OMÜ Tıp Fakültesi'nde öyle bir olay yaşanıyor ki; akıllara durgunluk veren olan Sayıştay raporlarına bile girdi.
24 doktor hastaneye 'arada bir uğrayıp', özel hastanelerde istedikleri gibi çalışırken, OMÜ'den de maaşlarını 'tıkır tıkır' alıyorlar.
Her biri kendi adına şirket kurmuş ve 'hem kamu çalışanı, hem de patron'..
Hem devletten alıyor, hem de muayenehanesinde ya da özel hastanelerde, kesiyor, biçiyor, teşhis koyuyor, tedavi yapıyor.
Hastaları da tabi bildik yöntemlerle 'özel muayeneye de yönlendiriyordur' elbette.
Maaş aldığı hastanede ise 'geldikleri gün sayısı bir elin parmakları kadar bile değil.
Tıpkı bir dönem 'bankamatik çalışanları' diye isimlendirilen, olayı göz göre göre yapan OMÜ Tıp Fakültesi'ndeki 24 öğretim üyesi doktor, maaş artı "Dönerden de az da olsa faydalanıyor'..
Bu ortalama her ay 10- 12 bin lira kişi başı.
Yani asgari ücretli inim inim inlerken, bu 'yasal boşluk uyanığı doktorlar' her ay OMÜ'den yaklaşık 300 bin lirayı 'cebine indiriyor'..
Oh ne ala..
Peki OMÜ yönetimi ne yapıyor. Rektör Sait Bilgiç, bu olayı nasıl görüyor..
O daha da ilginç. Tek kelimeyle çaresiz.
Hukukçulara soruyorlarmış da, ne yapacaklarmış belirsizmiş de, yasal düzenlemeleri bekliyorlarmış da, falan filan..
Samsunhabercom internet sitesinin dün gündeme getirdiği Sayıştay raporlarıyla ilgili haberi ve rektörlüğün açıklamasını okuyan bazı öğretim üyeleri aradı..
'Biz keriz miyiz, değiliz elbette. Ama bu şekilde yapmak 'yasal boşluktan yararlanmak' etik değil. OMÜ yönetimi istese verir çıkışlarını. Çünkü sonuçta işe doğru dürüst gelmiyorlar. Bir kamu çalışanının mesai saati olmaz mı" dedi.
Yani aslına bakarsanız, akıl, sır ermeyecek bir durum.
OMÜ açıklamasında şöyle diyor;
“O öğretim Üyeleri, Anayasa Mahkemesine başvurarak Yasa'ya itiraz ettiler. Anayasa Mahkemesi 22.06.2016 tarihinde 2016/13 Esas Sayısı ve 2016/127 Karar Sayısı ile 2547 sayılı Yasa'ya ilave edilen Geçici 70'inci maddenin, Anayasaya aykırı olduğu gerekçesi ile iptal etti. İptal işlemi ile birlikte tekrar yirmi dört (24) Öğretim Üyemize ek ödeme öder hale geldik.”
Yani Rektör Sait Bilgiç, bir bakıma elimiz kolumuz bağlı diyor.
Sayıştay ise ' 24 öğretim üyesinin yasalara aykırı olarak özel muayenelerde çalıştığı tespit edildi" diyerek, yasal olmayan durumun tespitini anlatıyor.
Hepsi ayrı ayrı şirket olan öğretim üyeleri de 'Anayasa Mahkemesi'nin o kararıyla' vatandaşın vergilerinden oluşan paralardan 'maaşlarını' hak etmişçesine alıyorlar'.
100'ün üzerinde uzman doktor öğretim üyesinin olduğu fakültede siz düşünün artık; "Hepsi bu yasal boşluktan yararlanmak isterlerse ne olur"..
OMÜ'nün içi boşalır.. O 24’ler gibi olur, doktor bulamazsanız. Asistanlarla idare edersiniz. Belki şanslıysanız, arada bir ‘görürsünüz’ ama şirkete uğramadan ‘olmaz’.
Hastalar özel muayenehanelere ya da özele 'yönlendirilir'.. (Bu zaten oluyor da)
Kadroları OMÜ'de olan doktorların hepsi şirket olur.
Maşaları da OMÜ'den alırlar..
Özel hastanelerde, muayehanelerde 'ikinci, üçüncü maaşlar'..
Üstüne de performansı çok düşük olsa da 'biraz da döner oldu mu', işler 'kebap maşallah'..
Dışarda yangın var, OMÜ'nün şirket doktorlarında 'ikramiye gibi maaş'..
Hem de bu dönemde..
Hem de 'tasarruf tasarruf diye bağıran hükümete' rağmen..
Vatandaş, 'aldığı iki ekmeği bire çekmeye çalışırken', böyle bolluk nerede?..
Rektör Bilgiç; hiç bir şey yapamıyorsan, Sayıştay yolu göstermiş; yaz Maliye Bakanı’na, YÖK'e, Sağlık Bakanlığı'na, bildir durumu;
Bir de ben ekleyeyim CİMER'E de yaz.. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da gündemine getirin konuyu..
Bak nasıl çözülüyor bu iş..
Ortada 'şirketçi doktor' kalıyor mu?..
Ya şirket, ya devlet, herkes yapar tercihini..
Çareyi aradınız mı da 'çaresiz kaldık' diyorsunuz..
Başlatın mücadeleyi 'Türkiye'ye örnek olun, ülke genelinde uygulama birliğine öncülük yapın'..
Bunu yapın bari, yedirmeyin milletin parasını bu yoklukta..
Yazıktır, günahtır.

Rektör Sait Bilgiç'e Sayıştay yol gösterdi