Dünkü yazımda, MHP'nin kapalı kapılar ardında asıl talebinin 'içme suyunda TÜFE zammının kalkmasını istediği' ancak Büyükşehir Belediyesi ile SASKİ'nin kabul etmemesi üzerine 'en azından indirim teklif ettiğini' yazmıştım.
Bu sözüm aynen doğrudur ve bir 'iddia değildir'.
Yani MHP, bu suya yapılan zam nedeniyle 'vicdanen çok rahatsızdır'.
Ancak Cumhur İttifakı kapsamında 'Kırmak dökmek yerine, çözüm yolu aramak için çaba sarf ediyor'.
Siyasetin bu kadar 'gruplaştığı ve yanlışlara bile ortak olunduğu dönemde', MHP'nin kapalı kapılar ardında da olsa, 'Girişim yapması, rahatsızlığını dile getirmesi' önemlidir.
Dün MHP Grup Başkanvekili Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Cemalettin Kola aradı konuyla ilgili.
Kola, iyi bir hesap adamıdır ve 'etkili bir siyasidir'.
Vatandaşın aleyhinde olabilecek şeylere en iyi şekilde karşı çıkmasını ve savunmasını da bilir, 'siyasi üslubu da'.
AK parti ile MHP'nin Cumhur ittifakı kapsamında ortak hareket etmesi nedeniyle 'şu an için bu acımasız su zammı olayını siyasi üslupla çözmeye çalıştığından da' eminim.
Kola, suda 2 kuruşluk bir indirim yapılmadığını ve yüzde 5 indirim yapıldığını söyledi önce.
Neye göre diye sorduğumda; Ocak ayındaki tarifenin 4.26'ya yükselmesi ihtimalini SASKİ'nin ortaya koyduğu fiyat tarifesi cetveline göre olduğunu söyledi.
Çok anlamadım, 'gelecek zam üzerinden indirimden hiç anlamadığımı' söyledim.
Kola'ya göre olay şu; Kendi yorumumla sizlerle de paylaşmak isterim.
Büyükşehir ve SASKİ'nin kurduğu fatura düzeninde 'TÜFE diye bir faturalara saldıran zam canavarı var'.
Bu canavar hiç durmuyor ve sürekli yukarı fiyat uygulaması ile 'zamma doymuyor'.
Fatura Ocak'ta 4.26 sonraki aylarda, 4.70, 4.80 derken 5 olacak ve daha da artacak.
Yani bu zamların ucu bucağı, dur noktası yok.
Yani Kasım ve Mayıs ayında toplanan SASKİ, Genel Kurula tahmini bütçesini gösterirken, vatandaşa, 'nasıl yüksek fatura çıkaracaklarını' da ortaya koydu.
Suda yangın çıkaracaklar resmen.
İşte bunu gören MHP grubu. Bu kabul edilemez diye diretmiş.
Ve indirim istemişler.
O indirim de daha gelmemiş Ocak ve sonraki aylarda tahmini yükseleceği söylenen su rakamları üzerinden yapılmış.
Yani bir başka deyişle, bu zam nasıl olsa durmayacak, en azından 4.05'de sabitleyelim diye teklif etmiş MHP grubu.
MHP Grup Başkanvekili Cemalettin Kola'yı anlıyorum aslında.
MHP teşkilatını da.
Bir yanda 'şişkin ve acı veren su faturaları', bir tarafta Cumhur İttifakı.
Ses çıkarmaları, fahiş faturalara karşı çıkmaları mümkün değil.
Siyasi üslupla 'şu an için 4.05'e sabitleyelim', sonrasına bakarız demiş olmalılar.
Yani bir bakıma AK Partili Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir ile SASKİ Genel Müdürü Fatih Yıldız'a 'az fren yapın' demişler bir başka bakış açısıyla..
Yoksa Demir ve Yıldız'ın dur durak bileceği yok gibi gözüküyor.
Baksanıza 'TÜFE canavarıyla vatandaşa kestikleri su faturaları Ocak ayında 4.26'ya dayanmış'.
Peki beklenti ne?..
Bana göre, sokaktaki her vatandaşın, MHP'linin, CHP'linin, İYİ Partilinin veya başka siyasi partililerin ve hatta AK Parti'ye oy veren vatandaşların bile tek beklentisi var, "su faturalarında TÜFE canavarı durdurulsun".
MHP'li Kola'ya sordum.
Sizin Mayıs ayındaki toplantıdaki beklentiniz ne diye;
O da aynısını söyledi.
"Evet TÜFE zammı olmamalı" dedi.
MHP Meclis üyesi Cemalettin Kola, bu hassasiyetini anlatırken, MHP İl Başkanı Abdullah Karabıçak'la elbette istişare yapmıştır.
Karabıçak'ın da Samsun'daki içme suyu fiyatlarından hoşnut olmadığını 'MHP'nin yönetimindeki arkadaşlardan biliyorum'.
Yani şimdi anlayamadığım merak ettiğim şu..
AK Parti İl Başkanı Ersan Aksu acaba, partisinin geleceği açısından Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir veya SASKİ Genel Müdürü Fatih Yıldız'la hiç istişare etmiyor mu?..
AK Parti'li Büyükşehir'in 'gönül belediyeciliğini hiç sorgulamıyor mu'?..
Ya da İl Başkanı Ersan Aksu, AK Parti Genel Başkanı Erdoğan'ın yereldeki temsilcisi sıfatıyla 'ne iş yapar, bu işini yaparken vatandaşa gelen zamlı faturaları hiç dikkatine almaz mı' çok anladığımı söyleyemem..
Büyükşehir Meclisi'nde AK Parti Grubu'nun 'başkanı' olması sıfatıyla meclis üyeleriyle 'su konusunu' istişare yaptı mı onu da inanın bilmiyorum.
Bir yerde sorun ama nerede?..
İşte Samsun'da bütün mesele bu..
'Kaptan koltuğu' önemli..
Ama kaptan çok daha önemli.