Santral Ovanın Felaketi Olur
Paylaş

Santral Ovanın Felaketi Olur

Ekleme: 16.11.2019 09:36

SAOB, mahkemenin yürütmeyi durdurma kararı verdiği Çarşamba'daki biyokütle enerji santral projesinden vazgeçilmesi çağrısı yaptı. Dönem Koordinatörü Gürbüz, "Santralin yapılması, sit alanı olan Çarşamba Ovamız için felaket olur "dedi.

Samsun Akademik Meslek Odaları  Örgütleri Birlikteliği( SAOB), Samsun'un Çarşamba ilçesi Eğercili Mahallesi'ne Oltan Köleoğlu Enerji tarafından inşaasına başlanan ve mahkeme kararı ile yürürtmesi durdurulan biyokütle enerji santrali ile ilgili açıklama yaptı. İnşaat Mühendisleri Odası Samsun Şubesi hizmet binasında yapılan basın toplantısında birçok odanın yer aldığı SAOB adına Samsun Barosu Başkanı ve SAOB Dönem Koordinatörü Av.Kerami Gürbüz, açıklama yaptı. 

ÇARŞAMBA OVASI CEHENNEME DÖNECEK 

Gürbüz, açıklamasına Çarşamba Ovası'nın tarımsal sit alanı olduğuna dikkati çekerek başladı. Samsun'un tarım ürünleri ihtiyacının büyük bir bölümünün Çarşamba Ovası'ndan karşılandığına dikkati çeken Gürbüz, ovanın erozyon tehditi ile karşı karşıya olması nedeniyle koruma altına alındığına işaret etti. Gürbüz, "Adı geçen biokütle enerji santralinin resmi kayıtlardaki işletim raporuna göre günde 630 ton orman atığı ve tarımsal atık yakılarak günlük 38 ton külün oluşacağı, bu külün günlük 14,4 kg’lık kısmının bacasından havaya salınacağı, yine bu santralin düzenli, sürekli çalışabilmesi için de yılda asgari 230 bin ton tarımsal atığın temin edilerek depolanması gerektiği sabittir. Yine bu tesisin verimli çalışabilmesi Abdal Deresi’nden ve su kuyularından günlük çekilecek 1500 ton/gün su ile mümkün olabilecektir. Tesise alınan su 400 C ‘a kadar kaynatılacak, işletmede kullanıldıktan sonra 26 C olarak tekrar doğaya verilecektir "dedi. 

OVAMIZA KIYMAYIN 

"Yakıt yakan herhangi bir enerji santrali çok sayıda hava kirletici üretecektir, ancak biyokütle enerji santrallerinin kömür veya gazla çalışan enerji santrallerinden daha fazla kirlilik yaratmasına yol açan iki temel faktör vardır "diyen Gürbüz, "Biyoenerji endüstrisinin detaylı analizi, sektörün büyük bir kirletici olduğunu ortaya koymaktadır. Biyokütle enerji santrallerinin halk sağlığı üzerinde çok olumsuz etkileri vardır. Sağlık sorunlarının ve birçok hastalığın çevresel nedenlerden kaynaklandığı dikkate alındığında, bu santralin sağlık sorunlarını katlayarak artıracağı düşünülmektedir. Yaşanacak sağlık sorunları beraberinde ekonomik yük ve bunun tetikleyeceği yeni sosyal sorunları da getirecektir. Enerji üretim tesisinde suyun soğutmada kullanılarak yeniden yeraltına verilmesi nedeniyle sıcak suyun toprağa verilmesi bölgenin ve faunasının yok olmasına ve hatta mikro klimada iklim değişikliğine neden olacağı gibi, toprağa verilmeye çalışılan suyun saf su olmasının daha büyük tehlikelere neden olacağı aşikardır. Önümüzdeki yıllarda iklim değişikliği ve küresel ısınma gibi nedenlerle açlık, kıtlık gibi felaketlerle karşı karşıya kalınabileceğini de göz önünde tuttuğumuzda tehlikenin boyutu daha somut ortaya çıkmaktadır "ifadelerini kullandı. 

AYKIRI İŞLEMLER YAPILIYOR 

Biyokütle enerji santralinin zararlarını anlatmaya devam eden Baro Başkanı Gürbüz, "Elektrik üretim sektöründe yıllardır sağlıklı planlama yapılamadığı, üretim izinleri ve lisanslama işlemlerinde ülke gerçekleri, bölgesel, kentsel gerekliliklerin göz ardı edildiği iş bu biyokütle enerji santralinin de bu plansızlığın bir parçası olduğu değerlendirilmektedir. Elektrik üretiminde arz fazlası oluştuğu ve tesislerin kapasite kullanım oranları düştüğü, birim üretim maliyetlerinin arttığı ve ülke kaynaklarının israf edildiği, bu tesisin de bu sektördeki israfı artıracağı tartışmasızdır. Santral kurulmadan önce hem ÇED (Çevresel Etki Değerlendirmesi), hem de SED (Sağlık Etki Değerlendirmesi) uygulanması gerektiği halde, ÇED’in de SED’in de alınmaması hem bilimsel verilere, hem de somut gerçeklere aykırıdır. Böyle bir santral kurulmasında kamu yararı bulunmadığı gibi bu tesise izin verilmesi kamu hizmetinin bir gereği de değildir. Santral projesi ile bahçe atığı olan ve kereste sektöründe değerlendirilemeyen ağaç kökleri (çam, kızılağaç, kavak vb.), ince dallar, kesim ve budama artıkları, fındık kabuğu, fındık zürufu, pirinç çeltik kavuzu, hasat sonrasında tarım arazisi üzerinde kalan çeltik sapı, mısır sapı anız olarak yakılmadan toplanacak ve toplanan bu hammaddeler tesis bünyesinde yakılarak elektrik enerjisi üretileceği iddia ve beyan ediliyorsa da santralin düzenli, sürekli ve tam kapasite ile çalışabilmesi için bu bölgeden günlük 630 ton/gün, yıllık ise 230 bin 064 ton/yıl hammaddeyi temin etmesi gerekmektedir. Ancak nitelikleri sayılan bu malzemenin bu kadar ton olarak günlük yahut yıllık süreçte bu bölgeden temini mümkün değildir."

SANTRALİ DURDURUN ÇAĞRISI 

Açıklamanın son bölümünde santral projesinden vazgeçilmesi çağrısı yapan Baro Başkanı Gürbüz, " Yatırımcı kuruluşun ısrarlı biçimde tesisi limana yakın bir yere kurmak istemesi burada hammadde olarak dışarıdan taşınan çöplerin ve sair atıkların da yakılacağını düşündürmektedir ki bu da Çarşamba ovası ve Samsunumuz için bir felaket demektir .Anayasa’nın 56/1-2.m.si : “Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir.” hükmünü taşımaktadır. Anayasa’nın bu temel hükmü gereği devletin tüm ilgili kurumları ile yetkililerini Çarşamba’da inşaatı devam eden santrali derhal durdurmaya davet ediyoruz "ifadelerini kullandı. Zekeriya FIRAT 

Yorum Yap

* Güvenlik gereği ip adresiniz saklanmaktadır. 3. şahıslara kesinlikle paylaşılmamaktadır.