Samsun siyasette, etkinliklerde, birlikteliklerde, hatta karşıt görüşlerde öylesine ilginç farklılıklar yaşıyor ki; o görüntüleri, yaşanmışlıkları, normal düz bir anlatımla 'izah' etmek mümkün değil.
Sanki biraz felsefe yapmak gerekiyor.
Önünü, arkasını iyi okumak lazım.
Yani işin içinden çıkabilmek için tüm bakış açılarını kullanmak, farklı analizler yapmak ve hatta komplo teorisini bile düşünmek gerekebiliyor, bazen.
O nedenle bugün yazımızda biraz 'Aforizma'* yapalım dedim.
Beyin fırtınası yapalım ki; fotoğraflara bakarken 'Buradan da bakmak' gerekir diyebilelim..
Toplumun hafızasıyla, akıl dengesiyle oynanmak isteniyor olabilir, diye düşünüyorum açıkçası..
Bunun içindir ki; ileri sürdüğümüz bazı fikirlerimizde başkalarının kabulünü beklemek yerine, sübjektif kanaatlerle izahı mümkün konulara değinmek istiyorum.
BAŞLAYALIM;
Öncelikle geçtiğimiz gün, Sağlık Bakanı Demircan ile Samsun Milletvekilleri, İl Başkanı, Büyükşehir Belediye Başkanı, Gençlik Kolları Başkanı ve Kadın Kolları Başkanı bir araya gelmişti.
Adı birliktelik fotoğrafıydı.
Ama birliktelik paylaşımlarda çok farklı çıktı ortaya.
Sosyal medya paylaşımlarında oradakilerden çoğu Başkan Yusuf'un adını paylaşmadı.
Yusuf Ziya Yılmaz da 'sözde birlikteliği' paylaşmadı.
Hasan Basri Kurt zaten Yusufsuz paylaşım yaptı Kılıç ile birlikte.
Bakanın hiç paylaşımı olmadı. Ekli mi, değil mi tartışması oldu.
Fuat Köktaş'ın 'Arası çok iyi olmadığı Yusuf'u paylaşması dengeleri değiştirdi.
Paylaşımlar düzeltildi.
Yani şimdi Samsun siyasetine bakınca 'Ne birliktelik ama' dedirten bir görüntü ortaya çıktı.
Zaten yüzler de 'Kalk gidelim' dercesineydi.
Ama 'bilmeyen, o paylaşımları takip etmeyenin' edindiği izlenim nasıl?..
'Vay vekiller, başkan, teşkilat, Bakan bir arada.. Söylenenlerin hepsi yalan. Ne güzel de geçiniyorlar' şeklindeydi.
Yani aklımızla oynayan bir fotoğraf.
Ama perde arkası 'düzeltmelerle, eksik bildirimlerle' dolu.
Yapın 'Aforizmanızı' atış serbest..
Peki Alaçam İlçe Başkan Adayı ile devam kararı alan AK Parti Genel Merkezi'ne ne diyeceksiniz?..
GBT'si temiz çıktı diyor, AK Parti İl Koordinatörü Cumhur Ünal.
GBT derken kişini kendi GBT'sinde söz ediyor anlaşılan.
Peki 'eşinin kimse yok mu derneğine 2014'de bağış yaptığı ve oğlunun 2015-2016 yılında, 15 Temmuz sonrası kapatılan FEZA okulunda kaydı olup olmadığı' konusu ne olacak.
Çocuğunu FETÖ okuluna gönderdiği için gözaltına alınanlar, eşi FETÖ ile ilişkili diye ihraç edilenler ne olacak.
Bu iddialar doğru mu değil mi?, bununla ilgili bir istihbarat raporu aldılar mı?..
O zaman Alaçam'da o insanlar niye basın toplantısı yaptı.
İftira ettilerse, 'o zaman partiden atın, disiplin kuruluna sevk edin. Haklarında Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunun'..
Eşi, FETÖ ile ilişkili diye yüzlerce öğretmeni ihraç et, çocuğu FETÖ okulunda diye polisi açığa al, ama aynı iddiaların olduğu kişiyi ilçe başkanı yap öyle mi?..
Allah'ım sen bizim aklımıza mukayyet ol..
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ne diyecek bakalım bu işe. Çünkü o iş oraya kadar uzar, bilmiş olun..
Bir de Cumhur Ünal, o GBT'yi nereye yaptırdı merak ediyorum.
Türkiye'de bilmediğimiz 'istihbarat birimleri de mi var'..
Alaçam'daki AK Partili grup tarih veriyor, nokta atışı yapıyor.
Merak edip 'Nereden aldınız bu bilgileri diye sormuyor musunuz'?..
Ünal'ın GBT'cisi garantiyse, temizse, iddiacıların 'GBT'cisi kim?..
Gel de şaşkına dönme.
Erdoğan ne yapsın. Üstte 'feryat etsen de', altta 'durum bu'.
Kime inanacağız, kime inanacak..
O nedenle 'Kafayı kırmayın' düz mantıkla işin içinden çıkamazsınız, dikkat edin..
Şüphe 'kurt gibi içimizde'. Nereye baksan 'akıl oyunları' var..
Aklınıza mukayyet olun..
Gelelim, OMÜ'ye gelen FETÖ çalıştayının konuğu Prof. Dr. Fuat Keyman'a.
Günler öncesinden haber yapıldı.
Keyman hakkında Akşam Gazetesi'nde çıkan, Erdoğan karşıtı imzacı akademisyenlerden olduğu iddia edilen bir haberin içeriği yayınlandı.
İnternet sitelerinde 'Keyman'ın OMÜ'ye istenmediği' haberleri çıktı.
MHP İl Başkanı Taner Tekin, 'O isim şaibeli' diyerek açıklama yaptı, Rektör Bilgiç'i açıklamaya davet etti.
Bilgiç, bunları duymazlıktan geldi, Keyman'ı çalıştayın moderatörü yaptı .
Hatta tablo bile hediye etti.
Bu da yetmedi. AK Partili Milletvekili Hasan Basri Kurt'ta o çalıştaya katılıp, çalıştay masasına oturdu.
Ama gariptir, Samsun'da başka AK Partili ya da muhalif hiç bir vekil o çalıştaya katılmadı.
Kurt niye katıldı bilmiyorum. Diğerleri niye katılmadı tahmin edebiliyorum.
Ama üst bürokrasiden de kimse katılmadı. Sadece Baro Başkanı vardı.
Ve onlarca akademisyeni FETÖ'cü çıkan ve ihraç edilen OMÜ'de bu çalıştay 'böylesine garipliklerle tamamlandı'.
Rektör Sait Bilgiç, bugünlerde medyanın zaten baş konuklarından.
Yaptığı öğretim elemanı alımlarıyla 'mahir'.
Üstüne bir de 'Fuat Keyman' olayı eklenince, OMÜ gelmediği kadar gündeme gelmeye başladı.
Yani şimdi aklıma gelen soru şu.
Rektör Bilgiç, 'Nereye koşuyor'..
Çünkü bu kadar eleştirilen konuları bir araya getirmek ve ardı ardına sıralamakta bir marifet..
Herkes başaramaz..
OMÜ şu an için 1 Numara..
Ama nerede?.
Bu arada usta Aforizmalarıyla bilinen Franz Kafka’yı da anmadan geçemeyeceğim..
*Aforizma nedir?
Aforizma, çeşitli konulardaki düşünceleri, kesinlikle bilinmesi gereken kural ve özellikleri birkaç kelime ile öz ve ahenkli olarak anlatan cümle, bir çeşit vecize veya bir slogandır. Sözcüğün kökeni Latince'deki "aphorismus" sözcüğünden gelmektedir.
Batı’ya has bir söyleyiş biçimidir. Bizdeki vecizeye benzer ancak biraz daha uzundur ve felsefidir. Aforizmalarda ileri sürülen fikirler, daha ziyade, başkalarının kabulünü beklemeyen yazarın sübjektif kanaatleridir.