Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın dün il başkanlarına yaptığı konuşma, ''siyaset üstüydü'..
Hatta şöyle diyebilirim, "2002 yılında Samsun Cumhuriyet Meydanı'nda halka yaptığı hitap gibiydi.
Uzun zamandır, bana göre ilk kez, halkın dilinde, gönlünde olan sıkıntıları gündeme getirdi.
AK Parti Genel Başkanı olmadan önce girmediği konulardı, bunlar.
Ama siyasete deyim yerindeyse 'tabanından el atınca' gördü ki, 'sistem yürüyor gibi gözüküyor ama engelleyenler var.
Ayak uyduramayanlar var.
Liyakat esas alınmadığı için hak etmeyenlerin geldiği makamlar dökülüyor adeta.
Onun adamı, bunun yakını derken, dolduruldu makamlar.
Nereye elini atsan dökülüyor.
Bürokraside yaşanan metal yorgunluğu siyasilerden daha çok insan hayatını etkiliyor ama 'Göz önünde olanlar, eleştirilenler' hep siyasilerdi.
Samsun'dan örneklendirelim..
Samsun havalimanı 10 yıl önceden çökmeye başlamıştı.
Bunu defalarca pilotlar gündeme getirdi. Ama kimse dinlemedi. İlgilenmedi.
Ne oldu, koca kentin havalimanı pistteki çökme nedeniyle kapatıldı. 3 ay boyunca havadan ulaşım yok.
Samsun'da eğitim yıllarca ihmal edildi. Gelinen nokta içler acısı. Şimdi verilen mücadele 10 yıldır yapılmayanların, aranın kapatılmasının mücadelesi.
Metal yorgunluğu içinde olan bürokrasi, siyaset yine Samsun'u örneklendirmek gerekirse, bu kentte istihdam konusunda 'hiç bir gelişme gösteremedi. Emekliler kenti yapıldı.
Ben yaptım oldu zihniyetiyle, 'Samsun Türkiye'nin en kirli bölgesi oldu'.
Sağlık kenti olacaktı, sağlıksız kent oldu.
Türkiye'nin ikinci büyük atlet ısınma pisti, 13 günlüğüne yapıldı ve 1.1 milyon lira çöpe atıldı.
Başka illerde kim bilir neler var.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan'ın dün söylediği sözler umut verici.
CİMER'i, BİMER'i, çalıştırın diyor bir bakıma.
Yapamayan kim olursa olsun, ayak uyduramayan, kendini yenilemeyen, halen eski kafada olanları 'kenara koyalım' diyor.
Ve siyaset için söylemiyor bunu sadece..
Tıpkı yukarıda bahsettiğim gibi 2002 öncesi, 'bürokratların masa başında yönetimini' eleştirip, 'Milletimin karşısında bürokratlar selam duracak, hizmet edecek' sözleri kadar önemli dedikleri.
*Teknokratıyla, bürokratıyla bu yürüyüşe ayağını uyduramayan kim varsa.
*Engel mi oluyor, kenara koyacağız.
*Bu millete hizmette laubalilik mi yapıyor, kenara koyacağız.
*Bu millete hizmette kalkıp da her türlü yolsuzluğa bulaşan mı var, kenara koyacağız, Ve ekliyor. Bakanlara da diyor ki, dikkatli olun, yapamayanı kenara koyun. Liyakati esas alın.
Yani iş bileni işin başına getirin.
Şimdi eğitiminden, belediyelere, istihdam oluşturulması sorunlarından, iş sağlığı ve güvenliğine, sağlıktaki aksamalara kadar bir sürü konuyu burada yazsak, 'günler sürer'.
Kim işini yapıyor, kim yapmıyor, vatandaş gidip kurumlarda neler çekiyor, bunları zaman zaman dile getiriyoruz.
Ama Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu uyarısından sonra şunu anladık ki;
'Sadece il başkanları değil, belediye başkanları değil'..
Bürokrat, teknokrat kim varsa, devlet adına kim görüyorsa, hepsinin 'performansına bakılacak'.
Yani basına çok iş düşüyor..
Metal yorgunluğunun kapsamı gelişti, anlayacağınız.
Bunu da örneklendirelim..
Bafra Kaymakamı Türkel, gittiği sünnet düğününde gördüğü ambulansı merak ediyor.
Ve çevresindekilere soruyor. Meğer 112 acil çalışanları nöbeti bırakıp düğüne gelmiş.
Kaymakam ‘bağırıp çağıracağına cep telefonlarıyla fotoğrafını çekiyor ve Sağlık Müdürüne gönderiyor’.
İşte olay budur. Kaymakamı kutluyorum..
Paylaş
Sadece siyasette değil, bürokrasi de 'metal yorgunluğu'..
Ekleme: 07.09.2017 21:47
Güncelleme: 30.05.2026 21:55