Kuraklık kapımızı çalmaya başladı : Yağmur sularını depolamalıyız
Paylaş

Kuraklık kapımızı çalmaya başladı : Yağmur sularını depolamalıyız

Ekleme: 09.10.2024 17:24 Güncelleme: 30.05.2026 21:55

Su kıtlığına karşı yağmur suyunun depolanması önerisini gündeme taşıyan Doç. Dr. Muhammet Bahadır, "Suyu denize nasıl ulaştırırız düşüncesinden kurtulup, 'Ani ve sağanak yağışlarla ortaya çıkan sel suyunu nasıl depolarız' sorusu üzerinden gitmemizi,...

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Muhammet Bahadır, sağanak yağışların ardından suyun değerlendirilmesi ve depolanması amacıyla yöntemler geliştirilmesi gerektiğini belirtti.

'DOĞAL BARAJLAR YAPILABİLİR'

Bahadır, düzensiz yağış sonrası oluşan suyun, doğal ortamı bozmadan inşa edilecek küçük barajlarda biriktirilebileceğini söyledi. Son yıllarda beklenen yağışların alınamaması nedeniyle dönemsel kuraklık yaşandığına dikkati çeken Bahadır, "Karadeniz kıyı kuşağı her mevsim yağış almasıyla önem kazanır. Buna düzenli yağış rejimi de diyoruz. Bu yıla baktığımızda ise Karadeniz kıyı kuşağındaki illerimizde bile yaz yağışlarının pek düşmediğini görüyoruz." dedi.

'BEKLENİLEN YAĞIŞLAR DÜŞMEDİ'

Yaz yağışının yılın bir günü düştüğünü, onun da 2 saatte çok yoğun gerçekleşmesi nedeniyle sel ve taşkınlara neden olduğuna işaret eden Bahadır, "Bu suyu tutamıyorsunuz, depolayamıyorsunuz. Önemli olan, onu bir an önce denize ulaştıralım. 'Bu suyu denize nasıl ulaştırırız' düşüncesinden kurtulup, 'Ani ve sağanak yağışlarla ortaya çıkan sel suyunu nasıl depolarız' sorusu üzerinden gitmemizi, cevabını aramamızı istirham ediyorum. Böylece 3-4 ay biriktireceğimiz suyu belki de bir defada biriktirme şansımız olur.Temiz suyu küçük barajlarla depolayabiliriz.

Doğal ortamı çok bozmadan depolanabilir. Şehir altı depolarda suyu depolayabiliriz. Yasal mevzuatlarla bina altı depolarla bunu yapabiliriz. Şehirlerin belirli yeşil alanlarının altında su rezervuarı olarak bunu depolayabiliriz. Bunları yaptığımızda alternatif su biriktirmiş oluruz. Aynı zamanda tarımda kuraklığa dayanıklı alternatif ürünleri seçmemiz lazım. Toplumun bilinçlendirmesi çok önemli.

Suyun artık her litresi çok önemli. Türkiye'de 2024 yılında kişi başı yılda tüketilen su miktarı 1300 metreküp. Orta Doğu'da kurak ülkelerde ise yaklaşık 950 metreküp. Kendimizi su zengini ülkeler arasına koyuyoruz, bu bilinçle yanlış yere varıyoruz. Biz onun yanında bile değiliz. Bizim için her damla su çok değerli."
ifadelerini kullandı. 

 

Anadolu Ajansı

Yorum Yap

* Güvenlik gereği ip adresiniz saklanmaktadır. 3. şahıslara kesinlikle paylaşılmamaktadır.