damadı Samsun'dan getirecek değiliz" ifadesini kullanması bunun en güzel örneği.
Bunun haricinde iki şeyin birbirinden çok farklı olduğunu anlatmak için kullanılan "Biri Arımda biri Kırım'da" sözündeki Arım'ın bizzat bizim Çarşambanın eski ismi olması iki yerin bağlantısının kullanılan dili de etkilediğini gösteriyor.
Son olarak Birinci dünya savaşı yıllarındaki Samsun'un portresini çizen Hasan İzzet Dinamo'nun Savaş ve açlar romanındaki karakterlerden bazılarının Kırım Tatarı olduğunu da söylemeden geçmeyelim.
Yani demem o ki pek uzaklarda değilim dostlar. Karadeniz'in diğer ucundan el sallıyorum size.
Aydın günler Şehri Samsun!