Samsun’un Ortak Akıl arayışı
10 Ekim'deki seçimleri yeniden kazanan Samsun Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu ile Meclis Başkanı Haluk Akyüz ve beraberindeki heyet, Ankara'da TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı ve Samsun Milletvekili Mehmet Muş'u ziyaret ederek Samsun'daki yatırımlarla ilgili bilgi alışverişinde bulunmuşlar.
TSO heyeti, Muş'tan Samsun'a yapılacak yatırımlara desteğini sürdürmesini talep etmiş.
Muş da Samsun'un gelişimini sürdürebilmesi için şehirde ortak aklın oluşturulması gerektiğine vurgu yapmış.
Görüşmede Samsun'un ekonomik potansiyeli de gündeme gelmiş.
Ki;
Samsun'un gelişmeye uygun kentlerden biri olduğu zaten bilinen bir durumdu.
Samsun'un var olan potansiyelini ortaya çıkaracak en önemli özelliklerinden biri coğrafi konumudur.
Ülkemin iki önemli akarsuyunun denize döküldüğü ve bu nedenle sulanabilir özellikteki iki ovası var bir kere.
Bu özellik için "Daha ne olsun?" denilebilir elbette.
Ve fakat...
Çarşamba ve Bafra ovalarındaki tarımsal üretimin, Samsun ekonomisini tek başına sürükleyecek özellikte olmadığı anlaşıldı.
Mesela tarımsal üretimi, tarımsal sanayi yatırımlarıyla bile destekleyemedi Samsun.
Şehir büyüyor ve dolayısıyla genç nüfusunun iş ve aş talepleri de artıyor hâliyle.
Yeni iş olanakları bulunmalı.
Bunun için de sanayinin geliştirilmesi lazım.
Samsun, sanayi yatırımı yapılacak arazilere de bolca sahip aslında.
Samsun'da o sanayi atılımının yapılabilmesi için eksik olan şey ise Mehmet Muş'un da işaret ettiği gibi "ortak akıl"dır.
Bu eksiklikten duyulan şikâyet de uzun yıllardır dillendiriliyor ancak, bölge halkının bireyci yapısal özelliğinden kaynaklı mıdır bilinmez o aklı bir türlü oluşturamamıştı.
Aynı şeyleri tekrar tekrar yaparak farklı sonuç alınamayacağı bilinen bir gerçekken Samsun, yıllardır o hatayı tekrarlamaya devam etti.
O yanlıştan kurtulmak için önünde bir fırsat doğmuşken üstelik.
Ki o fırsat, cerrahi alet üretimiydi.
Farklı bir üretim modeliydi.
Karma OSB'lerde imalat sanayisine dönük sanayileşme çabasından farklı olarak, ihtisaslaşmaya dönük bir üretim modeli geliştirmek adına Ahmet Bahadır ve kardeşlerinin başlattığı bu üretim, günümüzde 50 dolayında firmayla sürüyor olsa da Samsun, sanayi yatırımlarında aynı şeyleri yapma inadını yine de kıramadı.
Cerrahi alet üretiminde 20 yıl süren çabalara rağmen kümelenme modeli bile gerçekleşemedi.
Mehmet Muş'un yönlendirmesiyle Samsun'da şimdilerde yeni bir yatırım modeli gelişiyor.
İki gün önce bu köşede yayımlanan "Samsun Karadeniz gibi çırpınıyor" başlıklı yazımızda "Bu akıl, iyi akıl" diyerek anlatmaya çalıştığımız üretim modeli, Samsun Teknoloji OSB'nin yanı sıra Çarşamba'daki sanayi tesislerinde de bazı yatırımların savunma sanayisine yönlendirilmesini öngörüyor.
Bu plan çerçevesinde yeni bir üretim modelinin gelişebileceğine dair inancın artmakta olduğunu izliyoruz.
Yakakent Deniz Ürünleri Organize Sanayi Bölgesi ve Bafra'daki Sera OSB gibi ihtisas OSB'lerinin kurulmasına dair iradenin gelişiyor olması da Samsun ekonomisinin kabuğunu yırtma çabasını artıracak unsurlar olarak ön plana çıkıyor.
İSTİHDAM İÇİN UMUT VERİCİ GELİŞME
Samsun Valisi Orhan Tavlı'nın, aralarında bulunduğum gazetemiz ekibine Samsun'daki sanayi yatırımlarıyla ilgili bilgi verdiği şehir turu sırasında, OSB'lerdeki istihdam sayısının ilk etapta 13 binden 18 bine çıkacağı, daha sonra da 20 bine ulaşacağı açıklanmıştı.
Samsun ekonomisini "dürüm döner ekonomisinden" kurtaracak yeni sanayi modeliyle istihdam olanaklarının artacak olması elbette sevindirici bir gelişmedir.
Ve fakat...
Gaziantep OSB'lerinde 200 bini, Kayseri'de ise 120 bini bulan çalışan sayılarına bakıldığında, Samsun OSB'lerindeki çalışan sayısının 20 bine ulaşacak olmasına sevinelim elbette.
Ve fakat...
Sanayi bölgelerimizde çalışan sayımız yakın bir gelecekte 200 binli sayılara ulaşamayacak belki ama bu sayıyı 60-70 bin gibi rakamlara çıkarmak da pekâlâ mümkün.
Ortak akılla neden olmasın?
Yeter ki o ortak aklı oluşturalım.
Yorumlar (0)
Bu içerik için henüz onaylanmış yorum yok.




