Samsun'da yaşayan 58 yaşındaki emekli Rabia Takış, bir tesadüfle başladığı geleneksel Türk el sanatı çarpana dokumayı gelecek kuşaklara aktarmak için büyük bir tutkuyla çalışıyor. 16 yıl önce sokakta yürürken gördüğü bir kurs afişiyle hayatı değişen Takış, bugün Orta Asya'dan Anadolu'ya uzanan bu kadim kültürü ilmek ilmek dokuyor.
BİR AFİŞLE BAŞLAYAN SANAT YOLCULUĞU
Bir çocuk annesi ev hanımı Rabia Takış, 16 yıl önce Samsun Halk Eğitimi Merkezi'nin bir afişi sayesinde çarpana dokuma ile tanıştı. Kursun ardından yeteneğini geliştiren Takış, Samsun Olgunlaşma Enstitüsü'nde Dekoratif El Sanatları Bölümü'nü bitirdi. Türklerin tarih boyunca çadırlarında, sepetlerinde ve çocuklarını taşırken kullandıkları bu dar şeritli dokuma tekniğinde uzmanlaşan Takış, bir dönem halk eğitimi merkezlerinde eğitmenlik de yaptı.
HER MOTİFTE AYRI BİR HİKAYE VE DUYGU
Çocukluğunda babaannesinin iplik boyayıp kazak örmesinden etkilendiğini belirten Takış, çarpananın kendisi için sadece bir iş değil, bir bağ kurma biçimi olduğunu ifade ediyor. Her motifin bir anlam taşıdığını söyleyen Rabia Takış, "O insanlar ne hissetti, ne düşündü? Onlar beni çok etkiliyordu. Ben de her motifte o duyguları yaşayarak dokuyorum. Esas hedefim bu unutulmaya yüz tutmuş kadim sanatı yeni nesle aktarmak" dedi.
DİKKAT VE SABIR İSTEYEN ZORLU BİR SÜREÇ
Çarpana dokumanın hatayı asla kabul etmeyen, yüksek dikkat gerektiren bir sanat olduğunu vurgulayan Takış, üretim sürecinin zorluklarını şu sözlerle anlattı: "Bir rengi yanlış delikten geçirirseniz tüm desen değişiyor. Çok detaycı olmak gerekiyor. Bazen bir ürün için 15 gün uğraşıyorum, söküp tekrar yapıyorum." Samsun'da açılan sergilerde ürünlerini tanıtan ve satış yapan Takış, bileklik ve kolyeler hediye ederek bu kültürü çevresine tanıtmaya devam ediyor.

Anadolu Ajansı

