Açıkçası 'kar nedeniyle yolunun açılmasını isteyen hatta isyan eden 'vatandaşlara ben de çok kızıyorum çok.
Hele hele sosyal medyadan tepki gösterenler yok mu, abartının da bu kadarı olmaz..
Yani ne olmuş ne var bu kadar 'veryansın yapmaya'..
Sen unutma ki sade bir vatandaşsın. Yani 'Ne kadar para o kadar hizmet' bunu kabul edeceksin.
Kabulcü olacaksın, fırça atılmışsa sinene çekeceksin.
Kar yağmışsa evinde oturacaksın, kafanı bile çıkartmayacaksın dışarıya.
Aracının lastiğin kabaksa kımıldamayacaksın. Yoksa bir fırça da Genel Sekreter Yardımcısından yersin.
Kar yağmış senin sokak neyine kardeşim.
Köyde oturuyorsan al kazmayı küreği eline 'başının çaresine' bak.
Kendi kapını ulaşıma aç ki, herkesin kapısı açık olsun.
Yol kapalı kalmış, ne olacak ki. Milletin parasını senin için mi harcayacaklar.
Çatıdaki buzlara dikkat ederek kahveye kadar gitsen yeter.
Elektrikler yanmıyorsa, bağırıp çağırma, sorun etme.
Atalarını düşün.
Gaz lambası bulamasan da mum ışığında sobanın başında oturmanın keyfini çıkar.
YEDAŞ Genel Müdürü Rıdvan Aktürk'e de 'nostalji fotoğrafı at'..
İyi ki varsınız, bize 'eski köy günlerimizi yaşattınız' diye bir de :) simge koy...
Şehirde yaşıyorsan sakın çıkma dışarı. Memursan idari izin al.
Yok esnafsan açma işyerini. Paraya mı ihtiyacın var, her şey güllük gülistanlıkken..
İşe giderken raylıya binsen, sıkıntı; Çünkü bir çalışıp, bir çalışmıyor.
Hatta seferler sürüyor diye gazete çıkarmasına rağmen 'çok inanma' kalırsın yaya..
Dolmuşa binsen, kayma riski var..
Yürüme gitmeye kalksan, kaldırımlar buz tutmuş, bir de düşüp kıracaksın bir yerini, devletin milletin parası 'sana alçı, sargı bezi olarak harcanacak'..
Ne işin var dışarıda.
Şimdi koca Büyükşehir Belediyesi tutup da, milletin parasını sana mı harcayacak.
İstese Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz bir gecede sabaha kadar açar bütün yolları.
Ama yok öyle yağma.
Milletin parasını har vurup harman savurmaz başkan Yılmaz.
Tutumludur.
Kardan kapalı yollar için araç göndermek 'milletin parasının heba edilmesi olarak görülse de' Yörüklere yıkım için giden iş makinelerinin onlarla alakası yok.
O iş başka, bu iş başka. Yıkım başka, yol açma işi başka.
Yıkmak kolay, yapmak zor. Milli servet yerle bir edilse de 'Başkan Yılmaz yıkarım deyince' sözünü tutar. Yıkar geçer.
Söz konusu 'yıkımsa, gerisi teferruattır' çünkü. Milletin parasıyla milletin evi yıkılır.
Ama milletin parasıyla milletin yolları açılırsa, iki büklüm olur sonra.
İnanmayan attığı tweetlere baksın.
Açık açık yazmış bunları. Kusura bakmayın diye de eklemiş.
Ne güzel herkese vermiş ağzının payını Başkan Yusuf Ziya Yılmaz.
Milletin parasını ben böyle korurum, yetki bende demiş.
Allah zeval vermesin.. Paramız emin ellerde.
Belediyenin kasası ağzına kadar dolu olsa gerek.
Milletin parasını, karla mücadele için millete harcamayacak bir yöneticimiz var çok şükür..
O Başkan Yılmaz, sen vatandaş Rıza..
Milletin parasını senin için har vurup harman savuracak değil ya...
Sözün özü, günün sonu:
Samsun'da açılmayan açılamayan yollar, temizlenmeyen kaldırımlar nedeniyle; bilanço ağır oldu.
Buzda karda, kayan, düşen, yere kapaklanan vatandaşlardan yaklaşık 630 kişi kolunu bacağını kırdı.
Hastanelik oldu.
Bir o kadar da kırmayan incitmeyen olsa ne yazar.
Milletin parası; milletin iş makinesi sahaya çıkmayınca olacağı buydu.
2017 Ocak ayının başı tarihe böyle geçti.
Büyükşehir'in parasızlıktan iki büklüm olmaması için, 'sokaklar, yollar kendi haline bırakıldı'..
Vatandaş(a) kaydı..
Eee haliyle 'kırık çıkık işleri' derken, atlattık.
Güneş çıktı, yollar normale dönüyor.
Şimdi herkes duacı olsun.
Samsun bir daha böyle kış yaşamasın.
Çünkü 'iki büklüm olduk'...
Paylaş
Sen vatandaşsın kardeşim, kar var, otur yerine..
Ekleme: 04.02.2017 06:34
Güncelleme: 30.05.2026 21:55