Yakakent Belediyesi'nin göçmen kaçakçılığına sebebiyet vermesi ile ilgili açılan soruşturma sürüyor ama;
İşin ardından öyle pis kokular geliyor ki, inanılır gibi değil.
Resmen organize bir iş bu 'yurt dışına gri pasaportla 63 kişiyi götürmek'.
Belediye Başkanı Hüseyin Kıyma'nın bir değil, gidenlerin dönmemesine rağmen üç kez düzenlediği bu organize işlerin ardından çıkan isimler de tanıdık.
Samsun kamuoyu da iyi tanıyor.
Samsun Milletvekili aday adayı olan, daha sonra bir ara külliyede de görev yapan kadın siyasetçi R.U.
Şirket eşininmiş.
Ama bakın görün ki o da mağdurmuş.
İddiasına göre.
Çünkü o da eşinin yaptığını söylüyor ve 'boşanamıyorum, ben değil o yaptı, mağdurum' diyor.
Yani şuraya bakın.
Samsun'un Yakakent İlçe Belediye Başkanı AK Partili.
Samsun'dan milletvekili aday adayı olan R.U. AK Partili.
Üstelik bir süre öncesine kadar Külliyede de görev yapmış.
R.U.'nun beyanına göre, onun eşi yapmış bu işleri, projeyi de o sunmuş.
Ama R.U. bir türlü eşinden boşanamıyormuş, mağdur olmuşmuş.,
Bizim arkadaşlar kendisini aradılar, aynen söyledikleri bunlar.
Yani kaç belediyede bu işi yaptılar bilmiyorum ama görünen o ki R.U.'da bu konuda polise ifade de vermiş.
Sanırım anlattıklarına göre ifadesinde de mağduriyetini anlatmış.
İyide neden bu zamana kadar açıklamadı, 'Ben de mağdur oldum eşim bu işleri yapıyor' diye.
Baksanıza 'Skandal patlayınca, Yakakent Belediye Başkanı da mağdur olduğunu söylüyor.
Ne güzel değil mi?.
Bunların saflıklarından birileri yararlanıyor nasıl oluyorsa.
Ne hikmetse sonuçta 'kandırılmış oluyorlar'.
Oh ne ala.
Hem makamlarda otur;
Hem birlikte oturup projeler altına imzalar atın.
Bunu 3 kez tekrarlayın.
Sonra da mağdur edebiyatı yapın.
Yani mağdurum diyenlere bakın.
Biri bir ilçeyi yönetiyor.
Diğeri de ülkeyi yönetmek, vatandaşların sorunlarına çözüm aramak, milletin huzur ve güveni için yasa yapmak için milletvekilliğine soyunmuş.
İyi de, sade vatandaş bile yutmaz bu işleri.
Bırakın yutmayı, en azından, gider devletin kolluk güçlerini bu işler olmadan uyarır.
Proje aşamasında yapamıyorsa, geri dönmeyenleri görünce, derhal harekete geçer.
Hiç biri yapılmamış, skandal ortaya çıkınca da 'mağdurum edebiyatı'.
Yerse tabi ki.
Bakın bu işin mağduru, bu işe karışanlar değil.
Bu skandalın mağduru göçmen kaçakçılığına sebebiyet verme nedeniyle Türkiye oldu.
Ayrıca, gerçekten görevli olarak gideceklere getirilen sıkı denetimlerden etkilenenler oldu.
Hatta Almanya, Türkiye için gri pasaporta vize koydu.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı da 81 il valiliklerini uyardı.
O suiistimaller, göçmen kaçakçılığına dönen görevlendirmelerin mağdurları 'dürüstçe işini yapmaya kalkanlar oldu'.
Ahbap - çavuş ilişkisiyle masa başında bitirilen işlerin sonuçları bunlar.
Mağdurluk ise hikayeden ibaret.
Turları düzenlerken, gidenler gelmese de tekrarla,
Sonra da mağdurum de öyle mi?.
Bir de neden hiç şaşırmıyoruz onu anlamıyorum.
Böyle bir skandalın arkasından tanıdık isimler çıkacağı ihtimalini, tahmin edip, yanılmamak neden?.
Kaç kez yazdım, bakalım bu organize işin arkasından daha neler çıkacak, diye.
Bakın kim çıktı.
Boşanmaya çalıştığım eşim dese de, sonuçta tanıdık ismin çıkması 'ne kadar tesadüf'.
Bir kez de yanılmak isterim.
Ama biz bu senaryoları çok gördük.
Kaldı ki Yakakent Belediye Başkanı Hüseyin Kıyma, bizler öğrenene kadar da, hep bir projeden söz etti ama o projeyi öneren şirketin milletvekili aday adayının eşi olduğunu söylemedi.
Samanlıkta iğne arar gibi ilerlesek de;
Bakın görün bu işin altından daha 'çok şey çıkar'.
Şu an için organizenin ikinci ayağı çıktı.
Saç ayağının üçüncü kısmını da 'merak etmeye başladım'.
Yakındır o da çıkar.
YAKAKENT GRİ PASAPORT SKANDALININ MAĞDURLARI
Hizmet pasaportuyla göçmen kaçakçılığına sebebiyet verdikleri için Yakakent Belediye Başkanı Hüseyin Kıyma ve yardımcısı hakkında soruşturma sürüyor. Ancak, projeyi sunan şirketin sahibi de tanıdık çıktı. Milletvekili aday adayı R.U'nun eşi.
.jpg)
AK Parti Samsun Milletvekili aday adayı R.U
(1).jpg)
Yakakent Belediye Başkanı Hüseyin Kıyma