OMÜ'de gündem iklim krizi
Paylaş

OMÜ'de gündem iklim krizi

Ekleme: 11.11.2024 13:38 Güncelleme: 03.06.2026 16:55

Samsun Ondokuzmayıs Üniversitesi'nde Öğretim Üyesi Doç. Dr. Muhammet Bahadır'ın yürütücülüğünde düzenlenen 'İklim Değişikliği İzinde Türkiye Projesi'nde iklim krizi, alınacak önlemler ve ülkemizin en az şekilde etkilenebileceği senaryolar konuşuldu.

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Muhammet Bahadır'ın yürütücülüğünde "İklim Değişikliği İzinde Türkiye Projesi" hazırlandı.

Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu'nca (TÜBİTAK) desteklenen projede OMÜ, Gümüşhane Üniversitesi, Süleyman Demirel Üniversitesi ve Afyon Kocatepe Üniversitesinden 15 bilim insanı yer alıyor.

BİRÇOK BAŞLIKLA DEĞERLENDİRME

Akademisyenler, 12 üniversiteden 24 yüksek lisans ve doktora öğrencisini iklim değişikliğinin küresel boyutu ve Türkiye'ye etkileri, Türkiye'de kuraklık ve su sorunu, bitki örtüsü, sulak alanlar, tarımsal üretim, kıyılar, kültürel miras, drenaj ağı ve sosyal yaşama etkileri gibi konularda bilgilendiriyor.

EN AZ ŞEKİLDE ETKİLENMELİYİZ

Doç. Dr. Muhammet Bahadır, "Disiplinler arası ilişki kurarak iklimde olası değişimlerin Türkiye'yi gelecek 70 yılda, yani 2100 yılına kadar hangi süreçlere taşıyabileceği, nasıl etkileyeceğine dikkat çekiyoruz. İklim değişikliğinin ortaya çıkardığı sorunlar ve bunlara muhtemel çözüm önerileri nasıl getirilmelidir? Coğrafyacıya, toprak bilimcisine, çevre mühendisliğine düşen görev nedir, hatta tarihsel kayıtların ele alınıp gelecekte bu sorunları yaşamadan nasıl çözeriz gibi konularda farklı disiplinin ortak sonuca varmasını amaçlıyoruz. Küresel iklim değişikliğinden Türkiye'nin en az etkilenebileceği senaryoyu ortaya koymak istiyoruz" dedi. 

İKLİM HEP DEĞİŞTİ AMA...

Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Halil İbrahim Zeybek ise, "Dünyanın oluşumundan bugüne kadar dönemler boyunca iklim hep değişti ama bu değişiklikler, daha çok doğal faktörlerin etkisiyle oluyordu. Sanayi devriminden sonra fosil yakıtların aşırı kullanımı ve sera etkisi sebebiyle insan kaynaklı faktörlerin devreye girmesiyle oluşmuş değişikliğe 'Küresel iklim değişikliği' adını verdik. Bunun çok ciddi sonuçlarını görmeye başladık. Küresel anlamda 15-20 yıl önce dünyanın ortalama sıcaklığı 13,5 santigrat derece iken bugün 14,5-15 santigrat derece ortalamalardan bahsediyoruz" diye konuştu. 

SICAKLIK ARTIŞI VE KURAKLIK

Zeybek, şöyle devam etti: "Sıcaklık artışı, beraberinde kuraklık problemini getirdi. Aşırı hava olayları yaygınlaşmaya başladı. Ekstrem hava olayları dediğimiz olaylar artık sıklıkla cereyan ediyor. Aşırı yağışlar, taşkın, dolu yağışları, hortumlar artmaya başladı. Sıcaklık artışı küresel anlamda kar ve buzulların erimesine sebep oldu. Buzulların, kar kütlelerinin erimesi deniz seviyesinin yükselmesine sebep oldu. Deniz seviyesi, projeksiyonlara göre bu yüzyılın sonuna doğru yaklaşık 1 metre artmış olacak. Yine biyolojik birtakım sonuçları var. Ülkemiz de bu değişikliklerden nasibini alacak. Bizler bu krizin boyutlarını ve alınabilecek önlemleri hatırlatıyoruz." 

 

Anadolu Ajansı

Yorum Yap

* Güvenlik gereği ip adresiniz saklanmaktadır. 3. şahıslara kesinlikle paylaşılmamaktadır.