Samsun'da FETÖ ile ilişkiler öyle noktaya gelmiş ki, gazetemizin daha önceden yazdığımız bir çok konu yavaş yavaş çıkıyor su üstüne..
Kim FETÖ'cüleri neden savunuyormuş, kim onlarla neden fotoğraf çektirip 'nispet yaparcasına'' vatandaşın gözüne sokuyormuş, kim 'ben kefilim FETÖ ile ilişkisi yok niye diyormuş' aydınlanıyoruz.
Hani Samsun'un önemli siyasileri de sıklıkla söylüyordu ya, "Bilmiyorum, görmedim, duymadım' diye, şimdi 'bu yaşananlar vatandaşın değil, onların gözünü rahatsız ediyor'...
Nasıl cıvık cıvık bir ilişkiye dönüşmüş, nasıl kirli ihale ilişkilerine girilmiş, kamu görevlileri ile siyasilerin 'imar, hukuk, yemek, ticaret, ziyaret' çalışmaları nasıl 'zincire dönüşmüş' şimdi hepsi ortaya çıkmak üzere.
Bir yönü siyasi olan bir kamu görevlisi düşünün, FETÖ soruşturmalarının bir çok yerinde var.
Hem ticaret, hem ziyaret ilişkisi olanlarla kol kola, yaban ellerde..
İnanç yolunu bile bu kirli ilişkilere alet etmişler.
FETÖ''nün kurmaylarını da yanlarına almışlar.
Bir yönü siyasi olan kamu görevlisi düşünün, imar işlerini siyasilerine, hukuk işlerini yine siyasi olan avukatlara yaptırıyor.
Kamu yönetimi ile siyaset adeta birbirine girmiş.
Nemalanma almış başını gidiyor.
Rant ilişkileri ayyuka çıkmış.
Geçtiğimiz günlerde bir yerel gazete yazmış.
Aslında tespit gibi bir durum..
Önüm, arkam, sağım solum FETÖ diye.
Ben de geçen gün yazdım. Samsun siyaset bağlantılı yerel yönetim açısından Fetret dönemi yaşıyor, diye..
Aynen tekrarlıyorum.
FETRET dönemi yaşıyoruz.
Ankara ile tüm bağlantıları kesilmiş bir yerel yönetim şekli ile nereye kadar.
Oraya kayyum atanacak mı diye soruyor herkes..
Orası neresi diye soranların verdiği yanıt, kentin gündemi.
Gökdelen Kule'den bahsediyor vatandaşlar elbette.
Çünkü şirket müdürü de, mali müşaviri de bir haftadır gözaltında.
O alınmış mı, bu alınmış mı diye de sorular gün boyu sürüyor.
Bu kentte bu konular yazılıp çizilirken, bu kentin siyasileri neredeydi acaba.
Neden el atmadılar. Neden ilgilenmediler. Neden vatandaşı, köylüyü mağdur ettiler.
Üç maymunu oynamak kolay, ama yaşanmış olayları tekzip etmek için 'harekete geçmek' en kolayı değil mi?..
Gazeteciyi yalanla olsun bitsin en kolayı bu, akılları sıra.
Ama her geçen gün ne yazıldıysa, o çıkıyor, gözaltılar yaşanıyor, peki bu sonuçlar karşısında ne yapacaklar çok merak ediyorum.
Yanıldık bizler diyecekler mi?..
Gözlerimiz kör olmuştu, kulaklarımız da sağır, diye itirafta bulunacaklar mı?.. En azından özür dileyecekler mi?.
Ya da 'siyasi bir tarih olarak' raflardaki yerlerini mi alacaklar.
Kaç kişi kaldı, basının gündeme getirdiği, gerçekleri paylaştığı konularla ilgili olarak dışarıda diye 'bir yoklama yaptılar mı'?..
Neden anlamakta zorlanıyorlar ki halen.
Otel kapısından dönen yöneticilerin olduğu bu kentte 'itibar sorunu yaşanmaktadır'.
Kredileri tükenmiştir.
Herkes izleme noktasına geçmiş durumdadır.
Çünkü çelik çekirdeğin kırılacağı 'anın beklendiği döneme girildiğini' herkes biliyor.
Adım adım 'gök delinmiştir', gök kubbe başlarına dert olmuştur.
Şimdi altında kimler var hepsi tek tek hesap verecektir.
O nedenle, şimdi herkesin çok daha dikkatli olması gerekir.
Bu kentin insanları daha fazla zarar görmemeli....
FETÖ'nün bölgesel üssü olduğu ortaya çıktığına göre, baştan aşağıya tüm örgüt çökertilmelidir.
Halen nüfus kullananlar olduğunu gördüğümüze göre siyaset kurumuna ve kentin 'bürokratik yönetimine' çok iş düşmektedir.
Gider ayak, 'bu vatandaşa zulmedilmesine' izin vermeyin.
FETÖ'cülerin gündem değiştirmesine, dikkatleri başka yere çekmek istemelerine dur deyin..
Çünkü 'yapacakları yıkımın sonra telafisi mümkün olmayabilir'..
15 Temmuz'da sokaklara çıkıp canı pahasına FETÖ'ye dur diyen vatandaşa sahip çıkmak, "Bu süreçte çok ama çok önemli".
Çünkü hırsları akıllarını çoktan geçmiş durumda.
Bunu çıplak gözle bir görmek mümkün..
Siz halen mi görmediniz?..
Beraberinde kimler varsa, ‘hepsini kendileriyle birlikte meçhule sürüklüyorlar’..
Yani kısacası, son çırpınışlar onlar.
Paylaş
Samsun 'baştan, aşağı' FETÖ'den arınmalı..
Ekleme: 29.12.2016 01:57
Güncelleme: 30.05.2026 21:55