Samsun'un çelik çekirdek, FETÖ'nün bölgesel üstü derken, bazıları 'demokrasi meydanlarında' sana ne diyerek bayrak sallıyordu, 'vatandaşın gözünün içine baka baka'.
FETÖ'cülerle 'ihalelerde kol kola' gezenler, 'Arazi rantıyla ilgili köylünün isyanlarını' duymayanlar 'Gök kulenin altında' çay yudumluyordu.
Şimdinin FETÖ tutukluları ile daha bir yıl öncesinde yemekli toplantılara katılıp, 'büyük fotoğraf için poz verenler' kimseyi umursamayanlar, 'şimdi ne olacak diye kara kara düşünüyor'.
Sağındaki hapiste, solundaki hapiste.
Önündeki de öyle, arkandaki de.
Bak hemen yanı başına 'eli kulağında'.
Birlikte 'beyazlar giyip çektirdiğiniz' fotoğrafa bak, kimi hapiste, kimi firarda.
Samsun'un tepesinde yükselen Gökdelen kule de şimdi gündemde.
Neden; çünkü kuleyi yapan şirketin müdürü, mali müşaviri FETÖ tutuklusu olarak cezaevinde.
Samsun Valiliği'nin açıklamalarına bakıp, 'ibret alınacak zamandır' bazıları için..
Samsun'u eyaletlere bölmüşler, böyle yönetmişler FETÖ'cüler.
Evler kurmuşlar, finansını sağlamışlar. Abiler görevlendirmişler, sorulara çalıştırmışlar. Hem de sınavlarda çıkan sorulara.
Sonra ne olmuş..
Büyük tesadüfler zinciri başlamış!..
O kişiler gelmiş, bir şekilde yolları kesişmiş, Büyükşehir Belediyesi'nin üst düzey yöneticileri ile mahkemelik olan Gökdelen Kule arazinde bir araya gelmiş.
Kimi pay sahibi, kimi müteahhit, kimi de şirket müdürü..
Sonra öyle tesadüf olmuş ki, tutuklanan Gökdelen Kule mali müşavir de bu ekibe katılmış.
Ne garip tesadüftür ki, Büyükşehir Belediyesi'nin Başkanvekili Turan Çakır'ın oğlunun ortağı olduğu şirket, o kulenin yapımını üstlenmiş.
Toprak sahipleri arasında Büyükşehir'in üst düzey yöneticileri var tabii ki; tesadüfen..
Hepsinin Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz'ın en yakın çalışma arkadaşları olması tesadüf değil, 'geçmişten gelen ekip'.
Zaten o da inkar etmiyor. Resmi kayıtlarda var.
O kule arazi için köylülerin açtığı davada arkadaşlarının lehine tanıklık yaptı ve 'bilirim o arazinin nasıl alındığını, nasıl imar geçtiğini' diye anlatıyor.
Yine Başkan Yılmaz’ın oğlum dediği, eşine kızım dediği Akın Özgün diye biri var ki, o da tesadüfen bu araziye 'eşinin üzerinden pay sahibi oldu'.
Hatta eşinin üzerindeki arazi payları belediyenin A Takımı'na devredildi, 'tesadüfen'.
A Takımı aynı sıra numarasıyla, aynı noterde tesadüfen bir aradaydı ve 'hisse paylarını aldılar'. Tavbi ki bu da büyük tesadüf. A Takımı ‘’şansı’.
Başkan Yılmaz'ın arazi davasında tanık olduğu, Büyükşehir Başkanvekili Turan Çakır'ın oğlunun kuleyi yapan şirketin ortağı olması, Büyükşehir'in A Takımı'nın katlarda pay sahibi olması, tesadüf gibi olsa da;
Gökdelen kulenin 20 yıllığına yetkili şirket müdürünün ve mali müşavirinin FETÖ'den tutuklanması, 'belediyeciler açısından kötü bir tesadüf mü işte onu bilemem'.
Onu soruşturmanın seyri belirleyecek, elbette.
Ama bu kadar tesadüfe biraz daha ek yapmak gerekirse, kafalar çok daha karışabilir.
Mesela; FETÖ'den tutuklanan işadamı Hüseyin Tozlu, Büyükşehir'in yaşlı bakım ihalesini alan tutuklu Dr. Ersin Yılmaz ile Gökdelen Kule Şirket Müdürü, Başkan Yılmaz ve Başkanvekili Turan Çakır ile 'yemekli toplantılarda da bir araya gelmişse'..
Ya da aynı fotoğraf karelerinde yer almışlarsa, 'bu kadar tesadüf olmaz’ denilebilir mi?...
İşte 'Şimdi ne olacak diyebileceğimiz' nokta belki de burası.
Hani kulede tesadüfler kötü talihte, ya 'Büyük fotoğrafta' nasıl oldu bu iş.
Aynı binada, aynı davette, aynı salonda, aynı karede, hatta aynı yemeğe kaşık sallamak ‘ne garip bir tesadüf’.
Gökdelen Kule nere, Tozlu giyim nere, Büyükşehir Belediye yetkilileri nere. FETÖ’den tutuklanan kişinin iş yeri nere?..
Bence en iyisi kafaları karıştırmayalım daha çok..
Vatandaşın başı döndü, 'Gök delen kuleye'' bakmaktan..
Yeni yılda, çelik çekirdekte kırılır, çekirdeğin özü de.
FETÖ'nün Samsun merkez üssü çökmek üzere..
Çekirdeğe bir adım kaldı demiştim ya daha önceki yazımda.
Şimdi söylüyorum.
Çekirdeğin kapısından girildi..
Herkese sağlıklı, huzurlu ve mutlu yeni bir yıl diliyorum..