Samsun'un ilk devlet üniversitesi. 43 yıllık bir geçmişe sahip OMÜ, uzun yıllardır iyi yönetilmiyor aslında.
YÖK Başkanı çıkarmış bir üniversitenin 'yönetiminin geldiği' noktaya bakınca, 'hey gidi günler hey demek' geliyor insanın içinden.
Şimdi ki Rektör Sait Bilgiç'in 'haşmetli rektör yardımcısı' olduğu dönemin Rektörü olan Prof. Dr. Hüseyin Akan dönemi halen sorgulanıyor.
Hatta bildiğim kadarıyla eski Rektör Akan, yargılanıyor da.
15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra üniversitenin içinden onar onar 'FETÖ'cü öğretim üyeleri' gözaltına alınınca, onar onar ihraç edilmeleriyle gördük ki, kadroları kimlerle doldurmuşlar.
FETÖ'nün adeta yuvalandığı bir OMÜ çıkmış ortaya.
Yönetimden daha çok, 'yönetilen olmuşlar' belki de onlar bile farkına varamamışlar.
Sonrasında da 'ameliyattan' alınan öğretim üyeleri de gördük, üniversiteden polis merkezine götürülen de.
Neyse ki o dönem geride kaldı.
Ama OMÜ bir türlü gündemine, gerçek vizyon ve misyonuna dönemedi.
Akan'dan sonra görevi devralan eski yardımcısı Rektör Prof. Dr. Sait Bilgiç dönemi de 'yine farklı gündemleriyle kentin gündeminde'.
Samsun'a katkı veren, kent için proje üreten, kent ile entegre olmasıyla farkındalık yaratan OMÜ'den çok, 'basına sürekli eleştirilen durumlarıyla ilgili açıklama göndermek zorunda kalan' bir üniversite var karşımızda.
Rektör'ün kızının aynı üniversitede Yrd. Doç. olmasından tutun da, Rektörün programına katıldığı televizyoncuya kadro açma girişimlerine kadar.
Hatta 'Diş Fakültesi'nde logo değişiminden haberdar olmadığını söyleyen bir yönetimden söz ediyoruz'.
Allah'tan 'küçük bir kısım medya' olarak biz uyandırdıkta, 'o iş
sıkıntıya dönüşmeden' durduruldu.
Geçtiğimiz gün Ankara'daydım, OMÜ'den açıklama geldi, dedi arkadaşlar.
Yaklaşık üç sayfa açıklamayı okudum, okudum, okudum, 'Kapatılan Başarı Üniversitesi'nden aldığımız eşyaları geri vereceğiz' gibi tek bir söze rastlamadım.
Her türlü desteği vereceğiz filan var ama 'aldıklarımızı geri veririz yok'.
Nasıl destek verecek peki.
'İkinci devlet üniversitesine karşı olduğunu daha önce açık açık beyan eden' Rektör Bilgiç, öncelikle o üniversiteye ait olanları geri versin ki bu en önemli destek olacaktır.
Ama dediğim gibi tek yanıt yok bu konuda açıklamanın tamamında.
'Yani aldım vermem durumu'.
Şimdi OMÜ'nün geldiği duruma bakınca, geleceğinden açıkça endişe duyanlardanım.
Çünkü OMÜ gerçek misyonuyla gündeme gelemiyor.
Vizyon sıkıntısı yaşıyor.
Kentte neredeyse 'hiç bir noktada yok'.
Bir üniversite varlığı, akıl atölyesi, proje üreten özelliği yok.
İnanılır gibi değil ama bir eğitim ve öğretim kurumu olmasına rağmen, 'Özel sektör mantığı gibi, işçiyi işten çıkarmalarla filan gündeme geliyor'.
Girin googleye kaç üniversite 'benzer gündemlere' sahip bakın.
OMÜ'nün düzeyinde kaç üniversitede böyle konular var.
Gelinen sonuç iyi değil.
OMÜ'nün bir daha ki dönemi için 'şimdiden çalışmalar yapılmalı'.
Daha iyi bir yönetim OMÜ'yü gerçek kimliğine kavuşturacaktır.
Yazık oluyor, geçen yıllara..
Ne yazık ki, bana göre yıllardır 'OMÜ yerinde sayıyor'..
Bunu görebilmek 'bir kısım medya' yeter..