Gittikçe çember daralıyor.
Hemen her yerden yıkım sesleri ve mülk sahiplerinin isyanı geliyor.
Öyle belli bir bölgeden bahsetmiyorum.
Nereye baksan yıkım ya da yıkım hazırlığı var.
İnsanların uykuları kaçmış.
Geceleri uyuyamıyor.
Kapının zili çalsa postacı tebligat mı getirdi diye yüreği hopluyor.
Esnaf kapıdan içeri elinde zarfla biri girse, artık düğün davetiyesi, nişan davetiyesi diye 'bakmıyor'.
Belediyeden yazı mı geldi acaba diyerek, eli ayağı titriyor.
Moraller bozuk.
Yıkım tehdidi altında olan hemen herkes 'Yıllardır oturduğu, esnaflık yaptığı yerden çıkmanın ve nereye taşınacağının hesaplarını yapıyor.'
Artık sohbetlerin, selamlaşmanın konusu değişti.
Senin tebligat geldi mi?..
En çok sorulan soru?.
Kaç lira değer biçmişler sonra geliyor?.
Avukat ne diyor ise diğer bir soru.
Eskiden bu korku Saathane Meydanı esnafında vardı, şimdi sardı hemen her yeri.
Her yeri derken, kıyı mahallelerdeki kentsel dönüşümlerin 'adı var kendi yok'.
Rant yok çünkü.
Ama Saathane, Cumhuriyet Meydanı çevresi, Çiftlik Caddesi üst tarafı yangın yerine dönmüş durumda.
Bir esnaf geldi '200 bin lira sırf dekorasyona harcadım, 10 yıl önce 200 bin liraya aldığım yere, 215 bin lira fiyat biçmiş, bilir kişi..
Peki ne yapacaksın diye sordum.
Dava açtık bekliyoruz dedi.
Sonra da Samsun'dan gitmeyi planlıyor.
Bu kent son yıllarda insanı yormaya başladı, çok yoruldum diyor.
Bir diğer esnaf ise Atakum'a taşınacağım, buralar rant yerine döndü diye sitem etti.
Bakıyorum da davaların sayısı her geçen gün artıyor.
Çiftlik Caddesi'nin üst kısmına otopark yapılacakmış.
Bayağı bina bloklar halinde yıkılacak.
Binlerce kişiyi etkileyecek.
Semtte hemen herkesin moralleri sıfır.
Saathane esnafı zaten 10 yıldır adliye koridorlarında.
Ama şimdi yeni yıkılan yerlerin yapımıyla dertli.
Yapım maliyetlerinin kendilerinden istendiğini öne sürüyorlar.
Bir dayanışma grubu bile kurmuşlar.
Birlikte hareket edelim diyorlar.
Cumhuriyet Meydanı çevresi esnafı ise 'tedirgin bekliyor'.
Şimdi mahkeme durdurdu ama 4 hektarı 5'e çıkarır Büyükşehir, yine yıkar buraları diye düşünüyorlar.
Ne garip aslında.
Samsun'un çarpık yerleşim bölgeleri kentsel dönüşüm bekliyor ama Büyükşehir Belediyesi'nin önceliği rant bölgeleri.
Para eden yerler.
Şehrin kalbi hemen hepsi.
Halka hizmet öncelik olmalı ancak, gözde yerler en öncelikli yerler haline geldi.
Bulvar üstünde kentsel dönüşüm yapılması gereken yerler yok mu?.
Var elbette.
Peki niye öncelik Çiftlik Caddesi üstü.
Ya da Cumhuriyet Meydanı.
Veya Yalı Kafe'nin yeri.
Ve Kültür Park.
Gülsan esnafı daha yeni yerimizi nasıl alacağız diye kara kara düşünürken, daha bir çok mağdur oluşturmanın bu kente, ticaretine ne faydası var acaba.
Kültür Park demişken, orası daha şimdiden yılan hikayesine döndü.
Biliyorsunuz, 5 milyon 300 bin liraya kent yönetim merkezi işi ihale edilmişti.
Müteahhit yüzde 20 kadar iş yaptı ama Büyükşehir ihaleyi iptal etti.
Nedenini bilmiyorum.
Kendileri de açıklamaları için şimdilik muamma.
İkinci kez ise 9 milyon lira bedelle işi ihaleye çıkardılar.
Yaklaşık 4 milyon lira fark, sizin bizim cebimizden çıkacak.
Ama asıl sıkıntı, İmar Kanunu'na göre bilir kişi heyeti, kent yönetim merkezinin yapıldığı yeri Kıyı Kanunu'na aykırı bulmuş.
Mimarlar Odası zaten dava açmıştı.
Takip ediyorlar.
Yani betonlaştırdıkları yer, sıkıntılı. Kıyı kenar çizgisi içinde.
Bir de oraya minibüs terminali yapacaklar.
Davalar, Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir'in görev süresi içinde tamamlanır mı?..
Çok zor. Şurada 2,5 yıldan az süre kaldı.
Yani arkasında açılmış bir sürü dava bırakacak gibi görülüyor.
Ve bana göre de 'yapılmaması gereken bir yere parkı yıkıp, kent yönetim merkezi ve minibüs terminali yapmak'; çok mantıklı bir iş değil.
Samsunlunun şu arada en çok söylediği söze gelince;
İşi gücü bıraktık, tüm sorunları askıya aldık, davalarla uğraşıyoruz.
Ne günlere kaldık.
Her yerden dava sesi geliyor.
Benim asıl merak ettiğim konu ise başka.
Erken ya da zamanında eninde sonunda seçim olacak.
Peki AK Parti bu kadar gürültüyle Samsun'da seçime nasıl gidecek?
İşte bu sorunun yanıtı, dava dosyalarında olmaz..
Ben yaptım oldu diyenlerden de yanıtı çıkmaz.
Bu sorunun yanıtı, seçimlerin mutlak hakemi olan;
Seçmen de..
Yani sandıkta.
(29).jpeg)
(24).jpeg)
Samsun'da gündem yıkımlar ve yıkılacak bölgeler.
.jpg)
Mustafa Demir