Hiç bir dönem olmadı ki; Samsun'da kurumların içinde bu kadar karışıklık olmasın..
Kimin eli kimin cebinde adeta.
Her gün bir dosya, her gün bir iddia..
Belediyeler zaten almış başını gidiyor.
Hangisini tutsan elinde kalır.
Rutin çalışmaların dışında yapılan 'vatandaşa dokunan bir hizmet yok'.
Bazılarını ayrı tutuyorum.
Onları zaten basında çıkan haberlerinden, icraatlarından görüyorsunuz..
Dişe dokunmasa da 'yine de bir şeyler yapmaya, özel çaba harcamaya çalıyorlar'.
Pandemi bahanesiyle 'bir çok kurumda birimler çalışmaz halde'..
Çalışanların korona olmasından değil, 'risk ortamını azaltmak için'..
Ama tedbirsizlik nedeniyle işler yürütülemez halde.
Sayıp, hangileri olduğunu belirtip, nokta atışı yapmak istemiyorum ama vatandaş gittiği zaman görüyor zaten.
Hele ki; kurumlar içindeki çekişmeler, yaşanan inanılmaz olaylar, şaibeli ihaleler, görevden almalar, ya da almak için yapılan entrikalar bitmiyor.
İnanın her gün bir senaryo dinliyorum.
O müdür bunu yaptı, o müdür şunu yemek için bir oyun içinde, ya da müdürü görevinden aldırmak için daha alttakilerin çabaları..
Bir bir bu dosyalar önümüzdeki günlerde gündeminize gelecek ama 'benim üzüntüm Samsun için'..
Çünkü Samsun'un iyi yönetilemediği gerçeği var ortada.
Vali Zülkif Dağlı'nın görevine geleli kısa süre olması nedeniyle 'belki duruma hakim olmaya çalışıyor’ ama sanırım, öncelikle geçmişten gelen olayları ayıklamaya çalışıyor..
Ama Samsun kolay bir yer değil.
Ahbap çavuş ilişkilerin ve ‘adamcılık’ çabalarını görmek için ‘kent hafızası da kolay oluşmuyor’.
Bazı kurumlarda yaşananları duyunca, 'şok oluyorum'..
Gerçekten acil el atılması gerekir. Çünkü iş ‘çalışmamaktan, çalıştırmamaktan öteye’, ahlak noktasında’ sıkıntılara doğru yol alıyor.
Samsun'un siyasilerinin arasında 'bir birliktelik olmaması da bu konuda çok etkili'.
Hiç bir şey yürümüyor. Herkes birbirinin açığını arıyor..
O nedenle de iş güç peşinde olmayan bildiğini okuyor.
Eskiden olsa, bir sorun olan kurum üzerinde çalışma yapılır, sorun neyse kökünden halledilirdi.
Ancak şimdi böyle değil. Allah'a emanet.
Tam bir ilgisizlik, her şey kendi haline bırakılmış durumda.
Düşünsenize, 'Sahte bir müfettiş, disiplin soruşturması için geldiğini söyleyip, bir kurumda ifade bile alabiliyor Samsun'da'..
Ne oldu sonucu, sahte müfettişle ilgili bir soruşturma var mı?..
O konuyla ilgili 'kamuoyunu aydınlatıcı bir açıklama yapıldı mı?..
Bu kişi gerçekten bakanlıktan maaşını alan bir soruşturmacı mı?..
Bakın Samsun'da pandemi vakası yüzde 40 oranında arttı.
Hastanelerin yönetimlerinde daha önce sıkıntılar olduğunu yazmıştım.
Başka basın organlarında da 'bu sıkıntılarla ilgili sürekli bir şeyler yazılıyor'.
Şöyle bir süreçte, hastanelerin yönetimlerinin yeterli olup olmadığıyla ilgili bir çalışma yapıldığını duydunuz mu hiç?..
Ya da görev değişikliği..
Kaldı ki; bir kurumda yaşanan ihale yolsuzluklarıyla ilgili bizim gazetemiz de defalarca yazdı, çizdi, belgeler yayınladı;
O olayların sonucu, soruşturması ne oldu belli değil.
Bu kentte bir ilçe belediyesi 'kaçak yapı yapabiliyor, gazetemiz haber yapınca da, yıkabiliyor';
Anlayabiliyor musunuz, sorunun ne kadar büyük olduğunu ve hangi noktaya geldiğini.
Ya da 'sokak hayvanlarının konulduğu barınakta hayvanların sağlıksız durumunu ortaya koyan vatandaşların iddiasına 'dava açacağız' gibi garip çıkışlar yapılıyor.
Sonra o paylaşım kaldırılsa da, 'sorunu çözelim, vatandaşı ikna edelim gibi bir yaklaşım olmaması ne kadar üzücü'..
Samsun ve ilçelerine yapacak üç otopark için yapılan ihaleye tek firma katılıyor o da İstanbul'dan.
Peki bu otopark ihalesiyle ilgili ve sonuçlarını anlatan 'en üst yetkiliden bir açıklama duydunuz mu siz'..
Kim için yapılıyor bu hizmetler vatandaş için. O zaman her şeyin şeffaf olması gerekmez mi?..
Yine anlatacak o kadar çok şey var ki;
Bazıları buradan yazacak kadar 'rutin bir konu bile değil'..
Söylemesi bile utanç verici.
Merak ettiğim bir konu var ki; kimse merak etmiyor mu acaba, "Sizde şu konularda belgeler var, gazetenizde bir kısmını yayınladınız, acaba başka neler var. İdari ya da adli soruşturma için gerekli' diye..
Gazeteciliğe dün başlamadık.
Bu işlerin nasıl yürüdüğünü biliriz.
Bir belge yayınlayınca, 'bazı kurumlar harekete geçer, konuyla ilgili detayları isterlerdi'.
Biz de yardımcı olurduk.
Şimdi acaba diyorum ne oldu da, 'bu kadar umursuz bir dönemden geçiyoruz'.
Neden kimse ilgilenmiyor.
Dün bir şey duydum.
Duyum şeklimde aslında garip.
Yine bir kurumda yaşananlarla ilgili biriyle görüşüyorum aklıma bir soru geldi.
Bu konuyu bir yetkiliye anlatmadınız mı dedim.
'Anlattım' dedi.
Kim diye sordum;
Bir siyasiye..
'Niye ona gittin' dedim.
Ben gitmedim, o konuyla ilgili 'onlar beni aradı, ne oluyor öğrenmek istediler' dedi.
İyi de Devlet nerede?..
Devletin kurumları, arz makamı, yetkilileri amiri, müdürü bu işi sorgulayacak kişilere ne oldu?..
Böyle mi çözülür bir kurumdaki mesele.
Ondan sonra da çözüm bekliyoruz öyle mi?.
Yani o kadar çok konu var ki, inanamazsınız..
Mesela geçtiğimiz günlerde Asri Mezarlık'ta ağaçlar kesiliyordu.
Yeni fidanlar dikeceklerini söylemişlerdi.
Şimdi yapılanlar farklı.
Tam tersi düzleniyor ve 'yeni mezar yeri olarak hazırlanıyor' adeta.
Vatandaşların gözü mezarlıkta. Her olayı dikkatle izliyorlar.
Yani bu konuyla ilgili bile 'tek yanıt yok'.
Böyle giderse, bu konulara el atılmazsa ne olur..
En basitinden; şimdi olduğu gibi bu kentte işler yürümez.
Kısır çekişmelerin arasında olan da vatandaşa olur.
O zaman 'Bu vatandaşın alması gereken hizmet alınmadığı gibi', parası da çarçur olur.
Bir süre sonra ise;
'Sadece yolsuzluklarla ve usulsüzlüklerle ilgili soruşturmalar, iddialar, birbirlerine attığı çamurlar nedeniyle', kurumlar iş yapamaz hale gelebilir.
O nedenle de bazı kurumlar 'iş değil, koridor dedikoduları nedeniyle' kilitlenmiş durumda..
Hangisinden başlanacak 'ben de şaşkınım'..