Samsun Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz döneminde başlatılan ve yeni başkan Mustafa Demir tarafından devam ettirilen 10 yıldır süren Saathane Meydanı dönüşüm projesinde, yine esnaflar ve mülk sahipleri ile Büyükşehir Belediyesi karşı karşıya geldi.
.jpeg)
Samsun Büyükşehir Belediyesi en son Taşhan ile Büyük Cami arasında kalan binaların yıkımı konusunda çalışma başlatmıştı. Bir kısım alan açılıp yeni işyerlerinin inşaatına Büyükşehir Belediyesi'nce başlanırken, Büyük Cami'nin hemen ön tarafında kalan binaların imar hakları ise iki kata düşüren imar planları belediye meclisinde karara bağlanmıştı. Başkan Mustafa Demir, esnaflara ve mülk sahiplerine 'Kimseyi mağdur etmeyeceğiz' mesajını geçtiğimiz günlerde verirken, esnaflar ve mülk sahipleri belediye ile karşı karşıya geldi. Belediyenin yeniden yapmaya başladığı işyerlerinin maliyetlerini talep etmesi ve mülk sahiplerinin haklarının düşürülmesine Saathane Dayanışması'ndan tepki açıklaması geldi.
.jpg)
BÜYÜKŞEHİR'DEN HERKESE KAMULAŞTIRMA DAVASI
Samsun Saathane Dayanışması'ndan yapılan yazılı açıklamada, "Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin uzun yıllardır devam eden ve birçok davaya konu olması nedeniyle kamuoyunun malumu olan Saathane Meydanı Projesi son dönemde alınan bir kararla genişletilmiş ve gelinen noktada Samsun Büyükşehir Belediyesi(SBB), bölgedeki tüm işyerlerini yıkıp yeniden yapma kararı almıştır. Söz konusu alan Samsun’un en eski ticaret bölgesi olmakla birlikte birçok köklü ve uzun yıllardır ticari faaliyetlerini sürdüren yerel işletmelerin bulunduğu bölgedir. SBB, bölgedeki işletmeler derme çatma binalarda faaliyetlerini sürdürüyorlamış ve tadilat imkanları olmadığından belediye duruma el atıp kimseyi mağdur etmeden 'virane' halde olan işyerlerini yıkıp yeniden yapmak suretiyle işyeri maliklerine teslim ediyor algısı oluşturmaya çalışmaktadır. Yapılan işlem 'kimseyi mağdur etmeden bölgeyi güzelleştirme çalışması' diye anlatılmakta fakat işyeri sahiplerine 'mahkemeye gitmeniz sizin için iyi olmaz' denilerek sözleşmeleri imzalamaları istenilmektedir. Yapıldığı zamana ait imar planına uygun, kat irtifakı yapılmış, iskânı alınmış binalar SBB tarafından yıkılıp yeniden yapılmak istenilmekte ayrıca yıkım ve inşaat maliyeti maliklerden talep edilmektedir. Amaç, bölgeyi güzelleştiriyoruz kılıfı altında birilerine yıkım ve inşaat ihalesi vermek ve bunun bedelini işyeri sahiplerine ödetmektir.
Bu akıl ve mantık dışı, mevzuata ve Anayasa’ya aykırı teklifi kabul etmediğimiz için SBB bölgedeki tüm işyerlerini kamulaştırma kararı alarak Asliye Hukuk Mahkemesi’nde Bedel Tespiti
ve Tescili Davası açmıştır "denildi.
.jpg)
İŞİ GÜCÜ BIRAKTIK MAHKEME PEŞİNDEYİZ
Bölgede rant döndüğüne dikkati çekilen açıklamada şunlar kaydedildi; "Yıllardır bölgede faaliyet gösteren işyeri sahiplerine ait gayrimenkuller hukuka ve mevzuata aykırı bir kararla SBB adına tescil ettirilip, yıkılıp aynıyla yeniden yapılarak başka kişilere satılmak istenilmektedir. Belediye encümeninin kararında Belediye Kanunu’nun 69. maddesi ile bu işlemin yapıldığı açıkça belirtilmiştir. Bu maddenin amacı ve şu an yapılan işlemin hiçbir alakası yoktur. 69. maddeye ait Yönetmelik’in 'Arsa, Konut ve İşyeri Üretimi' kenar başlıklı 5. maddesinin ilgili kısmı şöyledir;
“Düzenli kentleşmeyi sağlamak, beldenin konut, sanayi ve ticaret alanı ihtiyacını karşılamak amacıyla belediyeler tarafından imarlı ve alt yapılı arsalar üretilebilir. Belediyeler tarafından öncelikle dar gelirliler için farklı büyüklüklerde sosyal konutlar üretilir. Sosyal konutlar dışında, belediyelerce konut üretilip satılabilir. Bu satışlardan elde edilecek gelirden sosyal konutların finansmanına katkı sağlanabilir. Ayrıca, ihtiyaç olması halinde değişik büyüklüklerde ve özelliklerde işyerleri üretilebilir.”Açıkça görüldüğü üzere 69. madde ile Belediyelere 'Dar gelirliler için sosyal konut üretmesi' amacıyla yetki verilmiştir. SBB, yetkilerini gereken amaçla değil kamu yararı dışında başka amaçla kullandığı ortadadır. Şu anda yürürlükte olan işlem İmar Planında ticaret alanı olan, parselasyonu bulunan ruhsatlı, iskanlı işyerlerinin SBB tarafından birilerine ihale verilerek yıkılıp yeniden aynıyla yaptırılması ve bedelinin maliklerden istenilmesidir. SBB, kamu gücünü tek taraflı, amacı dışında kullanarak müteahhitlik yapmak istemekte ve bu hukuka, mevzuata ve Anayasa’ya aykırı işlemi yetkili makamlara ve kamuoyuna 'kimseyi mağdur etmeden bölgeyi güzelleştiriyoruz, tarihi eserlerimize sahip çıkıyoruz' şeklinde anlatmaktadır. Büyükşehir Belediyesi’nin, imar planında ticaret alanı üzerinde vatandaşa ait ruhsatlı, iskanlı işyerini kamulaştırması, ardından yıkıp tekrar işyeri olarak inşaat yapması ve bu işyerini satarak gelir elde etmesi ve işletmeleri/malikleri mağdur etmesi olarak özetle ifade edilebilecek bu işlemin her aşaması hukuka, mevzuata ve Anayasa’ya aykırıdır. Anayasa’nın mülkiyet hakkını koruyan 35. maddesi “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması
toplum yararına aykırı olamaz.” şeklindedir. Belediyeler ve her türlü kamu idaresine ilişkin kurum ve kuruluşlar her türlü iş ve işlemini yaparken bu maddeyi gözetmek zorundadır. Yapılan işlemde herhangi bir kamu yararının olmadığı açıktır. Açıkça yıkılıp işyeri olarak yeniden yapılacağı kararda yazılıdır. Anayasa’nın koruduğu mülkiyet hakkı, bireylere maliki oldukları gayrimenkullere nesilleri boyunca sahip olma hakkı vermiştir. Modern ülkelerde bu anayasal hakka gösterilen saygı, bireylerine, huzur, sükun ve yüksek bir özgüvenle yaşama hakkı sağlamıştır. Saathane Meydanı civarında yıllardır devam eden inşaat çalışmaları nedeniyle mağduriyet yaşayan işletmeler, ekonomik sıkıntılar ve pandeminin de etkisiyle zaten ayakta durmakta zorlanırken, SBB’nin keyfi, açıkça hukuka, mevzuata ve Anasaya’ya aykırı olan bu işlemi yüzünden işini gücünü bırakmış avukat ve mahkeme peşinde dolaştırılmaktadır. Ayrıca bilinmesi isteriz ki, bölgemizde yapılacak güzelleştirme ve geliştirme çalışmalarına karşı değiliz, bilakis destek oluruz. Fakat izlenilmesi gereken yol ortak akılla, işletmelere rağmen değil işletmeler ile birlikte hareket edilerek belirlendiğinde faydalı işler ortaya çıkarılabilir "ifadeleri kullanıldı.
Belediyenin yeniden yapmaya başladığı işyerlerinin maliyetlerini talep etmesi ve mülk sahiplerinin haklarının düşürülmesine Saathane Dayanışması'ndan tepki açıklaması geldi. N.Alper CABBAR