Aylardır yazıyoruz, uyarıyoruz ama dinletemiyoruz.
Samsun koronavirüsten ilk gününden itibaren çok çekti.
Sürekli artış gözlendi.
Hep bulaş riski yüksek olan iller arasında yer aldı.
Hele ki AK Parti ilçe kongrelerinin olduğu günlerde, başkanlardan başlayan ve belediyelere yayılan bir ‘süper bulaş’ süreci yaşadık.
Hatta mahalle toplantılarına açılış ve törenlere ara vermemekte adeta direnen AK Partili yetkililer, birbirlerine de geçirdi koronayı.
Büyükşehir Belediyesi, ilçe belediyeleri, İlkadım Belediyesi, Atakum Belediyesi derken, korona nedeniyle hayatını kaybeden Belediye görevlileri de oldu.
Peki Samsun neden bu kadar önde gidiyor bulaş riskinde.
Hemen anlatalım.
Öncelikle tramvaylar maske ve mesafe kurallarına uyan bir sistemle çalışmıyor.
Yolcular balık istifi gibi.
Sefer sayıları artırılacağına, normal süreçmiş gibi bir tavır içinde onca kişi yolculuk yapıyor.
Halk otobüsleri özellikle mesai saatlerinde doluluk tam kapasiteye ulaşıyor.
İlçeler arası minibüsler şehir içi dolmuşlar derken, bulaş her yerde..
Peki ya Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir’in köy ve mahalle gezilerine ne diyeceksiniz.
Hem de yasakların olduğu hafta sonları..
Kısıtlamaya rağmen çoluk, çocuk, genç, ihtiyar özellikle köylerde Büyükşehir Belediye Başkanı geldiğinde ‘kalabalık gruplar oluşturuyor’.
Maske olsa da mesafe sıfır noktasında.
Bir de fotoğraf çektirme arzusu var ki Başkan Demir’in çok iyi örnek bir şey yapmışçasına onu da paylaşıyor.
En önce kısıtlamalara uyması ve vatandaşı da uyarması gereken Başkan Demir, gittiği her yer de yasakların çiğnenmesine yol açıyor.
65 yaş üstü ile çocukların aynı saatte bakkala bile gidemediği günlerde aynı karede fotoğrafa giriyorlar Başkan Demir’le.
Peki şimdi gelinen noktada durum ne?..
Samsun Türkiye ortalamasında Trabzon, Rize, Ordu, Giresun gibi illerin ardından en çok vaka görülen illerde 5. sırada.
Yazık değil mi onca mücadeleye.
O kadar insan eve kapanmışken, ne yapmaya çalışıyorsunuz..
Tamam anladık dokunulmazlığınız var, hatta elinizi değdirdiğinize de dokunmuyorlar, fotoğraflar çekinip rahat rahat paylaşıyorsunuz, anladık da, vatandaşın suçu ne?..
Eğer o kadar kişinin bir araya gelmesi sorun değilse, kafeler çay ocakları neden kapalı. Neden küçük esnaf ‘yasak’ nedeniyle, beş kuruşsuz, evine ekmek alacak durumda değil.
Her türlü toplantıyı yapmak, kahvaltılı sohbet, ziyaretler size serbest, ama iş vatandaşa gelince, esnafa gelince, ceza öyle mi?..
Peki nereye gidiyor bu pandeminin ucu asıl mesele bu.
Vatandaş kurallara nasıl uyuyorsa, herkesin uyması gerekir.
Binlerce kişiyi salona toplamak, ya da onlarca kişiyi mahallede bir araya getirmek, yüzleri güldürebilir ama işte açıklanan tablo ortada.
Sadece vatandaşa, esnafa uygulanan yasak yetmiyor.
Ya herkes eve kapanacak, toplu olarak bir araya gelmeyecek;
Tramvay veya diğer toplu ulaşım araçlarında bulaş riski en alt düzeye çekilecek tedbirler alınacak, ya da korona bu Samsun’un kaderi olacak.
Bu kafayla olsa olsa ‘Lebaleb korona’ ile uğraşır dururuz.
El insaf..

Samsun bulaşta ‘tam yol’. En çok vakada 5.’nciyiz

Mahalle toplantılarına devam mı
Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir’in mahalle toplantıları bulaşa davetiye çıkarıyor..

Tramvay ve halk otobüslerdeki görüntüler kötü gidişin habercisi gibiydi.