Samsun'da adaylardan duyuyorum, gazetelerde görüyorum, yapılmış anketleri inceliyorum ve öyle komik anketler var ki; gerçekten Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan'ın haklı olduğunu düşünüyorum.
Erdoğan ne diyor, "Anketlere güvenim kalmadı"..
Aynen katılıyorum.
Bu tür anketleri yapanlar kimi kandırıyor anlamış değilim.
Sokaktaki vatandaşı kandıramaz; herkes birbiriyle konuşuyor, fikrini söylüyor, sohbetlerde dile getiriyor.
Adayı kandıramaz, çünkü belediye başkan adayları da sahada dolaşıyor ve çok farklı yönlerden gelen anketleri görüyor, analizi de görüyor, kendi durumunu da biliyor.
Okuyucusunu yanıltamaz; çünkü okuyucu aslında bir bakıma bir seçmen ve fikrini de biliyor, kime oy vereceğini de. Bırakın kendisini komşusunu da biliyor, kahvede sohbet ettiği arkadaşını da.
Bir ilçe ile ilgili anketleri açıklarken, diğer ilçeleri de kandıramaz, teknoloji diye bir şey var, herkes birbiriyle irtibatlı..
Kaldı ki; sokaktaki vatandaş, her ilçedeki seçmen, onlarca anket firmasıyla konuşuyor fikrini, tercihini söylüyor..
Yani ne dediğini iyi biliyor.
Peki kimi kandırıyor..
Bana göre sadece kendini..
Ne sokaktaki vatandaş, ne adaylar, ne de siyasi partiler bu 'masa başı ve adayı memnun etme anketlerine ne inanır, ne de dikkate alır'..
Tam tersi güveni sarsılır..
Güldürür mü, evet güldürür. Ama şaşkınlığına güldürür.
31 Mart'ta ne olur peki..
Birileri o anket sonuçlarını kenara koyar ve 'adamı böyle uçuk ve garip bir şekilde yayınladığına pişman eder'..
Tabi ki bununla kalmaz..
Uçurdukları aday der ki; 'Ne oldu hani ben yüzde 50'nin üzerindeydim ne oldu'..
Son 20 günde 'başıma taş mı düştü'..
Seçim bitti, geçmiş olsun deme şansları olmadığı için 'minareyi çalan kılıfını hazırlar elbette'..
Bizi yanılttılar diyebilirler, 'Biz de anlamadık' en çok söylenen bahaneler arasında olabilir.
'Sandıklara fare girdi' diyemeyeceklerine göre; bilgisayar mousunda sanırım 'kıyak yapalım derken' fazla kaçırdık diye kendi kendilerine 'konuşurlar'..
İşin gerçeği şu..
Günlerdir arkadaşlarımızla sahadayız.
Samsun için söylüyorum, öyle seçimi aldı, gitti, kaçtı uçuyor diyecek merkez ilçelerde ya da Büyükşehir'de tek aday söylemek mümkün değil.
Vezirköprü, Çarşamba ve Bafra gibi ilçelerde 'Cumhur İttifakı'nın kapanması zor olabilecek miktarda oylarının yüksek olduğunu' söyleyebiliriz.
Ama 'seçim bitti, yüzde 50'yi aştı gibi bir kamuoyu yoklamasından söz edemeyeceğiz maalesef..
Zaten güzel olan da bu.
Bu bir Demokratik yarıştır ve 'seçimin en ateşten çember olan son 20 günlük sürecine giriyoruz'..
Kararsızları dağıtmak öyle kolay değil.
Ucu ucuna olan ilçeler var, farkla giden ilçeler var.
Hele ki Büyükşehir'de, iç bölgenin oyları, batı ve doğu bölgenin oy dağılımıyla hiç uyuşacak gibi gözükmüyor.
Son 15 günde iki adaya doğru oyların yönelmesi muhtemel.
Ama isim vermek 'seçmeni yönlendirmek olur ki, herkes zaten sahada kim var, kim yok biliyor'..
Dediğim gibi öyle komik anketler görüyorum ki; gerçekten 'şaşırarak gülmek gerekebilir'..
Zaten dün gördüğüm kadarıyla 'bir çok arayan da' aynı durumdaydı..
Hatta 'yüksek gösterilen adayların taraftarı bile' bile şaşkındı..
Şaşırmayın 'seçim zamanıdır' olur böyle vakalar..
Baksanıza Cumhurbaşkanı Erdoğan bile ne dedi..
'Artık anketlere güvenmiyorum'..
Fazla söze gerek yok..