Samsun'un öyle sorunu var ki; işsizlik almış başını giderken bir de bu mutasyonlu virüs olayı gündeme gelince herkesi bir korku sardı.
Dün bir çok arkadaşımın gidip 'test yaptırdığına' şahit oldum.
Niye diye sorduğumda, "Belli olmaz evimizde çocuk var, yaşlımız var, eşimiz var' diyor.
Daha önceki aylarda böylesine bir panik görmedim.
Gerçekten insanlar çok etkilenmişler.
Ve bunun kesinlikle söylentilerden olmadığını da görmek mümkün.
Çünkü çevremize bakıyoruz.
Karantinadayım diyenler var.
Eşim pozitif diyen var.
Çocuklarım nereden kaptı bilmiyorum diyenler var.
Peki ne oldu da, Samsun'da böylesine bir yoğun bulaş ortamı oluştu.
Dün bir virüs ile ilgili bir paylaşıma baktım.
Samsun 4. sırada gözüküyor ama 'vaka sayısı olarak' Türkiye birincisi neredeyse..
Yani bu yayılmanın etkileri bir kaç gün sonra daha da ortaya çıkar.
Çünkü hafta sonunda sanki yasak yokmuş gibi bir hareketlilik vardı Samsun'da.
Hatta önceki gün ve dün sokaklar insanlarla doluydu.
Zaten kentte biliyorsunuz, bazı yetkililerin umurunda değil.
Süper bulaştırıcı gibi kendisi geziyor bizzat. Vatandaşları çevresine topluyor.
Tedbir nasıl alınacak, nasıl vaka sayıları azaltılacak kimse bilmiyor.
Dün bir arkadaşım ziyarete geldi.
Esnaf kendisi. İlk söylediği söz; Eğer böyle giderse Samsun'u ve Karadeniz'i ayrı bir şekilde kapatacaklar. İşte o zaman tam biteriz. Ama böyle de korkuyoruz' dedi.
Yani anlayabiliyor musunuz?..
Nasıl da çaresiz bir durumdayız.
Tam kapama yapsan, işsizliğin başkenti Samsun'da bu facia olur.
Kapatmazsan, virüs yayılıyor, kimsenin umurunda değil.
Peki çözümü ne olacak.
Dün Samsun'da, sosyal medyada günün konusuydu adeta bulaşın yaygınlığı.
Kimseyi korkutmak istemiyorum ama;
Gerçekten hastanelerde de rakamlarda artış var.
Hem de öyle böyle değil.
O nedenle Samsun Valisi Zülkif Dağlı'ya, vatandaşlar sürekli çağrı yapıyor.
Virüsün yayılmasını engelleyecek çözüm bekliyor.
Vali Dağlı'ya konunun sürekli getirilmesinin nedenini de anlıyorum aslında.
Çünkü Samsun'da vatandaşa 'evde kal demesi gerekenler' öncelikle buna uymuyor.
O nedenle tek beklenti Vali Zülkif Dağlı'dan.
İşin gerçeğine bakarsan Samsun'un tek sorunu bulaş mı?..
Elbette değil.
Vatandaş kan ağlıyor.
Daha önce İstanbul'da görülen çöpten beslenme olayları bile Samsun'da mutasyona uğramış vaziyette.
Dün gazetemizde görmüşsünüzdür.
Vatandaş çöpe atacağı yiyecekleri poşete koyuyor ki; gelsin birileri alabilsin diye.
Durum bu kadar vahim anlayacağınız.
Ve Samsun'da Büyükşehir Belediyesi halen 'kapalı kafe, kahvehane, spor salonu işletmecilerine yardım elini uzatmıyor.
Gündelikle çalışanların hali öylesine kötü ki; inanın ayakkabı boyacısı var işyeri sokağımızda 'ayakkabımızı boyatmadan sonra ödeşiriz diye' harçlık veriyor mahalleli.
Samsun'da sadece virüsle mücadele değil.
Çok zor durumda olanlara da yardım eli uzatmak için bir şeyler yapmak lazım.
'Samsun'da olan olmaya verir. Böyle bir kültürümüz vardır'.
Ama nasıl olacak kim organize edecek bu da önemli.
Aslında bir çok ilde Büyükşehir Belediyesi bu desteği esnafa veriyor ama Samsun'da maalesef böyle bir şey yok.
O nedenle iş başa düştü.
Samsun Valisi Zülkif Dağlı, mümkünse bir yolunu bulup böyle bir yardım kampanyasını da, 'gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaştırmak üzere' düzenleyebilir.
Gerçekten Samsun'da durum çok vahim.
Bizlere gelen mesajlara yetişemiyoruz.
Yerel yönetimler, mutlaka kendi bölgelerinde 'evlere aş verme işine daha sıkı sarılmalı'..
Çünkü bir çok kişi, "Kime gideyim kimden yardım isteyeyim diye' bizlere soruyor.
Yetkililere sesleniyorum.
Samsun için ek bir gayret gerekiyor..
Samsun'da hem virüs hem de işsizlik yaşamı alt üst etti. Çöpten beslenme olayı Samsun'da 'poşetli yiyecek' şekline dönüştü.

Vatandaş Vali Zülkif Dağlı'dan çözüm bekliyor
