Hangimiz sevdik ki; ilk ve orta öğretimde matematiği.
Korkulu rüyamızdı adeta.
Dikkatimi çekerdi; Matematikte iyi olan öğrenciler, diğer derslerinde de başarılı olurdu.
Zoraki matematik sevenlerdendim.
Zayıf not almamak için.
Daha sonra liseli yıllarda bir matematik hocam olmuştu, o sevdirmişti bize.
Çünkü 'eğlendiriyordu' bizi matematik derslerinde.
Eğlendikçe sevmeye başladık.
Ne işimize yarar diye düşündük belki ama 'hayatın bir matematikten ibaret olduğunu, yıllar geçince öğrendik.
Hele ki; şu devir hesap devri dediğimiz süreçte, 'ayakta kalabilmek için' matematik şart.
Yıllar sonra 'Matematik' dinlemekten, çocukluğumda 'öğrenemediğim o kısadan, hatta kafadan çoklu rakamları çarpmalar, bölmeler, dörtlü rakamları tek satırda 'elde var 2 demeden', çarpmaları, 'inanın geçtiğimiz gün gördüm ve çok sevdim'.
Sistemin adını 'sihirli matematik' koymuş olan kendisi de bir matematikçi olan Bülent Gündağ Mert, 15 dakikada sevdirdi bana matematiği.
Pratik çözümler yaptıkça daha çok sevdim.
Öğrencilik yıllarımdaki kabusu yendim adeta.
Ne kadar kolaymış 'neden o zaman öğretmediler' bunları diye meraklandıkça, 5 adeta A4 kağıdı 'çözümlerle' doldurdum.
Çarpım tablosunu kafadan yapamayan yetişkinler olduğunu gerçeğini unutmamak lazım.
Ve meraklandığım soruyu sordum;
"Neden yaygınlaştırılmıyor, Milli Eğitim'de öğrenciler açısından değerlendirilebilir' dedim.
Sorunun yanıtını da kendim verdim sonra;
İlgilenmiyorlar değil mi dedim.
Doğru anlamında kafasını salladı.
Kendi çabamızla fırsat buldukça öğretmeye çalışıyoruz. Halen parmakla, sayı tablolarıyla öğrencilere matematik öğretiyorlar. İşin mantığını öğretseler, ilkokul 4. sınıfta bir öğrencinin matematik sorunu öğrencilik boyunca çözülmüş olacak' dedi.
'Matematiği sevdirecek bir sistem' oluşturmuş matematikçi Mert.
Üç yıl peş peşe 'En İyi Eğitim Sistemi' ödülünü almış.
İlkokul çağında 1-4 sınıfına giden çocuklara matematiği oyunlarla sevdirmeyi hedefleyen 'Sihirli Matematik' sistemini bıkmadan usanmadan anlatmaya çalışıyor.
Kaldı ki geçtiğimiz bir üniversite sınavında 300 öğrencinin matematikte sıfır çektiğini de unutmamak gerekir.
Ezber sistemini kafadan attıran, çözüm odaklı sihirli matematik gerçekten beni çok etkiledi.
İşin özü analitik zekayı güçlendiren, anlayarak öğrenme sistemi.
Matematikçi Bülent Gündağ Mert, Samsun’dan doğan ve ülke çapında 600 bin kullanıcısı olan AHOB adındaki anlayarak hızlı okuma programının da eğitim uzmanlığı görevini sürdürüyor.
Peki neden Milli Eğitim Bakanlığı ya da Samsun Milli Eğitim Müdürlüğü 'böyle bir çabayı' öğrenciye katkı olması açısından 'pilot il, pilot okullar ya da sınıflar olarak' uygulamıyor'.
İşte soru bu aslında.
Mutlaka böyle bir çalışmayı başka ülkelere ya da illere kaptırınca mı değerini anlayacağız, anlamak gerçekten zor.
Üç yılda binlerce öğretmen ve anne baba ve öğrenci ile çalıştıklarını söyleyen Mert, "Farklı il ve ilçelerde öğretmenlerimizin çalışmaları var. Çok başarılı sonuçlar alıyoruz" diyor.
Ama Matematikçi Mert'in amacı 'bu sihirli matematik çalışmasını Samsun'dan başlatmak'.
Çünkü Samsunlu.
Merkez burası olmalı diyor.
Ve iddialı; "Bir yılda matematikte lider bir kent oluruz'.
Ücret talebi filan da yok.
Sevdiği matematiği, kitlelere sevdirmeye çalışıyor.
Neden olmasın.
Samsun Valiliği,
Samsan Milli Eğitim Müdürlüğü,
Hatta Eğitim Fakültesi olan 'OMÜ' neden 'hiç bir şey olmasa da' bir ön görüşme yapmasın.
İşin bilimselliğini sorgulamasın.
Pilot sınıflar uygulaması yapmasın.
Ne kaybeder ki;
Samsun'un değerlerine sahip çıkmak derken, her zaman söz ettiğim budur aslında.
Samsun'a kim katkı vermek istiyorsa, sahip çıkmak lazım.
Bakalım 'kimseden siz ne iş yapıyorsunuz' diye bir soru gelecek mi?.
Matematiği sevdiren 'sihirli sisteme' 3 ödül

