Samsun Büyükşehir Belediyesi'ndeki kasasından servet çıkan rüşvetçi Daire Başkanı B.K.'nın savunmasını okuyunca 'şaşırmamak elde değil'.
Meğer ekonomik olarak zor durumdaymış anlaşılan.
Arabasını değiştirecekmiş B.K, o nedenle müteahhitten borç istediğini söylemiş.
Makam odasındaki kasasından servet çıkan B.K. altın kuru düşük olduğu için bozduramamış, muhtaç hale düşmüş.
Bak sen mağduriyete.
Peki ne kadar altın çıkmıştı B.K.'nın kasasından;
Biri külçe olmak üzere 5 kilo 550 gram altın, 13 adet çeyrek altın ebatlarında basılan özel altın, 75 tam altın, 50 yarım, bin 59 çeyrek altın.
Yani 30 bin lira devede kulak misali kalıyor bu servetin yanında..
Peki başka neler çıkmıştı kasadan;
Çay paketinin içinden 135 bin euro ve Gürcistan parası.
30 bin liranın kaç katı var bu kadar dövizin içinde..
Peki başka;
Eşi dahil vekalet aldığı 8 kişi adına açılan 22 banka hesap cüzdanı.
Peki başka;
İşte bu çok önemli.
36 bin Türk lirası.
Hani Büyükşehir Belediyesi'nden hak edişi olan müteahhitten 30 bin lira borç istemişti ya;
O kadar Türk Lirası varmış yani kasasında.
Ne döviz bozdurmasına, ne de altın bozdurmasına gerek varmış aslında.
Bir insan kasasında para varken, neden başkasından borç alsın ki;
Hayatın olağan akışına ters bir durum değil mi?..
Mahkemedeki savunmasında 'Yatırımlarımın tamamı altın ve döviz üzerineydi. Ancak o tarihteki değerleri düşük olduğundan ve bozdurup zarar etmemek açısından diğer sanık Y.T.’nin teklifi üzerine kendisinden borç para aldım. Altın yükselişe geçtiğinde zaten kendisine ödeyecektim” demiş ya o nedenle soruyordum.
Kasada aynı miktarda Türk Lirası parası varken, neden borç almış olabilir ki?..
Hem de 36 bin Türk lirası var.
Kaldı ki; maaşı bugünün şartlarında 10 bin lira iken o kadar yatırımı nasıl yapmış onu da, anlamak daha zor.
Ancak yaptığı savunmada, rüşvet dışında söyledikleri bana göre çok daha vahim.
Kaç gündür yazıyorum; belediye başkanları kasadaki paraya sahip çıkamıyor diye; halen hiç bir belediye başkanı üzerine alınmıyor.
100 bin liralık çöp poşeti alımı için 8 kat fazla fatura istenmiş diyorum; hepsi duymazlıktan geliyor.
Peki B.K. ne diyor savunmasında;
Ben yetkili değilim, 'hak ediş miktarını ben belirlemiyorum' diyor.
Bakın nasıl savunuyor bu konuyu;
"Hak edişlerin hangi sırayla ya da hangi miktarlarda ödeneceğine dair prensip kararları bulunmaktadır. Bu kararı genel sekreter, genel sekreter yardımcısı ve belediye başkanı alır".
Yani Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir,
Ya da Genel Sekreter İlhan Bayram'dan söz ediyor.
Ancak hepimizin bildiği bir konu daha var.
B.K.'dan şüphelenip Cumhuriyet Savcılığı'na ihbar eden de Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir.
Demir'in kendi açıklaması bu.
"Ben ihbarda bulundum" dedi.
B.K.'da 'talimat neyse ona uydum' diyor.
Başkan Demir, ödemelerde bir sıkıntı görmese ihbar eder miydi?..
O nedenle Büyükşehir Belediyesi'nin 'Mahkemeye vereceği yanıt önemli ve merak ediyor kamuoyu açıkçası'..
Ancak gelinen noktada, sizin, bizim, hepimizin parasının 'nasıl, hangi şartlarda, liyakatten uzak atamalarla, nasıl çar çur edildiğini de böylece ibretle izlemiş oluyoruz'.
Yazık değil mi, bu milletin parasına.
Yazık değil mi, devletin o makamlarına.
Kime emanet ettiğinizi bilmeden atama yapmak, yetki vermek, doğru mu?.
Kaldı ki, ben Samsun'daki bir çok belediyenin başta Büyükşehir Belediyesi olmak üzere, müfettişler tarafından kasasının, ödemelerinin incelenmesinin şart olduğuna inanıyorum.
Özellikle doğrudan alımlarla, pazarlıkla ilgili ihalelerin mercek altına alınmasının şart olduğuna ısrarla söylüyorum.
İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Erhan Usta'nın İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'ya verdiği soru önergesinin de önemli olduğunu vurgulamak isterim.
Hem Büyükşehir Belediyesi'nin, hem de tutuklu B.K.'nın önceden görev yaptığı İlkadım ve Terme Belediyelerinin de kasası incelenmelidir.
Ve 10 bin lira maaşla o kasadan çıkan servetin nasıl oluştuğunun izi sürülmelidir.
B.K. olayı Pandoranın kutusu gibi.
Açıldı ve çok şey anlatıyor aslında.
Ben şahsen B.K.'nın mahkemedeki savunmasını okurken;
"Mızrağın çuvala sığmadığını gördüm'..
Minareyi çalan kılıfını hazırlayamamış bu kez.
Ve gördüğüm kadarıyla 'liyakate önem vermeyen yöneticilere ders niteliğinde, notlar çıkabiliyor.
Ve tıpkı aynen Bumerang gibi.
B.K. savunmasında öyle şeyler anlattı ki;
Bumerang gibi, Büyükşehir'e adeta geri döndü.
Şimdi mahkeme 'Büyükşehir'e sordu. B.K. ödemede yetkili miydi. O ödeme listesini kim hazırlıyordu?'..
Yanıtı herkes merakla bekliyor.
(16).jpeg)
Büyükşehir'in Bumerangı
B.K.'nın açıklamaları, ödeme belirleme yetkim yok sözleri, mahkemece Büyükşehir'e yöneltildi. B.K., 'Başkan Demir ve Genel Sekreter İlhan Bayram'ın listeyi hazırladığını söyledi.
(16).jpg)
Tutuklu B.K.
Borç aldığı paradan fazla TL kasasından çıktı
Araba değiştirecektim, döviz ve altın bozdurmamak için borç aldım diyen B.K.'nın kasasında aslında 36 bin Türk lirası vardı.
(36).jpeg)
.jpeg)