Samsun Üniversitesi Rektörü’nden
Son günlerde Hazine ve Maliye Bakanlığının izni ve çizdiği sınırlar içinde kamuya açık, son derece şeffaf bir ihale ile üniversitemiz tarafından üç yıllık süre için kiralanan makam aracı ile ilgili haberler yapıldı. İlahiyatçı kimliğim de gündeme getirilerek gerek sözlü gerek yazılı olarak şahsıma yönelik çeşitli yakışıksız ithamlar ve imalarda bulunuldu. Bilindik bazı mahfillerce makam arabasından makam düşkünlüğümüze, makam odalarından makam merakımıza kadar insan onurunu zedeleyici söylemler geliştirilmeye başlandı. Makamın geçiciliğine inanan, insanın faniliğine iman etmiş biri olarak makamdan ne anladığımızı aşağıdaki satırlarla ifade etmek isteriz.
Herşeyden önce, gözümüz gibi korumamız gereken, her bir Samsunlunun katkısıyla günbegün büyütmeye ve niteliklerini arttırmaya memur olduğumuz, şehrimizin en güzide kurumlarından olmaya aday bir üniversitemiz var. Bu kurumu tesis etmek için çalışma arkadaşlarımla birlikte geliştirdiğimiz vizyonu, bugüne kadar yaptıklarımızı ve yakın gelecekte yapmayı planladıklarımızı anlatalım. Murad ederim ki, bu vesile ile kamuoyu ile daha yakın, doğrudan ve gerçek bilgilere dayalı bir iletişim ortamı sağlamış olalım.
Bugün itibarıyla Canik, Ballıca ve İlkadım’da üç yerleşkemiz var. Resmi olarak kurulmuş olan Tıp Fakültemizin kampüsü ile yakın gelecekte dörde çıkacak. Öncelikle, buraya kadar olan süreci özetleyelim. Bu kampüsler nasıl hayat buldu ve bulacak?
Üniversitemiz 18 Mayıs 2018’de kuruldu. 10 Eylül 2018 tarihinde kurucu rektör olarak arkadaşlarımla göreve başladık. Birkaç ay boyunca Ondokuz Mayıs Üniversitesinin tahsis ettiği mekanda çalıştık. Yeni nesil bir üniversite fikrinden hareketle Aralık 2018’de Ballıca Kampüsümüzde bulunan Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesinden çalışmalarımızı devam ettirdik. Canik Kampüsünün boş binalarının tarafımıza teslim edilmesinden sonra gerekli tadilatlar yapıldı. Rektörlük olarak en fazla öğrencimizin olduğu Kampüsümüzü kullanmaya başladık. Özellikle Canik ve Ballıca kampüslerimiz öğrencilerimizin gelmesiyle canlanmaya başladı.
Yeni kurulan bir üniversite olarak Canik ve Ballıca gibi şehir merkezine oldukça uzak yerleşkelerin tüm zorluklarına rağmen şehirle bütünleşme vizyonunu benimsedik. Şehirle bütünleşme ve şehir hayatına daha fazla katkı sunma düşüncesiyle talep ettiğimiz, Baro tarafından lokal olarak kullanılan eski valilik konutu Büyükşehir Belediyemiz ve milletvekillerimizin teveccühüyle rektörlük şehir ofisi olarak kullanılmak üzere üniversitemize tahsis edildi. Bir kısmı üniversite bütçemizden bir kısmı da şehrimizin hayırsever ailelerinden Yeşilyurt ailesinin değerli büyüğü sayın Mustafa Yeşilyurt Hocamızın şahsi katkılarıyla binanın restorasyonu yapıldı. Üniversitemizin bu üçüncü yerleşkesi Haziran 2019 tarihinden itibaren rektörlük şehir ofisi, Yabancılara Türkçe Öğretim Merkezi (DİLMER), büyük çoğunluğu iş dünyasından ve kamu çalışanlarından olan Uluslararası Ticaret Tezsiz Yüksek Lisans Programı (UTYLP) öğrencilerimizin eğitim gördüğü derslikler olarak kullanılmaktadır. Hafta sonları yine bu mekanda, pandemi öncesine kadar, Düşünce ve Sanat Araştırma Merkezimiz (DÜSAM) çeşitli atölye çalışmaları yürüttü, konuşmacılar ağırladı, ufuk turları yaptı. Bu binadaki makamımızın işlevi ve içeriği böyledir. Şehri burada ağırlamakta, vizyonumuzu paylaşmakta ve şehrin düşünce ufuklarına buradan açılmaktayız.
Biraz da Ballıca Kampüsümüzden bahsedelim. Ondokuz Mayıs Üniversitesi tarafından Üniversitemize devredilen Ballıca Kampüsünün devir işlemleri 2019 yılı ortalarında tamamlandı. İlk işimiz Uçuş Okulu olarak kullanan binanın restorasyonuydu. Bu güzide okul, bina ve içerik olarak yenilenerek ülkemizin en önemli uçuş okullarından biri haline geldi. Uçuş Okulumuz, Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültemiz, Mühendislik Fakültemiz üzerine daha fazla yoğunlaştık. Uçuş Okulunda herkesin kullanabildiği bir çalışma ofisimiz oldu. Çok mutlu olduk. Bu ofiste en az bir gün bizzat ben bulundum. Üniversitemiz rektör yardımcıları, uçuş okulu sorumlu müdürü toplantılarını burada yaptılar. Yeni kurduğumuz Mimarlık ve Tasarım Fakültesi hocaları da kampüs mekanı ile ilgili toplantılarını burada yapmaya başladılar. Hep birlikte çalışıyoruz. Çünkü Ballıca Kampüsümüzde “Türkiye’nin Az katlı, Çevreci, Yenilikçi ve Sürdürülebilir Kampüsü”nün ilk adımlarını atıyoruz. “Mekanı, Mirası, Hafızayı” korumaya niyetliyiz. TEKEL’den kalan 60 adet her biri 1000m2 olan hangarların fakülte binalarına dönüştürülmesi çalışmalarını başlattık. Bu kapsamda ilk etapta dönüştürmeyi planladığımız, Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi ile Mimarlık ve Tasarım Fakültelerinin mimari projelerini tamamladık. Artık sıra devletimiz-sivil toplum kuruluşlarımız-hayırseverlerimiz işbirliği modeli ile gerekli maddi kaynağı organize ederek ilgili fakülte binalarının restorasyon ve dönüşüm sürecini başlatmaya geldi.
Kampüs alanları ve fiziksel mekanlarımızla ilgili bu özetten sonra yaptığımız diğer çalışmalardan bazılarını sıralayalım:
* İlk yılımızda açtığımız 23 bölüm/programda 2800 civarında ön lisans ve lisans öğrencisiyle eğitim-öğretime başladık. Henüz ikinci yılımız olan bu yılda ise açılan bölüm sayımıza beş bölüm daha ilave ederek toplam 28 bölüm/programda 4000’in üzerinde öğrenci sayısına ulaştık. Bunun yanında 6’sı tezli biri tezsiz olmak üzere yedi lisansüstü program açtık. İki doktora programımız da YÖK’ten onay beklemektedir.
* Göreve geldiğimiz ilk günden beri tarım, sanayi, turizm ve sağlık kenti dediğimiz ilkadım şehri Samsun'umuzun ekonomik istihdam ve göçmen sorunlarına ilgisiz kalmayarak ulusal ve uluslararası düzeyde çeşitli raporlar hazırladık. Örneğin birçok mesleğin değişime uğradığı veya unutulmaya yüz tuttuğu günümüz dünyasında OKA bölgesinde yer alan hem işgücü arzedenler hem de işgücü talep edenler için “TR83 Bölgesi̇ Geleceğı̇n Mesleklerı̇ Kapsamında İşgücü ve Meslekı̇ Eğı̇tı̇m Sektör Analı̇zı̇” raporunu hazırladık. Yine COVID-19 salgınının Samsun ili ekonomisine etkilerini analiz etmek amacıyla Samsun’da faaliyet gösteren firmaların, COVID-19 salgınından birçok gösterge itibari ile nasıl ve hangi düzeyde etkilendiklerini, kamudan beklentilerini ve geleceğe ilişkin düşüncelerini tespit etmek amacıyla “COVID-19 Pandemisinin Samsun Ekonomisine Yansımaları” ismiyle il düzeyinde yapılan nitelikli bir araştırma raporu hazırladık.
* 2002’den beri uluslararası pazarlarda etkisini hissettiren Türk sivil havacılık sektörünün rekabet gücünü artırmak için pilot ihtiyacını karşılamak amacıyla Samsun Uçuş Akademisini, Türkiye’nin en önemli uçuş okulu haline getirdik.
* Öğrencilerimize vermiş olduğumuz destek ve Samsun Üniversitesi ailesine kazandırdığımız nitelikli akademisyenler sayesinde katılmış olduğumuz yarışmalardan derecelerle döndük. Çeşitli ödüller aldık. Kızılırmak roketi ile TEKNOFEST 2018 yüksek irtifa kategorisinde ikinci olduk. Samsun Roket Takımımız 2019’da ABD’de düzenlenen üniversiteler arası roket mühendisliği yarışmasında en iyi takım ruhu ödülünü aldı. TEKNOFEST 2020’de ise öğrencilerimiz Atakum Gençlik Merkezi Roket Takımı ile alçak irtifa kategorisinde birinci oldu. Yine 2020’de TÜBİTAK Efficiency Challenge Elektrikli Araç Yarışlarında Elektrikli ve Otonom Araç Takımımız kurul özel ödülüne layık görüldü.
* Sürekli Eğitim Merkezimiz aracılığıyla havacılık frezyolojisi, meteoroloji, aviyonik sistemler, kumanda edilebilir sistemler, hava aracı uçuş dinamiği, uçuş prensipleri ve İHA tanıtım ana başlıkları altında vermiş olduğumuz eğitimlerle geleceğin İHA pilotlarını yetiştiriyoruz.
* Sadece 2020 yılı içerisinde Samsun dışındaki illerin İŞKUR’ları da dahil olmak üzere 5 farklı program için eğitim modülü hazırladık. Yine 2020 yılı içerisinde Samsun Üniversitesi Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi onaylı 50 farklı programla toplamda 792 kişiye mesleki ve kişisel gelişime yönelik sertifika verdik.
* Karadeniz’in ilk ve tek Sosyal İnovasyon Merkezi’ni Samsun Üniversitesi bünyesinde kurduk.
* Samsun kamuoyunun yakından bildiği üzere 31 Ağustos 2020 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan 2916 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararıyla Samsun Üniversitesi Tıp Fakültesi kuruldu. İhalesi yapılan ve yakın zamanda temeli atılacak olan Samsun Şehir Hastanesi ile bütünleşik olarak hizmet verecek olan ve eğitim binası da bu Şehir Hastanesi içinde Sağlık Bakanlığımız tarafından inşa edilecek Tıp Fakültesinin hem Samsun şehri hem de ülkemiz için büyük bir kazanç olacağı muhakkaktır.
Sonuç olarak eğitim vizyonumuz, bölgesel ihtiyaçları ve üniversite-sanayi iş birliği başta olmak üzere Samsun şehri ve Karadeniz Bölgesi’nin ekonomisini ayakta tutan bütün sektörlerle ilişkilere öncelik vermektedir. Bu çerçevede;
* Karadeniz bölgesinin en büyük sağlık üssü konumunda olan Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesinin afilasyon sistemiyle bağlı olacağı Tıp Fakültesi,
* Denizcilik İşletmeleri Yönetimi, Ekonomi ve Finans, Uluslararası Ticaret ve İşletmecilik, Sağlık Yönetimi, İletişim Tasarımı ve Yönetimi gibi bölümleri içeren; disiplinlerarası yaklaşımın gereği olarak tarih, coğrafya, sosyoloji, psikoloji, edebiyat, mütercim tercümanlık, siyaset bilimi gibi sosyal bilim alanlarını bünyesinde barındıran İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi,
* kendi havaalanına ve pilotaj eğitimine sahip Sivil Havacılık Yüksekokulu ile Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi’nin yanı sıra,
* bölgedeki tek Yazılım Mühendisliği Bölümüne sahip olan makina, elektrik-elektronik, endüstri, biyomedikal alanlarını içeren Mühendislik Fakültesi,
* mekanları, içeriği ve akademik kadrosuyla benzerlerinden farklı ve özgün bir öğretim programı vadeden, ilk öğrencilerini 2021 Güz döneminde alacak olan Mimarlık ve Tasarım Fakültesi ile
* istihdama doğrudan katkı yapmayı hedefleyen Kavak Meslek Yüksekokulu ve Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu, şehrin ve bölgenin ihtiyaçları göz önünde bulundurularak planlanmış ve etkinleştirilmiştir.
İki yıllık rektörlük sürecinde neler yaptığımızı ve yapmayı planladığımızı görmek isleyenleri kampüslerimize davet ediyoruz. Yaptıklarımız ve yapmayı vadettiklerimizle ilgili her yapıcı ve yol gösterici eleştiri baş tacımızdır.
Sayın Valimiz, siyasetçilerimiz, mensuplarıyla iki üniversitemiz ve bürokratlarımız şehrimiz için var güçleriyle çalışmakta. Yazımızın başında da belirttiğimiz gibi Samsun Üniversitesi şehrimizin ikinci devlet üniversitesidir ve elbirliğiyle geliştirilmelidir. Açıkça ilan edelim ki, güzel bir şehre ardımızdan nitelikli bir üniversite bırakabilmek bizim için makamların en kıymetlisidir. İşimizi hakkıyla yapabilmek adına düşkünü olduğumuz, meraklısı olduğumuz makam budur.