Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir, 'Samsun'da yaşanan ve kaosa dönen su açıklamalarıyla' ilgili gösterdiği 'kriz yönetimi' oldukça eksik kaldı.
Sonuçta;
O eksik ve 'bana göre hiç yönetilemeyen su krizi'
*TBMM'ye kadar uzandı.
*Oradan tüm Türkiye'ye seslendirildi.
*Hatta Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'ya soru önergesi olarak CHP'li Samsun milletvekilleri tarafından soruldu.
Yani 'direk olarak sorumlu olmadığı ve başına 'burayı sen yönet diye İstanbul'dan getirdiği bir Genel Müdürü olmasına rağmen, Başkan Demir, çok zor durumda kaldı.
Bana göre en sıkıntılı süreci de, SASKİ, hatalı analizleriyle yaşattı kendisine.
Çünkü "Suda tehlike yok' diye açıklama yaptığı gün, İl Sağlık Müdürlüğü'nün 'Suda alüminyum hafif yüksek ve bunu SASKİ'ye bildirdik, uyardık' açıklaması, tam bir 'şoktu' bana göre.
Ve şahsi görüşüm 'o analiz değerlerinden tam haberdar da edilmemişti'..
O nedenle Başkan Mustafa Demir;
İl Sağlık Müdürlüğü 'niye bu açıklamayı yaptı' diye kafasında sorgulamadan daha çok, SASKİ'nin Genel Müdürü'ne dönüp, 'Bu alüminyum yüksekliği uyarılarını bana niye iletmediniz' diye sormalı?.
Sormuştur diye tahmin ediyorum.
Çünkü akıl var mantık var.
Böyle bir konudan haberdar olsa, 'gün gelir birileri tüm yılın analizlerini ister' diye düşünür, daha temkinli açıklama yapar.
Peki şu andan itibaren ne yapmalı.
Bence, "SASKİ'nin genel müdürünü de yanına alıp bir basın toplantısı yapmalı.
Şubat ayı verilerini 'açık açık' anlatmalı.
Suyun kaliteli hale getirilmesi için açılan ihaleleri, yapılan çalışmaları anlatmalı.
Dürüstçe, şehr-i emin edasıyla.
Bir şey gizlemeden, tüm detaylarıyla. Bilimsel görüşleri de 'dikkate alarak'.
Halen sosyal medyada güncel bulanık suların 'lokal mi, genel mi olduğunu' tespit etmeli.
Bunları da paylaşmalı.
Suyun rengi, kokusu ve içeriği açısından sorun olan yerlere yoğunlaşmalı.
Büyükşehir ve SASKİ'nin tüm araçları seferber olmalı.
Vatandaş kendisi için çaba sarf edildiğini görürse, zaman da tanır, sorunları tolere de eder.
O zaman bilgi kirliği de oluşmaz. İlk ağızdan 'suyumuzun durumu nedir' halk öğrenmiş olur.
Yoksa, 'Gerçekten vatandaşın kafası karışık'..
Herkes suyu konuşuyor.
Günde 50'ye yakın 'evlerdeki musluklardan akan suların fotoğrafı, benim mailime ve whatsapp'ıma geliyor.
Haliyle insan ürküyor.
Şikayetlere kulakları tıkayarak, su temiz diye iddia edip, sonra da farklı analiz raporlarıyla 'insanların kafasında soru işaret oluşturmanın' kimseye faydası yok.
Her şey 2019 sonuna kadar suyumuzun olduğu gibi 'net ve berrak olmalı'.
Bir önerim de SASKİ yönetimi için.
Bırakın su krizini, karşılıklı açıklamalarla yaşanan kaosu yönetmeyi, 'suyun kokusunu, rengini, içilebilir olup olmadığını' bile yönetmekte sıkıntı çekiyorlar.
Kaldı ki; 'su ile ilgili SASKİ dışındaki su analizi verilerini gerçek dışı diyerek yargı yolunu açmaya çalışması', büyük bir hatadır.
İl Sağlık Müdürlüğü'nün SASKİ'yi uyardık' açıklamasıyla 'zaten aut olan o çıkış', SAMÇEP Sözcüsü Mehmet Özdağ'ın 'Mahkemede tüm yılın analizlerini isteriz' sözleriyle 'içinden çıkılmaz bir hal de alabilir.
Bilmem anlatabildim mi?..
O nedenle, Başkan Mustafa Demir, "kaos içinde kaos ya da bilgi kirliliği içinde süreci takip etmek yerine", halkıyla yüzleşmeli ve doğruları 'tek ağızdan açıklamalıdır'.
Bu yaşananlar bürokratlara bırakılmayacak kadar ciddi ve önemli bir konudur.
Bu 'kaosun' neresinden dönülürse kardır bu kent için.

SAMÇEP Sözcüsü Özdağ, "Yargıya taşısınlar. Tüm yılın analizlerini isteriz" dedi.

Başkan Mustafa Demir, "Bu su krizini çözmeli'..