Samsunspor'da artık sabırlar taştı, bazı soruların açıkça konuşulması ve bazı kararların da ciddi şekilde alınması gerekiyor.
Trabzonspor maçındaki skordan bağımsız, gelecek adına ne vaat ediyorsunuz?
Samsunspor Başkanı Yüksel Yıldırım'ın iş dünyasındaki başarısını, ticari zekâsını ve profesyonel yaklaşımını hepimiz biliyoruz.
İş hayatında duygusallıktan uzak, gerektiğinde radikal kararlar alabilen bir iş insanı.
Ancak aynı Yüksel Yıldırım, Samsunspor'da neden bunu yapamıyor?
Futbol Direktörü Fuat Çapa konusunda neden bu kadar ısrarcı olduğunu anlamakta güçlük çekiyorum.
Peki ya Teknik Direktör Thorsten Fink?
Sahadaki futbol, takımın ortaya koyduğu performans ve kadro tercihleri ortadayken bu ısrarın sebebi ne?
Mesele sözleşme mi? Tazminat mı?
Eğer öyleyse iş dünyasında büyük yatırımlara imza atan Yüksel Yıldırım'ı bu rakamlar ne kadar düşündürebilir?
Yoksa mesele yalnızca para değil mi?
Bugün Samsunspor'da sorgulanması gereken yalnızca teknik direktörün tercihleri değil, futbol yapılanmasının tamamıdır.
Transfer planlamasından kadro mühendisliğine, teknik heyetin tercihlerinden sahadaki futbol anlayışına kadar uzanan bir sorumluluk zinciri var.
Bu zincirin bir ucunda Fuat Çapa, diğer ucunda Thorsten Fink bulunuyor.
İnsanın aklına ister istemez şu soru geliyor.
İçerde nasıl bir yapı kuruldu da dışarıdan bakıldığında değişmesi gerekenlerin değişmediği, sorgulanması gerekenlerin ise görevlerini sürdürdüğü bir görüntü var.
Samsunspor, kişilerin vazgeçilmez olduğu bir kulüp değildir.
Hiçbir futbol direktörü, hiçbir teknik direktör ya da her kimse, “Bu çöküşün altında imzasının olmadığını düşünüp ceketini alıp gitmeyi doğru bulmuyorsa” sözlerinde “tazminat” iması yapıyorsa mesajı doğru okunmak gerekir.
Gömleğin ilk düğmesini yanlış ilikleyen kim?
Başkan Yüksel Yıldırım'ın bunu sorgulaması gerekiyor.
Takım yapılanmasından sorumlu olan da sahadaki performanstan sorumlu olan da kendi payına düşeni kabul etmeli, Samsunspor'un bu çöküşten ayağa kalkmasına, yeni bir sayfa açmasına mâni olmamalıdır.
İş dünyasındaki kararlı Yüksel Yıldırım’ın, Samsunspor'un futbol yönetiminde de aynı kararlılığını ortaya koymalıdır.
“Zararın neresinden dönersen dön kardır…”
Ve yazımı şu notla tamamlamak istiyorum.
“Günlerdir hakkımda birçok yazı yazıldı. Yine bir kez daha tekrarlıyorum. Ben bu şehrin çocuğuyum. Bu şehrin ekmeğini yiyor, suyunu içiyorum. Samsun ve Samsunspor için yazıyorum. Bazen alkış alırız, bazen eleştiriliriz. Beni bilen bilir, bilmeyenler de bilenlere sorsun. Benim kimseye yanlışım olmaz, açık sözlü olmamın bazen bana zararı olur. Bunu da kabul ederim. Herkes beni eleştirebilir, kızabilir. Asla neden böyle söyledin demem. Lakin son dönemde bazı ahlaksızca ve bel altı yorumlar yapanlara sözüm şudur; bir kelam sohbet etmediğin, çayını içmediğin insan için yorumda bulunurken kırk kere düşün. Yüz yüze geliyoruz, kafanı çevirmek zorunda ne sen kal ne ben kalayım. Bu kadar.”