Samsun'da seçim sonrası suya yüzde 25 zam yapan Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı SASKİ'nin, su zammının iptali için açılan davanın görüldüğü 2. İdare Mahkemesi'ne gönderdiği 'gerekçelerini' okudum.
İnanın 'akaryakıta niye zam palıyor' diye sorulsa da benzer şeyler söylenir.
'Maliyetlerin artışı, personel giderleri' vs..
Sanki 'Belediyecilik bir hizmet kurumu değilmiş de, bir işletmeymiş gibi bir zam savunması' yapmışlar.
Eeeee ne yapalım yani.
*Zarar ediyorsunuz diye, ulaşıma da zammı yapacaksınız.
*Ya da cenaze hizmetlerinden ücret alınmıyor; zarar ediyoruz, maliyetler, yakıt giderleri, personel deyip, zam mı yapacaksınız.
*Belediyelerin sosyal tesisleri var. Özel sektörle, organizasyon firmalarıyla yarışırcasına, istihdamı önleyecek şekilde rekabet ederken, kimse ses çıkarmıyor ama.
İşiniz olmamasına rağmen kafeteryacılıkla, düğüncülükle kar ederken sorun yok, vatandaşa 'suya erişim hakkı' gibi temel göreviniz olan işe gelince maliyetleri zam için gerekçe olarak göstereceksiniz öyle mi?..
Hem de bunu yaparken, 30 Büyükşehir'de en ucuz su gibi yanıltıcı olduğu iddia edilen bilgilerle..
Gerçi rakamları da 'gazetemizde bulabilirsiniz..
İstanbul'dan sonra 3 kuruş eksiğiyle Samsun en pahalı su hizmeti veren ikinci İl.
İnanın ben SASKİ'den daha anlaşılır bir savunma beklerdim.
Gönül belediyeciliği kapsamında olmasını isterdim.
Vatandaşa hizmet anlamında sözler görmeyi umut ederdim.
Hatta madem zarar ediyordunuz, neden seçimden önce yüzde onbeş indirim yaptığınızı da 'açık açık' yazmanızı da görmek isterdim.
Tabi ki Yargıya savunma yaparken, seçim üzeriydi yüzde 15 indirim yaptık, sonra da yüzde 25 zam yaptık demenizi beklemedim..
Ama daha önceki Başkan Zihni Şahin'in de açıkladığı gibi, "Enflasyonla mücadele kapsamında, Hazine Bakanlığı'nın talebi üzerine, seçim öncesi Ocak ayında indirim yaptık diyebilirdiniz.
Şimdi soru şu..
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ve Hazine Bakanı Albayrak'ın 'Enflasyonla ilgili mücadelesi son mu buldu da' siz bu zammı yaptınız.?
Merkez Bankası'nın faiz indirimi 'enflasyonla mücadele değil mi?..
Kim var bu kararların arkasında..
Eski Belediyeci olan Sayın Erdoğan ve Albayrak, 'içme suyunun maliyetlerini, personel giderlerini sizin kadar bilmiyor mu?..
Bence en alasından biliyorlar.
O nedenle de 'suya yüzde 15 indirim yapılmasıyla ilgili Samsun Büyükşehir Belediyesi'ne o dönem bu talebi ilettiler.
Sorunun muhatapları tabi ki, Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir, SASKİ Genel Müdürü Fatih Yıldız ve tabi ki, su zammına el kaldıran Büyükşehir Meclis üyeleri..
Yargıya verilen savunma elbette farklı olacak ama hem AK Parti içinde hem de vatandaşlar, şu yukarıdaki soruları soruyor.
Sonuç olarak;
SASKİ'nin mahkemeye verdiği zammın gerekçeleri 'Türkiye'nin gerçekleriyle ve belediyecilik açısından' bana göre örtüşmeyen nitelikte.
Çünkü herkes zorda..
Vatandaşlar çok daha zorda..
Belediyelerin borcu var ancak, bu vatandaşların sorunu değil ve hiçbir sorumluluğu da yok.
Belediyelerin kötü iradesi, orantısız borçlanmanın faturasının halka çıkarılması da kabul edilemez.
Bir vatandaş olarak, ben ikna olmadım SASKİ'nin savunmasndan.
Su zammı geri alınsın platformu da olmamış.
Su zammının geri alınması için düzenlenen imza kampanyasına imza atan vatandaşlar da aynı.
Rutin bir açıklama.
Beklentilerimin 'uzak ara yanından bile geçemez'.
30 büyükşehir içinde 'en ucuz su' sözü ise facia.
Gerçek bile değil.
İpotek kıskacında olan Büyükşehir, maliyet artışı ve personeli bahane edecekse; vay geldi halimize..
Durum vahim.
Yönetim zafiyeti her geçen gün, daha belirginleşiyor.
Böyle nereye kadar, "yolun sonu şimdiden görünüyor' gibi.
Yani 'ortada ne proje var, ne gözle görülen çalışma'..
Tek gündemimiz zam ve kredi talepleri ile ipotek..
Asfalta yama için bile 10 gün geçtiği şu dönemde; Allah bugünlerimizi aratmasın.
Kırmızı alarm..