Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) 2025 yılı emeklilik raporu, yaşlanan nüfusun emeklilik sistemleri üzerindeki baskısını gözler önüne serdi. Raporda, Türkiye’nin 2050’de yaşlı nüfus oranında OECD ortalamasını aşacağı belirtilerek, emeklilik sisteminin sürdürülebilirliği için önemli bir çözüm önerisi sunuldu: Emeklilerin aylıkları kesilmeden çalışmasının teşvik edilmesi.
Rapora göre, OECD genelinde 65 yaş üzeri nüfusun 20-64 yaş aralığındaki nüfusa oranı 2000'de yüzde 22 iken, 2050'de yüzde 52'ye ulaşması bekleniyor. Türkiye’nin de 2050 sonrası yaşlı nüfusu en hızlı artacak ülkeler arasında yer alacağı duyuruldu.
TÜRKİYE'DEKİ AYLIK KESİNTİSİ KISITLAMALARI
OECD raporunda Türkiye'deki emeklilik sonrası çalışma kısıtlamalarına dikkat çekildi. Mevcut düzenlemeye göre:
- 8 Eylül 1999’dan önce sigortalı olanlar, emekli aylıkları kesilmeden 4/a (işçi) ve 4/b (esnaf) statüsünde çalışabiliyor.
- 1 Ekim 2008 sonrasında ilk kez sigorta girişi olanların ise emekli olduktan sonra çalışmaya devam etmeleri durumunda emekli aylıkları kesiliyor.
- Türkiye, 55-64 yaş grubunun istihdamında sadece yüzde 38’lik oranla OECD’nin en dip sırasında yer alıyor.
ÇÖZÜM ÖNERİSİ: ÇİFTE MAAŞ TEŞVİKİ
OECD, düşen doğurganlık ve hızla yaşlanan nüfus nedeniyle emeklilik sistemlerinin finansal sürdürülebilirliğinin tehlikede olduğunu belirtiyor. Raporda sunulan çözüm, normal emeklilik yaşından sonra çalışmaya devam edenlerin emekli aylığı almasının önündeki engellerin kaldırılması olarak öne çıkıyor.
Raporda, emekli aylığının kesilmesinin yaşlanan toplumda daha uzun süre çalışmayı teşvik etme hedefiyle çeliştiği vurgulandı. Çalışan emeklilerin ülkeye daha yüksek üretim ve vergi geliri yoluyla katkı sağladığı belirtildi.
Rapor ayrıca, emekli aylığı bağlatmak için iş sözleşmesinin zorunlu olarak feshedilmesini eleştirerek, bu uygulamanın yaşlı çalışanları emeklilik öncesine kıyasla daha kötü çalışma koşullarına yönelttiğini ifade etti.
OECD’nin bulguları, demografik dönüşümün hızına ve emeklilik sonrası çalışma kısıtlamalarının yeniden düzenlenmesi gerekliliğine güçlü bir uyarı niteliği taşıyor.
Haber Merkezi