Paylaş

Samsun gergin, Samsun zorda..

Ekleme: 31.08.2020 22:30 Güncelleme: 30.05.2026 21:55

Bir kaç gün Samsun'dan uzaklaşıp, bir tatil yaptım bulunduğum yerde, Samsun'daki olayları anlatmakta zorlandım.  Uzaktan da olsa gazetemizin hazırlanmasına destek olurken, kendim de bazen şaşırdığımı...

Bir kaç gün Samsun'dan uzaklaşıp, bir tatil yaptım bulunduğum yerde, Samsun'daki olayları anlatmakta zorlandım. 
Uzaktan da olsa gazetemizin hazırlanmasına destek olurken, kendim de bazen şaşırdığımı itiraf etmeliyim. 
Öncelikle Samsun'daki asayiş olayları, yani cinayet ve yaralamalı haberlerin artığını 'dışarıdan görmek daha kolay'.
Gazetedeki arkadaşlarla günlük haberleri konuşurken, birinci sırada asayiş olaylarını söylemeleri 'dikkat çekiciydi'.
Televizyon haberlerinde ve yaygın basında çıkan haberleri 'tatilde bulunduğum yerdeki insanlara' anlatmak zorunda kaldım. 
Cinayetlerin ardı arkası kesilmediği gibi, konvoya maske uyarısı yapan doktorun ulu orta dövülmesi, 'ağızlarından maskeyi düşürmeyen tatilcilere anlatmak imkansız gibiydi' neredeyse..
Dün masa başına oturdum, yine silahlar konuştu İlkadım'da.. 
İddiaya göre 'Çay parası yüzünden 2 kişi hayatını kaybetti'..
Hele ki Atatürk aleyhine paylaşımlar yapan Hasan Uzunlar, tatil yaptığım yerde 'Samsun gibi bir kurtuluş kentinde nasıl olur böyle biri' diye yorumlara neden oldu. 
O kişinin halen belediye meclisinde görev yaptığını anlatmam konusu ise 30 Ağustos Zafer Bayramı'nın 98. yılı öncesi bir hayli zordu elbette.
Büyükşehir Belediye Başkanı'nın AK Partili olduğunu, İl yönetiminin partiden ihraç ettiğini söyledim. 
Peki Büyükşehir Belediyesi halen 'pastadan pay veriyormuş' sorularını ise Başkan Mustafa Demir'e havale ettim. 
Sosyal medyasından sorabilirsiniz dedim. 
Aktif kullanır sanırım size yanıt verebilir diye de belirttim. 
Tabi ki o sırada 'Samsun'da Türkiye'nin en pahalı içme suyunu içtiğimizi de eklemek zorunda kaldım.
Bu arada Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'AK Partili Belediyelerin seçim öncesi verdiği vaatlerle ilgili, bir ekip kurup takip etmesini de' olumlu bulduğumu söyleyebilirim. 
Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir'in 100 mega projesinden eser olmadığı gibi, 'yıkımlar sürüyor'.
Yalı Kafe'nin yıkımının fotoğraflarını görünce üzüldüğümü söyleyebilirim. 
Vatandaş hizmet beklerken, olanların yıkılması elbette Samsun'u geriyor. 
Kuş Cenneti'nde vatandaşların evinin yıkılmasına 'doğal hayatı koruma adını verenlerin' o bölgeye otel yapmaya kalkması, özel işletmeye açma girişimleri 'anlaşılamıyor'.
Meclis üyesinin bile 'otomobil parkı nedeniyle' silahla vurulduğu bir kentte;
Samsun Büyükşehir Belediyesi'nden, Emniyet Müdürü'ne kadar herkesin daha çözüm odaklı, daha önleyici hizmet oluşturabilme gayretinde olmalı diye düşünüyorum. 
İşsizliğin alıp başını gittiği Samsun'da, bir de üzerine koronavirüs ile ekonomik hayat neredeyse durma noktasına gelirken, 'Samsun üzerinde söz sahibi olan bürokratların, siyasilerin' ortak akılla bu kentte 'havayı yumuşatmaları' gerekir. 
Kaldı ki, ben açıkçası TSO'nun ve diğer patronların üyesi olduğu oluşumların 'üzerine düşeni yapmadığı kanaatindeyim'.
Acilen de bir yönetim ve zihniyet değişimine ihtiyaç olduğu ortada.
Üretmeyen bir kent olan Samsun'da sinirlerin gergin olmamasını beklemek hayal olsa gerek.
Daha geçtiğimiz yıl 'sel felaketi yaşayan Çarşamba, Salıpazarı ve Terme'de yine bu yıl aynısı oluyorsa, insanlar ne yapabilir ki. 
Hatta SASKİ bu sel felaketini 'ciddi bulmuyorsa' vatandaştan ne beklenebilir. 
Salıpazarı'ndaki baraj için komik ödenekler gönderilirken, önümüzdeki yıl yeni sel felaketlerinin yaşanmayacağını kim garanti edebilir. 
İnanın 15 gün gibi bir süre kentten uzak kaldım ama geldiğimde nasıl bıraktıysam sorunlar aynı şekilde. 
Hatta 8 ilçeye teşvik verilmesi, diğerlerine üvey evlat muamelesi yapılmasının nedenini 'ilçelere gözümün önüne getirdiğimde' anlamak, bir yere oturtmayı da başaramadım diyebilirim. 
İyi yönetilememek Samsun'un şanssızlığı diyebiliriz buna belki ama 'kaderi nasıl oluyor anlamak mümkün değil'.
Bakınız OMÜ'de değişim oldu. 
Eski Rektör olan Sait Bilgiç dönemi bana göre boş geçti. 
Yeni atanan Rektör Yavuz Ünal'dan o açığı kapatıp, kenti OMÜ ile yakınlaştırıp, kardeş üniversite olan Samsun Üniversitesi ile başarılı işlere imza atmasını beklemek hakkımız artık. 
SÜ Rektörü Mahmut Aydın zaten başlangıç olarak iyi bir performans gösterdi ve sıcak yaklaşımlarıyla işadamlarıyla proje geliştirmeye başladı bile. 
Özlenen tablo da bu. 
Çünkü bu kentin 'elimden gelen bu' yerine 'elimden gelenin fazlasını yapmaya çalışıyorum' diyenlere ihtiyacı var. 
Yoksa ne asayiş olaylarının neden 'arttığını anlatabiliriz', ne de bu kentin neden iyi yönetilemediğini. 
O nedenle Samsun Valisi Zülkif Dağlı'ya çok görev düşüyor. 
İyi bir orkestra şefi gibi 'hem ekonomiyi canlandırmalı, hem kurumlar arası diyalogu geliştirmeli, hem de bu kenti olayları ile değil, örnek hizmetleriyle gazetelere manşet yapmalı. 
Çünkü Samsun zorda.
Ve bu zorluk 'Samsun'u gerdi/geriyor. 
O nedenle de 'güzel ve örnek olaylar yerine', ortak akıldan eser olmayan 'olumsuz olaylarla gündeme geliyor'.
Önce yerel yönetimler kendisine çeki düzen vermeli. 
Başta da Büyükşehir. 
Çünkü Başkan Demir, göreve geleli bir buçuk yılı aştı, halen ne yapmaya çalıştığını, bir el kılavuzu olup olmadığını anlayamadım. 
Günlük kararlarla ‘nereye kadar’..

Samsun Valisi Dr. Zülkif Dağlı


Emniyet Müdürü Ömer Urhal


Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir


OMÜ Rektörü Prof. Dr. Yavuz Ünal


SAMÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmut Aydın

Yorum Yap

* Güvenlik gereği ip adresiniz saklanmaktadır. 3. şahıslara kesinlikle paylaşılmamaktadır.