İstanbul, Ankara gibi metropol illerde nüfus yoğunluğu nedeniyle koronavirüs vaka sayısı artışlarında ilk sırada.
Bu kabul edilebilir.
Hadi Adana, Hatay ve Mersin gibi illerde de Doğu ve Güneydoğu'nun yanı sıra Suriyeli gibi göçmenler açısından da 'göç alan şehirler' olduğunu kabul edelim.
Peki ya Samsun.
Neden böyle koronavirüs patladı.
Vaka sayılarının artışında Türkiye'nin ilk beşinde yer aldık.
Yoğun bakım doluluk oranında Mersin'den sonra ikinci sıraya gelene kadar 'Neden tedbirleri almadık'..
Samsun'da bu vaka sayılarının artışının başlıca nedenleri arasında 'yerel yetkililerin ve kurum ile kuruluşlardaki yöneticilerin sorumlulukları olduğuna inanıyorum'.
Öncelikle kaç kez uyardık.
Samsun'da özellikle AK Parti toplantılarına ara vermedi.
Kendi içlerindeki toplantıları bırakın, mahalle toplantıları, temel atma gibi aktiviteleri sınırlandırmadı.
Halen vatandaş toplayıp, 'Fidan dikim töreni düzenleniyor bu kentte'.
Hem de neye rağmen;
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın cenaze, taziye, nikah ve düğün törenleri 30 kişiyi aşmayacak şekilde diye uyarı yapmasının yanı sıra 'yasak olmasına rağmen'..
AK Parti'de bir kaç kişi hariç neredeyse koronaya kapılmayan belediye başkanı kalmadı.
Vakalarla temaslı olanlar 'Ben test yaptırdım diyerek', halen halkın arasında dolaşıyor, toplantılar düzenliyor.
Dikkat edin MHP'de, SP'de hatta CHP'de ve İYİ Parti'de vaka sayısı bir hayli düşük. Ya da toplu olarak 'korona vakası haberleri' gelmiyor.
Bireysel, parti içi değil farklı yerlerden 'bulaş durumları görülüyor'.
Neden, çünkü 'toplantıydı, eğitimdi, istişareydi' gibi konulara ara verdiler.
Bu; bu kadar basit.
Kente ikinci sorun; Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ndeki test kuyruklarıdır.
Sağlam giden bile 'oradaki sırada, testi pozitif çıkacak kişilerle arkalı önlü duruyor'.
Bu sorun bir türlü çözülemedi.
Hastane yönetimi bu konuda yetersiz kaldı.
Sonra bazı kurumlarda öyle bir yöneticilik şekli var ki; adeta koronaya davetiye çıkarıyor.
Vatandaşın korona nedeniyle 'zorunlu olmadıkça gittiği kurumların çoğu esnek çalışma modeline geçemedi.
Müdür bey çağırdı diye bir adet var Samsun'da.
Geçtiğimiz gün bir sendika başkanı aradı.
"Müdüre diyorum ki; kimse gelmiyor, gereksiz personeli buraya getirmenin anlamı yok. Temas oluyor. Ama anlatamıyorum. Sonuçta kaç kişinin testi pozitif çıktı'.
İsim vermek istemiyorum ama;
Kriz yönetimi noktasında sıkıntı var.
Kaldı ki Samsun Valisi Zülkif Dağlı bu konuda, esnek.
Vatandaşın işini aksatmadan tedbirinizi alın diyor.
Bunu kendisinden de duyduğum için yazıyorum.
Yani kurum yöneticilerine 'yetki veriyor'.
Ama gelin görün ki; özellikle belediyelerde 'adeta korona kol geziyor'.
Samsun Adliyesi ise çok zor durumda.
Halkın da giriş çıkışı olduğu için bir çok avukat, hakim, savcı adliye çalışanı 'karantinada ya da aktif vaka'.
Ve Suriyeliler ile yabancı uyruklu diğer göçmenler.
Geçtiğimiz günlerde bir vatandaş fotoğraf atmış Göç İdaresi'nin önünden.
Öyle bir yığılma var ki; koronanın bayram yapacağı bir yer adeta.
Ne gerek var böylesi kuyruklara.
İstanbul'da İstiklal Caddesi'ne bile aynı anda 700 kişiye izin veriliyor.
Günlük bir kota koyup, randevulu sisteme geçilemez mi bir çok kurum ve kuruluşta.
Sonuçta geldiğimiz noktada artık 'sıkı tedbirlerin alınması gerekiyor'.
Hem de Samsun'a özel.
Türkiye geneli için ortaya konulan yasaklar demek ki, Samsun için yeterli değil.
Hastane koridorları daha 'yoğun bakıma çevrilmiş bir durumdayken', aşı gelinceye kadar tedbirler artırılmazsa, özel tedbirler uygulanmazsa, "Yüzde 81'lik yoğun bakım doluluk oranı', çabuk tükenir, gırtlağa dayanır.
O nedenle Samsun İl Pandemi Kurulu bu konuyu acil masaya yatırmalı.
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın il il durumu açıklaması, Samsun ve benzeri 5 il için alarm vermesi, "Kendi ölçeğinizde bir şeyler yapın demek' olarak algılanmalıdır.
Vali Dağlı ve İl Sağlık Müdürlüğü, kentteki kırmızı alarmı, 'normale çevirmek için elini çabuk tutmalıdır'.
İnşallah hafta sonları konulan yasaklar işe yaramıştır diye düşünüyorum.
Ama kesinlikle, aşı yapılmasına başlanacak sürece kadar "Samsun'a özel bir tedbir çalışması şarttır'.
Sonra çok geç olabilir.

Bakan Koca uyardı: Samsun’da yüzde 81 yoğun bakımlar dolu

Vali Zülkif Dağlı
************************************
BELEDİYELERİN 'SICAK
YEMEK' SEFERBERLİĞİ..
Bu arada, iki gün evlerde kalan vatandaşların imdadına koşan, dar gelirli ailelerin evlerine sıcak yemek gönderen, ihtiyaçlarını karşılayan tüm belediyelere teşekkür ediyorum.
Cuma gününden itibaren tüm belediyeleri arkadaşlarımız aradı ve hafta sonu kısıtlamasında dar gelirliler için ne yapacaklarını sorguladı.
Böylece yardım yapan, muhtaçların sofrasına sıcak yemek koyan belediyeler de 'diğerlerine hatta Türkiye'ye örnek oldu'.
Bu konuda yanıt veremeyen belediyelerin 'sosyal belediyecilik' anlayışını vatandaş sorgulayacaktır elbette.
Havza, Ayvacık ve Ladik ile Yakakent'in dışındaki Büyükşehir dahil, tüm belediyelerin dar gelirliye sıcak yemek ve gıda kolisi göndermesi 'yürekleri ısıtan' bir durum.
Havza, Ayvacık ve Ladik ile Yakakent'in 'vatandaşın yardımına nasıl koştuklarını' tüm çabamıza rağmen öğrenemedik.
Umarım 'Oradaki yoksul vatandaşlara da' el uzatmışlardır da; biz yanılmış ve doğru bilgiye ulaşamış olalım.
Çünkü belediye bugünlerde 'vefa noktasında' yoksa ne zaman, olacak ki.
Bu konuda başkanların, 'çalışması olmuş ve iletememişlerse; "Her zaman sayfalarımız açık'..
Mutlu oluruz.
Bu süreç ancak yardımlaşma ile atlatılabilir.

Yürekleri ısıttılar