Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, komşusu Kanada’yı daha önce eşi benzeri görülmemiş bir ticari yaptırımla tehdit etti. Grönland üzerindeki planlarıyla tartışma yaratan Trump, bu kez rotayı Ottawa-Pekin hattına kırdı.
PEKİN ZİYARETİ ABD’Yİ AYAĞA KALDIRDI
Gerilim, Kanada Başbakanı Mark Carney’in 2017’den bu yana Pekin’e yapılan ilk başbakan düzeyindeki ziyareti gerçekleştirmesi ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile el sıkışmasıyla tırmandı. İki ülke arasında enerji, tarım ve elektrikli araçlar gibi kritik alanlarda yeni bir "stratejik ortaklık" hazırlığı yapılması, Washington’da alarm zillerini çaldırdı. Anlaşma kapsamında Kanada’nın Çinli elektrikli araçlara düşük vergi (%6,1) uygulaması, Çin’in ise Kanada kanola yağı üzerindeki vergileri %85’ten %15’e indirmesi bekleniyordu.
TRUMP’TAN "VALİ" ÇIKIŞI VE SERT UYARI
Donald Trump, Kanada’nın Çin için bir "aktarma limanı" haline getirilmesine izin vermeyeceğini belirtti. Paylaşımında Carney’i Kanada Başbakanı olarak değil, bir eyalet valisi gibi küçümseyerek "Vali Carney" olarak nitelendiren Trump, şu ifadeleri kullandı: "Eğer Vali Carney, Çin’in ABD’ye mal göndermek için Kanada’yı bir köprü olarak kullanacağını düşünüyorsa çok yanılıyor. Çin, Kanada’yı canlı canlı yiyecektir; iş dünyanızı ve yaşam biçiminizi yok edecekler. Eğer bu anlaşma yapılırsa, ABD’ye gelen her Kanada malına anında %100 vergi uygulanacak!"
EKONOMİK DENGELER SARSILABİLİR
ABD’nin bu tehdidi hayata geçirmesi durumunda, dünyanın en büyük ticaret ortaklarından olan ABD ve Kanada arasındaki tedarik zincirlerinin çökebileceği belirtiliyor. Kanada’nın ihracatının %75’inden fazlasını ABD’ye yaptığı göz önüne alındığında, %100’lük bir tarife Kanada ekonomisi için bir felaket senaryosu anlamına geliyor. Uzmanlar, Trump’ın bu çıkışının sadece bir ticaret savaşı değil, aynı zamanda Kuzey Amerika’daki jeopolitik dengeleri yeniden şekillendirme çabası olduğunu vurguluyor.
Anadolu Ajansı