Yaklaşık 45 gün önce, yoğun bakım ünitesinde tedavi görmekte olan rahmetli babamı son yolculuğuna uğurlamadan önce teslim aldığım Samsun Şehir Hastanesi'ne önceki gün yeniden gittim. Bu vesileyle, tedavisi sürecinde bizlerden ilgisini esirgemeyen Başhekim Doç. Dr. Mahmut Ulubay'a kolaylıklar dilerken, hastaneyle ilgili bilmediğim bazı ayrıntıları da öğrenme fırsatı buldum.
Öncelikle, hastaneyle ilgili bildiklerimizin aslında oldukça sınırlı olduğunu gördüm.
Ne biliyorduk mesela?
Hastanenin hizmete açıldığı ilk günlerde yaşanan ulaşım sorunu, şehir hastanesiyle ilgili en çok konuşulan konuydu.
O günlerde Samsun'da değildim ama bunu Başhekim Ulubay'a da sordum.
Yaşanan sıkıntıyı kabul etmekle birlikte, yol sorunundan kaynaklanan aksaklıkların önemli ölçüde hafiflediğini söyledi.
Başhekim Mahmut Ulubay ayrıca, raylı sistemin hastaneye ulaşmasıyla birlikte yapılacak 2 bin araçlık otoparkın yanı sıra, ayrıca şu anda Bakanlık onayında bulunan bin 300 araç kapasiteli beş katlı kapalı otoparkın tamamlanması ve yapımı süren bağlantı yollarının hizmete girmesiyle ulaşım sorununun büyük ölçüde çözüleceğini ifade etti.
Samsun Şehir Hastanesi'yle ilgili bildiğimiz bir başka gerçek de, hastanenin kamu yatırımı olarak yaptırılmış olması ve benzer şehir hastaneleri gibi kamunun sağlık kuruluşu olarak hizmet vermesiydi.
Samsun Şehir Hastanesi'nin kamu yatırımı olarak yapılmasını ise, bir dönem Sağlık Bakanlığı görevini üstlenen AK Parti Samsun Milletvekili Ahmet Demircan'a borçlu olduğumuz gerçeği de hastaneyle ilgili pek bilinmeyen ayrıntılar arasında yer alıyor.
Bilinmeyenlerden biri de polikliniklerde ve acil serviste her gün yaklaşık 15 bin hastaya hizmet veriliyor olması.
Hastane başlangıçta 900 yataklı olarak planlanmıştı.
Odalarının yaklaşık yarısı da tek kişilik olarak hizmet verecekti.
Bildiğiniz gibi, Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Samsun Üniversitesi Tıp Fakültesi arasında eğitim, araştırma ve sağlık hizmetlerinin birlikte yürütülmesine yönelik bir iş birliği bulunuyor.
Bu iş birliği yeni yerleşkede de devam edeceği için, Şehir Hastanesi hizmete başlayınca boşalacak binaya doğum ve çocuk hastanesi gibi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne bağlı birimlerin taşınması planlanmıştı.
Böylece boşalan Eğitim ve Araştırma Hastanesi binasının da Şehir Hastanesi'ne bağlı 600 yataklı ek bir birim olarak hizmet vermesi öngörülüyordu.
Ve fakat...
Gazi Devlet Hastanesi'nin mevcut binasında uzun yıllar daha hizmet vermesinin mümkün olmayacağı anlaşılınca, yaklaşık bir yıl önce planlamada değişikliğe gidildi.
Bu kez, Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin boşaltacağı binaya Gazi Devlet Hastanesi'nin taşınmasına karar verildi.
Bunun sonucu olarak da doğum ve çocuk hastanesi gibi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne bağlı diğer birimlerin Şehir Hastanesi'ne taşınması zorunlu hâle geldi.
Bu durumda, 900 yataklı ve büyük bölümü tek kişilik odalardan oluşacak şekilde planlanan Şehir Hastanesi'nde odalar yeniden düzenlendi.
Yatak kapasitesi 900'den bin 400'e çıkarıldı. Bunun sonucu olarak da her serviste yalnızca iki tek kişilik oda bırakıldı.
Planlama değişikliği, hastanenin kapasitesini artırmış olsa da tek kişilik odaların büyük ölçüde ortadan kalkmasına neden olmuş. Dolayısıyla bugün yaşanan yoğunluğun önemli bir kısmı, inşaat sürecinden değil sonradan yapılan plan değişikliğinden kaynaklanıyor
Doktor sayısıyla birlikte diğer sağlık personeli sayısı da doğal olarak arttı.
Böylece, başlangıçta 900 yataklı olarak planlanan hastanenin kapasitesi bin 400 yatağa çıkarılınca, artan personel için yeni çalışma alanları oluşturulması ihtiyacı da doğdu.
Şu anda Samsun Şehir Hastanesi'nde 900'ü uzman olmak üzere bin 150 doktor ve toplamda 6 binin üzerinde personel görev yapıyor.
Samsun Şehir Hastanesi sadece Samsun halkına hizmet vermiyor.
Tıpkı OMÜ Tıp Fakültesi Hastanesi gibi; Amasya, Çorum, Tokat, Sinop ve Ordu başta olmak üzere bölge illerinden gelen hastalara da tedavi ve bakım hizmeti sunuyor.
Rahmetli babamın tedavisi sırasında bütün personelden güler yüz gördüm.
Ancak A, B ve C bloklarından oluşan, 6 binin üzerinde personelin görev yaptığı böylesine büyük bir hastanede herkesin aynı duyarlılığı göstermesini beklemek elbette mümkün değil.
Nitekim idareye çeşitli şikâyetlerin ulaştığını da tahmin etmek zor değil.
Bu arada, Sağlık Kenti olma iddiasındaki Samsun aynı zamanda Spor Kenti ve Turizm Kenti olma hedefini de sürdürüyor.
Bu çerçevede dikkat çekici bir gelişmeyi de paylaşmak isterim.
Kültür ve Turizm Bakanlığı, bölgesel ölçekte verdiği hizmet nedeniyle Samsun Şehir Hastanesi'ni turizm belgeli işletmeler kapsamına almak için çalışma yürütüyor.
Samsun Şehir Hastanesi'yle ilgili çeşitli şikâyetler bize de ulaşıyor.
Bu nedenle aksayan yönleri eleştirmeyi sürdüreceğiz elbette. Ancak, turizm belgeli işletme niteliği kazanma yolunda atılan adımlar gibi olumlu gelişmeleri de kamuoyuyla paylaşmanın gazeteciliğin gereği olduğuna inanıyorum.