Dikkat ediyor musunuz bilmiyorum...
AK Parti'de bu seçimde bir farklılık var.
Gizemden söz etmiyorum. O zaten alabildiğine.
Geçtiğimiz gün de 'aday adayı az olduğundan süre uzatılmıştı' diye yazmıştım, şimdi haklı çıktım sanırım.
Çünkü bu kez de 'dün saat 17.00'de bitmesi gereken başvuru 24.00'e kadar uzatıldı.
Nedeni şu olsa gerek.
Bazı aday yapılması düşünülen kişiler başvuru yapmadı ve başvurusunu yapabilmesi için 'evrak hazırlamasına zaman' kazandırıldı.
Çünkü Genel Merkez, önerilen isimlerin;
Temayüle katılmasını istiyor..
Anketlerde yer almasını ve toplumdaki karşılığını görmek istiyor..
Aslında aday adayı başvurusu yapmayanların da isimleri e-temayülde 'kimi başkan görmek istiyorsunuz' şeklinde soruluyor ama Genel Merkez 'aday adaylığı başvurusunu görmek istiyor'.
Teşkilat üyeleri için uygulama da 'bu şekilde olacak görüşündeyim'.
Çıkma denilen çıkarsa 'çizilir', aday olması istenilene 'çık denilir'..
Söz 'teşkilat yöneticilerinden' aday adayı olmayı düşünenlere gelince; bir bakıma işler karıştı..
AK Parti bu noktada hata yaptı..
Kendi belediye başkanını 'teşkilatın içten içten eritmesine' neden oldu.
Bazı ilçe başkanları öyle uygulamalar öyle güya gizli saklı toplantılar yapıyor ki; inanamazsınız..
Ama belgeli, ispatlı, aslında.
Yerin kulağı var misali..
Hatta 'ilçe yöneticileri konuşurken, duyduklarına inanamayanlar, mevcut belediye başkanını yazmayın arkadaşlar, 5 yılda bir fırsat önümüze geldi diye diretenleri' isim isim yazabilirim de..
Aslında aday olmayı düşünen ilçe teşkilat yöneticilerini serbest bıraksalardı daha mantıklı olurdu.
Şimdi masada oturan teşkilat yöneticisine ve onun çalışma arkadaşlarına aynı odada toplantı yapan yöneticilere 'Mevcut başkan nasıldır' diye soracaklar..
Başkanlık düşünen teşkilat yöneticisi 'Harikadır, çok memnunuz. Tüm ilişkileri süper, yeniden başkan adayı görmek isteriz' der mi?..
Demez elbette.
Kimin ismi çıkar orada..
Teşkilat yöneticisinin..
Belediye başkanını 'masaya yatıran, teşkilat üyelerine kötüleyen, şikayet eden, 'Bizim adamlarımızı işe almadı' diye suçlayan hatta toplantı yaparken, yanına o ilçenin belediye başkan aday adaylarından birini alan teşkilat yöneticisi 'ne kadar etik bir iş yapıyor' acaba.
Yani 'boş şeyler söylemiyorum. Kendi kendini kemiren, bitiren, ayak oyunlarıyla temayülde 'bazı başkanları' dibe çakmaya çalışan bir 'yönetimden söz ediyorum'..
Bir kaç gündür bu konuyu bu nedenle ısrarla yazıyorum zaten..
Çünkü dönen dolapları biliyorum.
Dinleyenler arasında ses kayıtları yapıldığını bile söyleyebilirim.
O nedenle İl Başkanı Hakan Karaduman'ı ve Samsun vekillerini uyarıyorum..
İşler iyi gitmiyor.
İçerde sıkıntı var..
Ve içerdeki sıkıntı böyle giderse, 'İlçelerde sıkıntıyı' körükler..
Sonrası mı?..
Kale içten fethedilir, sözünü hatırlatmak isterim..
SON SÖZ..
AK Parti'de 'kalenin içinde kavga var'..