Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı olarak seçilen Mustafa Demir, biraz gecikmeli de olsa koltuğuna oturdu.
Bayındırlık ve İskan eski Bakanı da olan Demir, uzun bir seçim çalışma süreci geçirdi.
Daha rakipleri belli olmadan o sahalardaydı.
AK Parti'nin Büyükşehir Adayı olduğunda Samsun'da bazı gruplar 'çok farklı senaryoları ve filmleri sahneye koymak istedi' ama Demir, uhuletle ve suhuletle çalışmasını sürdürdü.
Rakipleri sahaya çıktığında ise 'ivmesini artırdı, projelerini ortaya koyduğu andan itibaren de' arayı açmaya başladı.
Ben özellikle son 20 günde yaptığı çalışmayı önemsiyorum.
Hem proje bazında 'ayağı yere basan anlatımlar yaptı', hem de özellikle gençlerle ve vatandaşlarla 'samimi sohbetlerini artırdı'.
O sırada 'Samsun kendisini daha iyi tanıma fırsatı buldu da' diyebiliriz.
Kim ne derse desin 3 dönem vekillik yapsa da, Başkan Demir, seçmeniyle ilk kez bu kadar tokalaştı, dokundu, kendini anlattı ve en önemlisi 'Samsuncu samimiyetini' gösterebildi.
Bazıları 'Demir Başkan' diye çok erken yazdı ama Mustafa Demir, Cumhur İttifakı'nın adayı olarak 31 Mart'ta yapılan seçimlerde 'sandıktan' Başkan olarak çıktı.
Dün de mazbatasını alıp, resmen Samsun'un 62. Büyükşehir Belediye Başkanı oldu.
Görevi devreden eski Başkan Zihni Şahin, Samsun'a önemli izler bırakan, süresi içinde Büyükşehir Belediyesi ile vatandaşı barıştıran, Samsunspor'u yakınlaştıran, Büyükşehir idaresi ile Samsunluların ilişkilerini normalleştiren bir sürece imza attı.
Kendisine teşekkür ediyoruz. (Başkan Şahin ile ilgili ayrı bir yazı yazacağım)
Ancak şimdi Başkan Demir'in dönemi başlıyor.
Adını ''100'üncü Yılımızda Kurtuluştan Şahlanışa' sloganıyla çıktığı bu yolda, Samsun'un beklentileri yüksek.
Sanayide, istihdamda, kentin gelişmesinde, halkla ilişkilerde ve bir çok konuda 'yükselen değer ve ortak paydamız Samsun olsun/olmalı..
Samsun için hayırlı olsun.. Başarılı olacağına gönülden inandığımı belirtmek isterim..
Kendisine görevinde kolaylıklar diliyorum..
Şahin'e teşekkürler Demir Dönemi başladı

Gazetecilik adına 'utanç verici'. Habercilik adına ‘mesleki intihar’
Elbette bu yapılana gazetecilik filan denilemez..
Kahve sohbeti, sokak muhabbeti ya da tek kelimeyle 'rezalet' denilebilir..
Dün bir internet medyasında 'yayınlanan sonra da alelacele düzeltme yapmak zorunda kalınan' bir haberden söz ediyorum.
Aslında çok güldük ama hepsinden 'önce böylesi bir yalan nasıl uydurulur, neresinden uydurulur' onu anlamak mümkün değil.
Canik Belediyesi eski Başkanı Osman Genç, dün ziyaret için büromuza geldiğinde yaşadığımız bu olay 'akıllara zarar' adeta.
Henüz yeni içeri girmişti ki; arkadaşlar "Başkan senin Amerika'ya giderken gözaltına alındığın' yazıyor internet sitesinde şimdi gördük deyince, hepimiz şaşırdık.
Habere baktık.
Başkan büroda çay içerken, 'tam güler misin ağlar mısın' durumu var.
Neyse ziyaret sırasında fotoğraf çekilmek şart oldu.
Kent Haber'den Haydar Öztürk kardeşim aradı, direk Başkan Genç'e verdim telefonu.
O da şaşırdı, "Bu ne rezalet, bir fotoğraf atabilir misiniz' dedi, gönderdim.
Sonra haberi yapan da kaldırdı kaldırmasına ama, burada söylenecek bir söz var, mesleğimiz adına..
Böyle bir haberi yaparken, nasıl teyit etmezler, nasıl sorgulamazlar, inanılır gibi değil. Bu mesleki bir intihardır, ötesi yok'..
Kaldı ki, yasal sonuçları da olacaktır..
Bu kadar kolay mı ya; bir insanı, 15 yıl belediye başkanlığı yapmış bir siyasetçiyi, 15 Temmuz hain darbe girişimi sırasında meydanda saat 10.30'da TOMA'nın üzerine çıkarak megafonu ilk eline alan ‘Direneceğiz’ diye haykıran kişiye 'FETÖ'den gözaltına alındı' diye yazmak..
Bu kadar ucuz mu, sözde habercilik?..
Bu mu yani..

Osman Genç, dün Halk gazetesini ziyaret etti.