İnsan cüzdanındaki paraya bakıp bazen "Nereye harcadım ya da kaç lira vardı acaba', ya diye kendi kendine sorar.
Bu gayet normaldir.
Çünkü para yani akçeli işler, "Hesap gerektirir".
Hesabını bilmeyen, hesapsızca borçlanan ya da harcayan, ay sonunu zor getirir.
Çoğu memurun işçinin, banka kredilerinin, kredi kartlarının patlaması bu nedenledir..
Hele ki, 20 yıllık meslek hayatı memurlukla geçmiş, bir döneminde müthiş yükselişler yaşasa da 'Bir daire başkanının alacağı maaş belli, geliri belli, harcaması ortada olmalı.'..
Her 'normal' memur gibi o da ay başı geldiğinde, eline defteri kalemi alıp, 'Şu kadar şuraya, şu kadar çocuğun okul masrafına, şunlar taksitlere diyor olmalıdır.
Hayatın olağan akışında durum böyle.
Ama AK Parti'li Samsun Büyükşehir Belediyesi'nde rüşvetten tutuklanan daire başkanının 'ay sonu hesaplarının böyle olmadığı', evinde ve belediyedeki makam odasında çıkan milyonlarca lira, döviz, ziynet eşları, yani çil çil altınlar ve hesap cüzdanlarıyla ortaya çıktı.
Bir bakıma onun işi çok daha zor.
Normal bir üst düzey memur 'cüzdanındaki paranın hesabını kuruş kuruş yaparken, ay sonunu zor getirirken, 'Ona birileri yürü ya kulum demiş olmalı ki'; onun hesabı oldukça kabarık çıktı.
Şimdi gelinen noktada, soru çok yanıt yok elbette ama 'düşünmek, fikir üretmek o kadar zor değil'.
Milyonlarca liralık mal varlığının nereden geldiğiyle ilgili 'Cumhuriyet Savcılığı elbette araştırmasını yapıyordur da';
Benim asıl takıldığım konu, bu daire başkanı 'paranın o mal varlığını hesabını nerede nasıl tuttu'.
Öyle ya, üç beş bin lira değil.
Maaşının yüzlerce katı bir mal varlığından bahsediyoruz.
Maaştan birikecek gibi de gözükmüyor.
Terme'de belediye işçilerinin bağışlarından alındığı öne sürülen bir zimmet iddiası var ki, o para da total de 180 bin lira deniliyor.
Ama rüşvet operasyonu sonrası ortaya çıkan mal varlığı 'o paranın da kat ve kat fazlası'..
Hatta bazen daha fazlasından da söz ediliyor.
İşte tam bunların hesabını nasıl tuttu, kimlerden almış olabilir, nasıl bu kadar para bir araya gelmiştir diye kafa yorarken, geçtiğimiz gün 'bir bilgi notu geldi'.
Masasının üzerinde hemen sol tarafında duran bir laptop işaret ediliyordu 'fotoğrafta'..
B.K.'yı yakından tanıyanlar o laptopu merak ediyor.
Neden mi?..
Çünkü işe giderken gelirken hep yanında olan bir laptop.
Evden işe, işten eve.
Seyahatlerinde da yanından ayırmazmış.
Yani tam bir kara kutu gibi.
Fotoğrafı gönderen 'içime ateşi de düşürdü'.
O laptopta 'her şeyin olabileceğini söyledi'.
Peki laptop nerede.
Operasyonun düğmesine basan Cumhuriyet Savcılığı soruşturmanın selameti açısından gizlilik kararı aldığı için 'el konuldu mu, konulmadı mı bilinmiyor'.
Ama bir kamu yararı olur, belki gözden kaçmıştır diye konuyu gündeme getirenler ve o laptopu bilenler 'o laptopa yani kara kutuya dikkat çekiyor'.
Yani aylardan beri aradığımız soruların yanıtı da çıkabilir o laptoptan.
Olasıdır hiç bir şey de çıkmayabilir.
Ama ya çıkarsa;
Mesela B.K.'nın bu konuyu münferit yaptığıyla ilgili bilgilere ulaşılabilir.
Paraların nereden geldiğiyle ilgili dokümana da rastlanabilir.
Hatta paraların 'kimlere ait olduğuyla ilgili iddialara da yanıt olabilir'..
Niyet okumaya gerek yok.
En doğrusu o masanın üzerindeki laptopta neler var, laptop eldeyse incelenmesi.
Zaten polisin elindeyse, ne var ne yok masaya yatırılıyordur bundan eminim.
Eğer bir şeyler ele geçirilirse, ya da kara kutu benzeri dokümanlar varsa, en küçük ip ucu değerlendirilecektir.
Bundan eminim.
Ve şahsi fikrim, o laptopta 'yok yoktur'..
40 yaşında, devlet memurluğuyla bu kadar dudak uçuklatan servet, ne birikimle olur, ne de adama tek başına yedirirler.
Bir çapanoğlu varsa;
Çıkacaktır ortaya.
Kaldı ki; dün aldığım bir bilgi var ki o da enteresan..
*Tutuklu daire başkanının görevdeyken harcama, yani ödeme yetkisinin 100 bin liraya kadar olduğu, bunun üstündeki rakamın üst makamlara bildirildiği.
*Ayrıca her gün mali işler biriminin saat 16.00-17.00 gibi kasanın durumunun Genel Sekretere de bildirildiği.
Yani o kadar servet, günlük denetim olduğuna göre 18 ayda 'tırtıklamayla olacak gibi değil'..
O nedenle o laptop önemli.
Sanıldığı gibi 'kara kutu' olma ihtimali yüksek.
Umarım Savcılık el koymuştur.

Yanından ayırmadığı laptop kara kutu olabilir
Tutuklu olan B. K.’nın makam masasının üzerinden ve yanından ayırmadığı laptop nerede merak konusu oldu. O laptopun sırlar deposu olduğu tahmin ediliyor.

MUSTAFA DEMİR DAİRE BAŞKANI YAPMIŞTI