Paylaş

Maddi sorumluluk tamam da, siyasi sorumluluk 'ne olacak'..

Ekleme: 30.12.2020 17:04 Güncelleme: 30.05.2026 21:55

Samsun'da Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nda görevli daire başkanı rüşvetten tutuklandı ve 'adeta Samsun'da pandoranın kutusu açıldı'.  O kadar çok şey sonrasında soru olarak gündeme geldi ki; çıkı...

Samsun'da Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nda görevli daire başkanı rüşvetten tutuklandı ve 'adeta Samsun'da pandoranın kutusu açıldı'. 

O kadar çok şey sonrasında soru olarak gündeme geldi ki; çıkıp yanıt veren de yok. 

Hal böyle olunca da, ortalık ateş çemberi gibi oldu. 

Şahısın evinde eline geçirilen paradan tutunda, iki yıla yakındır çalıştığı belediyede ne işlere karıştı, neler yaptı, bu durumu ne zaman fark edildi, operasyonun düğmesine ne zaman ve nasıl basıldı 'Kimsenin kamuoyunu aydınlattığı da yok'. 

Tüm bunlara rağmen bildiğimiz şeyler var ama..

O da kendiliğinden ortaya çıkıyor. 

Birileri umursamazmış gibi yapıyor ama aslında farkında tetikliyor, bazı şeyleri. 

Şimdi bilinenlere bakalım;

*Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir, bu kişiyi Terme'den istedi ve alıp daire başkanı yaptı..

*Terme Belediye Başkanı Ali Kılıç, Başkan Demir'in 'bu talebini yerine getirdi. 

*Ancak bu olaylar yaşanırken, belediyede bir zimmet olayı ihbar edildi. 

Peki sonra ne oldu. 

İşte mesele bu 'Hiç bir şey'..

Zimmet olayıyla ilgili soruşturma açılmayınca, o şahsın Büyükşehir yolu açıldı. 

Ama rüşvetten yakalanınca 'tüm bu olaylar pamuk ipliği gibi pazara çıktı'.. 

Ve pandoranın kutusu birden açıldı.. 

Terme'deki sicilinin de bozuk olduğu hemen piyasada dillendirilmeye başlandı. 

İşçi alacaklarından yapılan bağışların kasada olmadığı iddia edildi.

Terme Belediyesi eski Başkanı Şenol Kul, basında bu kişiyle ilgili neden başkanları uyarmadı gibi açıklama yapılınca;

Sessizlik bozuldu. 

Kendisiyle konuştuğumda ilk sorum; bu kişinin zimmetine para geçirdiği iddiaları doğru mu dedim. 

*O da kendisinin görevi bıraktıktan sonra haberi olduğunu zaten Başkan Ali Kılıç'a da o kişiyle birlikte çalışan birinin ihbar ettiğini, kendisinin de bu konuyu öğrenince Başkan Kılıç'a giderek,  'soruşturma açmasını önerdiğini' söyledi. 

Yani bunu söyleyen eski belediye başkanı, söylediği kişi de yerine makam koltuğuna oturan Terme Belediye Başkanı..

Elbette Başkan Mustafa Demir sana bu kişiyi alırken bilgi aldı mı diye de sordum. 

*Evet sordu ve kefil olmadığımı söyledim. Çünkü bu olay seçimden sonra ortaya çıkmıştı, dedi.

Kaldı ki; Şenol Kul, 2014'de AK Partili bir başkandan koltuğu devralmasına rağmen usulsüzlüklerle ilgili soruşturma açtırmış bir başkan. 

O zaman ki müdür de bildiğiniz gibi 'cezaevine girmişti, paraları da geri ödemişti'. 

Yani belediyenin kasasına geri koydurmuştu. Ve hiç de o olayda geri adım atmadı. Basında konu çok yer aldı.

Şimdi gelinen noktada, rüşvetten tutuklanan daire başkanı sadece 'Büyükşehir'deki değil, Terme'deki zimmet olayıyla ilgili de gündemdedir. 

Yani işin boyutu 'matruşka gibi' birbirinin içine girmiş bir haldedir. 

Elbette işin yargı boyutu var, iç idari soruşturma kısmı var. 

Ama anlayamadığım bazı şeyler var.

Aslında kamuoyunun yanıt beklediği sorular bunlar. 

Terme Belediye Başkanı Ali Kılıç, hem de hukukçu bir kimliği olmasına rağmen göreve gelince, kendisine 'işçi alacaklarıyla ilgili' ihbar geldiğinde neden soruşturma açmadı. 

Bu kafama en çok takılan konu. 

Ya da Şenol Kul'un 'Soruşturma açmalısın' dediğinde neden gereğini yapmadı, çünkü olay, belediyenin dışına kadar yansımış..

Ve böyle bir konu olmasına rağmen, Başkan Mustafa Demir o müdürü kendisinden istediğinde 'Neden bunun böyle sıkıntıları var' demedi. 

Ve çok önemli bir iddia daha. 

Bir senet konuşuluyor günlerdir ortada. 

Başkan Kılıç'ın Büyükşehir'e gitmesine izin vermek için 'o şimdi tutuklu olan daire başkanından' alındığı iddia edilen 'işçi alacaklarıyla ilgili' senetten söz ediyorum.

Kılıç şu ana kadar bu iddialara yanıt vermedi ama senet yok da demedi. 

Peki böyle bir senet varsa, bu senet tahsil edildi mi?..

Tahsil edildiyse para nerede?..

Öyle değil mi?.

Tahsil edilmediyse, 'Kasada o bahsedilen para da olmadığına göre' neden ortada bir soruşturma yok. 

Devletin parası değil mi o para?..

Neden bu kadar iddia varken ne Başkan Demir, ne de Başkan Kılıç, 'Bu işin aslı şöyledir' diye bir açıklama yapmıyor; o başka konu. 

Kaldı ki eski Başkan Kul'un açıklamasında çok da 'önemli bir detay söyledi'..

İyi niyetli olarak söyledi, torpil gibi düşünmedi belki ama o şahısın Büyükşehir'e nasıl geçtiğine de ışık tutuyor. 

Seçimden önce o dönem halen koltuğunda oturan Başkan Şenol Kul'a 'o şahıs' geliyor ve şöyle diyor;

"Başkan Demir'in oğlu benim arkadaşım. Beni isteyebilir. Size de sorabilir. Benim için referans olur musunuz?"..

Tabi ki o zaman henüz Terme Belediyesi'ndeki zimmet olayı da patlamamış. Çünkü para kasada o an için. 

Başkan Kul da olurum tabi ki diyor. 

Ama asıl mesele 'referans konusu değil' burada.

Asıl mesele, "Daha seçim bitmemiş, ama o maharetli müdür çoktan işi bitirmiş edasıyla ve henüz başkan adayı olan Mustafa Demir'in koltuğa oturduğunda, kendisini isteyeceğini bile biliyor'. 

Ne kadar ilginç değil mi?..

Ve öyle de oluyor.

Hem de Kul'un 'Ben Kuran’a el basarım ki, "Kefil değilim" diye Başkan Demir'e bizzat söyledim' demesine rağmen. 

Gelinen noktada elbette bu işin ardı arkası, Terme'deki paranın akıbeti sorgulanacaktır.

Ama bu işin maddi boyutu.

Peki siyasi sorumluluğunu kim üstlenecek.

Ve bunu her iki olay içinde söylüyorum aslında. 

O nedenle herkesin sustuğu noktada, AK Parti İl Başkanı Ersan Aksu'ya büyük bir sorumluluk düşüyor. 

Bunu neden söylüyorum;

Çünkü Samsun'da iddialar, yaşananlar AK Parti'ye çok zarar verdi.

Türkiye'de şu an Samsun'da yaşanan olaylar gibi 'bir başka yer var mı bilmiyorum'. 

Ama böyle giderse, sessizlik sürerse, bunun siyasi faturası çok ağır olur, diye düşünüyorum. 

Siyasi faturası da 'gereğini yapmazsa' Aksu'ya da kesilebilir. 

Bu arada; 

Ben 9 aydır biliyordum, 3 ay önce şikayet ettim gibi söylemler 'bu işteki ihmaller zincirini hafifletmez..

Çünkü; Bu kişi ile ilgili 'ilk şüphe duyulduğunda';

Gereken yapılmalı, akçeli işlerden uzaklaştırılmalıydı. 

Kaldı ki; Terme Belediyesi'nde yapılması gereken ise 'derhal ivedilikle Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunulmasıydı.

Görülen o ki; hem eksik var, hem de görevi ihmal. 

Yaşananlar hayatın doğal akışına uygun değil. 

Hele ki, 'para/zimmet/senet/kasa' iddialarının ardında 'halen para kasada değilse;

Söylenecek söz bulamıyorum. 

Kaldı ki; o zaman soruşturma açılsa, bugün o kişi Büyükşehir'de rüşvet alabilecek noktaya gelmeyecekti.

Bu kadar basit.. 

Hatalar zinciri. 

Üstünü kapatırız diye düşünenler olabilir.

Kapatamazsınız..

Not: Bu arada Terme eski Belediye Başkanı Şenol Kul'un Başkan Demir'den, oğluna iş isteyip te, alamadığı için bunları söylediğiyle ilgili bir yazı gördüm internette dün. Şenol Kul'un oğlu henüz 5 yaşında, diğeri de 1,5. Bilgi verim istedim ..

AK Parti İl Başkanı Ersan Aksu'nun yaşanan sessizliği bozup, gerçekler noktasında açıklama yapması bekleniyor. 

Şenol Kul konuştu ezberler bozuldu

Yorum Yap

* Güvenlik gereği ip adresiniz saklanmaktadır. 3. şahıslara kesinlikle paylaşılmamaktadır.