Paylaş

Ne ihaleler gördük. 'Ama göremeyenler var'..

Ekleme: 30.07.2018 04:55 Güncelleme: 30.05.2026 22:53

Son zamanlarda Samsun'da Öğretmenevlerinin 'fahiş fiyattan öğrenciye yemek verme işine' girmesini yazınca, 'her sektörden bizim ihaleler' diye ses gelmeye  başladı. Samsun'daki yemek şirketlerinin...

Son zamanlarda Samsun'da Öğretmenevlerinin 'fahiş fiyattan öğrenciye yemek verme işine' girmesini yazınca, 'her sektörden bizim ihaleler' diye ses gelmeye  başladı.

Samsun'daki yemek şirketlerinin kapısına kilit vurmasına yol açacak olan 'Öğretmenevlerinin' ihalesiz yemek işini alması konusu 'yargıya taşınacak gibi'.

Çünkü 'yasal dayanak oluşturan yargı kararına son  noktayı koyan mahkemenin' Tetkik Hakimi ile konuyu yargıya taşıyan dönemin Devrek İlçe Milli Eğitim Müdürü'nün FETÖ/PDY bağlantıları çıkmıştı. 

Her ikisi de 'görevden ihraç edildiler'. Hapse girdiler.

O konuya devam edeceğiz, şimdilik yasal 'yollar' konusunda yemek şirketleri, Milli Eğitim Bakanlığı düzeyinde çalışma yapıyor. 

Ancak dediğim gibi bir dokun bin ah işit durumu var. 

İş yoğunluğundan bir kaç gündür elimde olan 'CİMER'e gönderilen bir şikayeti gündeme getirmek istiyorum. 

Bu da yine 'İhale işi'

HAŞERE İLAÇLAMA  

İddiaya göre yine birileri 'tereyağından kıl çeker gibi işlerini götürüyor'. 

Yağlı ihaleleri alıyorlar, yerel şirketler 'yine zor durumda' ve ihale alamıyorlar. 

Çünkü ahbap çavuş ilişkisi her yerde var. 

Konu şu; Devlet kurumları da haşere ilaçlaması yaptırıyor. Ve bunu ihaleye çıkarak hizmet alımı yaparak uyguluyor. 

Yerel ilaçlama şirketleri, 'belge oyunu' nedeniyle 'kamu ihalesine giremiyor'. 

Çünkü Türkiye'de sadece Samsun ve Sinop'ta devlet kurumları ihale şartnamesine  'sağlık bakanlığından onaylıdır' belgesinin aslını ya da noter onaylısını istiyor.

İlaç üreten şirketler 'Bu belgeleri yerel şirketlere vermiyor'.

Zaten sağlık bakanlığından onaylı ilaç olmasına kullanılmasına rağmen 'Devlet kurumları bu belgeyi isteyince' yerel şirketler ihaleye giremiyor. 

O ilacı satan şirket kendi ya da temsilcisini sokuyor. 

Yani pasta 'tavanda bölüşülüyor'.. 

Tereyağından kıl çeker gibi iş bitiyor. 

Peki sonuçta ne oluyor. 

Alan razı, veren razı. İddiaya göre  devletin parası 'normalinden iki kat fazlasıyla' gidiyor büyük şirketlere.

İş aynı iş ama parası iki kat. 

Peki ne oldu bu konu. Samsun'da ilaç şirketi olan bir kadın Ziraat Mühendisi konuyu Sağlık Bakanlığı'na ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'a taşıdı. 

Ne çıkar bilmiyorum. 

Ama devletin cebinden fazla para çıktığı iddiası önemli. 

İhale böcekleri yine iş başındaysa 'el atmak gerekiyor'. 

Kaldı ki; Bu iddiayı ortaya atan ilaçlama şirketi sahibi çok önemli bir şey söylüyor.. 

Türkiye'de sadece Sinop ve Samsun'da o uygulama var. 

Sizce de ilginç değil mi?..

Antalya, Denizli, Van, Trabzon'daki böcek ile Samsun ve Sinop'taki böcek arasındaki fark nedir ki?..

Böcekleri belge mi 'temizliyor'..

İlaç üreten şirkette aynı ilacı kullanıyor, ürün sattığı yerel şirketler de.

Niye O belge, niye Samsun ve Sinop?..

Yanıtı önemli. Altından 'Yağlı  alış veriş çıkma olasılığını çok fazla görüyorum'..

Samsun ve Sinop'tan başka ilde uygulanmaması başlı başına 
'garip'..

Şimdi bizim böcekler farklı derlerse 'Hiç şaşırmam'. Bizim ihale böceklerimiz gerçekten farklıdır, 'çok gördük'..

Daha iyi anlaşımsı için küçük bir anımı anlatacağım..

90'lı yıllarda Prof.Dr. Naci Gürses'in rektör olduğu dönemde TIP Fakültesi'ne gazlı bez ihalesi yapılmıştı. 

300 bin metreydi, yanlış anlamıyorsam. Bir de 16 tel (Santimetre karesindeki ilmek miktarı) olması koşulu vardı. 

Rektör beyle sohbet ederken, bir ihbar aldığımı ve 'gazlı  bezin metresinde ve ilmek sayısında bir eksiklik olabileceğini' söyledim.

Olmaz ama 'bakalım' dedi. 

Satın alma, depo görevlisi derken, herkese sorulmuş. Tamam eksik yok demişler. 

Ben ısrar ettim. 

Rektör Gürses hassas bir kişiydi. Sonrasında, dekan, başhekim girdi devreye. İnceleme başlatıldı. 

Dediğim doğru çıktı, sonra teslim edilecekti gibi garip açıklamalar yapıldı ama Rektör ihaleyi iptal etti. 

İnceleme ve soruşturmalar da birbirini izledi.

Yani inceleyin diyorum..

Çıkar altından bir çapanoğlu..

Çıkmazsa, 'içimiz rahat eder', çıkarsa, "Devletin vatandaşın parasının çar çur edilmemesine vesile olmuş oluruz'..

Zor mu?..

(Not: Bu arada Naci Gürses hocamı anmış oldum. Allah sağlık versin. Değerli bir akademisyen ve yöneticiydi)

Yorum Yap

* Güvenlik gereği ip adresiniz saklanmaktadır. 3. şahıslara kesinlikle paylaşılmamaktadır.