15 Temmuz gecesi 'Dünyada emsali görülmemiş bir direniş destanıdır' demek yeter mi acaba.
249 vatan evladının kurşunların üzerine yürüyerek, tankların altına yatarak şehit olması, o gecenin 'karanlığını anlatmaya yeter mi' ki..
Peki 2 bin 500'ü aşkın cesur yüreğin gazi olması 'hainlerin emellerini anlatmak için, gözlerinin nasıl karardığını izah edebilmek için yeter mi?..
Ya onbinlerce kişinin 'demokrasi adına meydanlara çıkması, bir ay boyunca evine gitmeden meydanlarda yatması' vatan sevgisinin nasıl bir anlatı mıdır?.
F16 ve helikopterle vatandaşını, kendi silahıyla vuran hainlerin, bombalı saldırılarıyla 'ülkeyi kana bulamasını' dünya izlerken, bu milletin yazdığı destanı anlatmaya sözler yeterli midir?..
Yetmez, yetersiz kalır..
Hain planın görülen yüzüydü aslında o.
Devlet vatandaş ele ele vermeseydi, o direniş yaşanmasaydı, hain FETÖ'cüler, asker kılığına girmiş teröristler 'binlerce insanı daha ellerindeki listelerle' yok edeceklerdi.
Demokrasi askıya alınıp, devleti ele geçireceklerdi...
O gece yaşananlar karanlık bir geleceğin, 'kanlı adımlarının' işaretiydi.
249 şehit, 2 bin 500'ün üzerinde gazi, demokrasi için sokaklara dökülen onbinlerce insan 'o gece bir tarih yazdı'..
Rahmet ve minnetle andığımız 15 Temmuz ve tüm şehitlerimize çok şey borçluyuz..
Üzerinden bir yıl geçen o karanlık 15 Temmuz darbe girişimi sonrası 169 bin 13 kişi hakkında işlem yapılıp, 50 bin 510 kişi tutuklanırken, bugün gelinen noktada şunu söyleyebiliriz.
FFETÖ'cülerle, görünenleri ve görünmeden işini yürüten 'kendini gizleyen' uzantıları ve türevleriyle;
Halen tehlike geçmiş değildir.
Pensilvanya müdavimleri, bylock kullanıcıları, sözde imamlarla, ihale işi yürüttükleri işadamlarıyla yakın zamana kadar 'aralarından su sızmayan' bu gizli FETÖ'cüler ortaya çıkarılmadıkça, 'Bu millet demokrasi nöbetini bırakmamalıdır'.
Kalbinde, ruhunda ve kafasında 15 Temmuz'u unutmayarak, gizli FETÖ'cüleri göz hasbinde tutmalıdır.
'Unutmayalım ki, 15 Temmuz öncesi ilişkisini kesmemek için uğraşan ve sonrasında sağı, solu, arkası önü hatta koruması FETÖ'cü çıkan 'makam sahipleri' halen yetkili etkili durumdadır.
Ve sonuç olarak, siyasette FETÖ ve örgüt ile ilişkili olanlar temizlenmedikçe de, "Tehlike geçmiş diyemeyiz'..
İşte o nedenle 15 Temmuz'da meydanlarda olmalıyız...
Gizli FETÖ'cüler de orada olacak biliyoruz ama 'onlara inat gözlerinin içine bakarak' yine de 'nöbete devam'.
Ta ki, maskeleri düşene kadar...
Meydanı onlara bırakmamak için bayrağını kap meydana gel..
(Not: Bugünün önemine vurgu yapmak adına, Samsun'daki tüm yerel gazeteler ortak manşet haberle çıkmıştır. Çünkü FETÖ ve tüm hain örgütlere karşı'Türkiye, Samsun tek yürek olmak zorundadır)