Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir'in söyledikleriyle, yaptıkları birbirine tutmuyor anlaşılan..
Ben bunu anlamaya başladım.
Yani 'hem halk günü yapacaksın, hem ranvdevu olmadan çat kapı gel diyeceksin, hem de su zammı için görüşeceğiz diyenlere, randevu vermeyeceksin..
Hatta bıraktık randevu vermeyi;
Önceki gün gibi bariyerle koca belediyenin bahçesini ördüreceksin, siyah gözlüklü korumaları da önüne dikip;
Vatandaşını belediyeye sokmayacaksın..
Dün olduğu gibi, halk gelsin diyeceksin, ama sendikalı emekliler gelmek isteyince, makamına almayacaksın..
Sen o zaman hangi halktan bahsediyorsun Başkan Demir.
Senin sınıflandırman nedir?..
Kimdir sana göre 'halk olan', kimdir halk olmayan.
Sana göre halk olan, sen ne istersen, ne yaparsan, sana ses çıkarmayan mıdır?..
Sana göre tepki gösteren, 'Su zammı geri çekilsin, çok fazla' diyen halk değil midir..
Mutlaka biat mı etmelidir..
Ne dersen, ne yaparsan 'başım üstüne' evet mi demelidir?
Sana göre halk, dizini kırıp karşında oturan, masumane sıradan istekleri olan mıdır?..
Şimdi görülen o ki, 5 yıl boyunca vatandaşın istemediği bir uygulama yaptığında Başkan Mustafa Demir 'yaptıklarını eleştiren halkı umursamayacak.
Hatta onları halktan bile kabul etmeyecek.
Hani bu iş gönül işiydi diye soracağım da..
Soramıyorum..
Çünkü basını da 'belediyeye sokmamaya başladılar'..
Dün Genel Sekreter ile Emekliler görüşürken aynen uygulandı bu sansür..
Yani sonuç olarak, "Başkan Demir'e göre olan halk ve basının da kriterleri var.
Susan, konuşmayan, yazmayan, Samsun'daki su zammı eylemlerini görmeyenler de ona 'gazetecilik' yapıyor.
Bana göre dün gördüm ki;
O yapılan Halk günü, göstermelik bir görüntüydü.
Sorunu olan, söyleyecekleri olan halk ise dışardaydı.
Onlar derdini, Başkan Demir'e değil, Genel Sekreter İlhan Bayram'a anlattılar..
Randevusuz gelebilirsiniz diye, açıklamalar yapan Demir'e ise ulaşamadılar..
Dikkat ediyor musunuz, Samsun nasıl gerildi...
Hem de BBB Mustafa Demir'in henüz 2. ayında..