Samsun'un batıda ki en uzak ilçesidir Yakakent.
Güzel bir sahil kasabası.
Yazları cıvıl cıvıl, kışları kendi halinde.
8 bin nüfusuyla suç oranı da bir o kadar düşük bir ilçedir.
Ama gelin görün ki; bakın neler neler oluyor küçücük ilçede.
Mevcut AK Partili Belediye Başkanı Hüseyin Kıyma da eski polis memurudur üstelik.
Peki ne oldu Yakakent'te de tüm Türkiye'nin gündemine geldi.
Geçtiğimiz Nisan ayında gri pasaport temin edilen 70 kişiden 68'i yurt dışına çıktı.
Giden 68 kişiden 63'ünün Türkiye'ye giriş yapmadığı ortaya çıktı.
Yani göçmen kaçakçılığı diye bir çok belediyede yaşanan İçişleri Bakanlığı müfettişlerinin sıkı takibe aldığı bir olay.
Peki nasıl oldu küçücük ilçede böyle bir.
Akıl sır, erdirilebilir mi bu işe?.
Bilmem ne köyünden Ali desen, Mehmet diye sorsan, herkes tanır birbirini.
Kim nedir, necidir bilmemek mümkün mü?.
Kim giderse dönmez, kim yurt dışına çıkarsa niye çıkar bilmez mi Belediye Başkanı ve yardımcısı.
Böyle bir gezinin amacı neydi öncelikle.
Niye gerek duymuşlar.
O gri pasaportlar alınırken, yurt dışına götürülecek kişiler kültür gezisi adı altında tercih edilirken neye göre seçildiler acaba.
Üstelik Belediye'nin Başkanı eski polis olacak da, kim niye yurt dışına gitmek istiyor gri pasaportla 'hiç mi araştırmaz insan'.
Neye göre seçildi o 63 kişi.
Kaldı ki ekibe dahil edilen kişilerin toplamı kaç kişi.
68 kişi.
Geri dönmeyen kaç kişi, 63 kişi.
Bakın görün geri dönenler de kamu görevlileridir büyük bir ihtimalle.
Şimdi soru çok.
Mesela;
*Yurt dışına çıkan 68 kişiden 48'inin Edirne Kapıkule Sınır Kapısı'ndan çıkmış.
*17'si İstanbul Havalimanı'ndan,
*2'si Sabiha Gökçen Havalimanı'nından,
*1'inin de Bodrum Milas Havalimanı'ndan.
Eee nasıl oluyor bu.
Bu bir kültür gezisiyse Yakakent'ten çıktıktan sonra ekip dağılmış adeta.
Pasaportu alan 'sınıra yürümüş'.
Hem de farklı sınır kapılarından.
Nereden bakarsanız bakın rezalet.
Yuh artık. Pes doğrusu.
Geri gelen 4 kişi kimmiş gerçekten merak ettim.
1 kişi de kaçamamış, sınır dışı edilmiş.
Bu nasıl bir çalışma, nasıl bir hizmet anlayışı acaba.
Hatta kimlere hizmet ediliyor, denilebilir.
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, böylesine göçmen kaçakçılığına sebebiyet veren Yakakent Belediye Başkanı Hüseyin Kıyma ve Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Yiğit hakkında soruşturma izni verdi haliyle.
Yakakent Belediyesi tarafından temin edilen gri pasaportla kaçan 63 kişiden de iz yok.
Nüfusu 8 bin olan ilçede 2020 yılının Mart ve Aralık ayları arasında yaşanan bu olay, neresinden bakarsanız bakın, skandaldır.
Başkan Hüseyin Kıyma'nın soruşturma evrakları elimize geçmese, bu konuyu da gündeme getirmeye hiç niyeti yokmuş o da ayrı bir konu.
Başkan Yardımcısı Hüseyin Yiğit'i görevden alması yetmez.
Acilen Yakakent Belediye Başkanı da soruşturmanın selameti açısından görevinden uzaklaştırılmalıdır.
8 bin nüfuslu bir ilçeden 68 kişilik heyet hazırlanıp, 63'ü geri dönmüyorsa;
Bu kişiler ayrı ayrı sınır kapılarından gidiyorsa;
Buna 'iş kazası oldu, iyi niyetimiz suistimal edildi' denilemez.
Kaldı ki; Yakakent Belediyesi'nin ya da başkanlığının bu konuda bir suç duyurusu da yok anladığım kadarıyla.
Yurt dışına kaçanların ailelerinden 'eşim kayboldu, abim gitti geri dönmedi, babam kayıp, belediye yakınımı yurt dışına götürdü, geri dönmedi başına ne geldi' diye bir feryatta duymadık şu ana kadar.
Aylar sonra müfettişler ortaya çıkarıyor olayı.
Yani küçücük Yakakent'te yaşananlara bak sen.
Onca kayıp var, tek ses yok.
Çok yönlü araştırılması lazım.
Bu işin arkasından çok şey çıkar.
Öncelikle dahili olanlara görevden el çektirilmeli.
Geri dönenler kamu görevlisi ise 'o kişiler nasıl farklı sınırlara gitti, bir şikayetleri ya da raporları var mı bilinmeli'.
Sonuçta dönen 4 kişi 'ne yaptı yurt dışına gitti de'.
İnanılır gibi değil.
.jpeg)
Bakan Soylu soruşturma izni verdi
.jpg)
Yakakent'te 68 kişi yurt dışına götürüldü 63'ü geri dönmedi. Belediyenin gri pasaport aldığı kaçaklar farklı farklı sınırlardan ülkeyi terk etti. Başkan Kıyma ve yardımcısı hakkında soruşturma açıldı.