Paylaş

Sizin de içiniz sızlamadı mı?..

Ekleme: 22.12.2020 18:12 Güncelleme: 30.05.2026 21:55

Geçtiğimiz gün Kent Haber'den Haydar Öztürk ile telefonda sohbet ediyorduk.  Konuşma arasında bir ara sana bir fotoğraf attım dedi.  Bir yandan konuşurken, bir yandan da fotoğrafa baktım.  Bo...

Geçtiğimiz gün Kent Haber'den Haydar Öztürk ile telefonda sohbet ediyorduk. 

Konuşma arasında bir ara sana bir fotoğraf attım dedi. 

Bir yandan konuşurken, bir yandan da fotoğrafa baktım. 

Boş kapağı açık bir buzdolabı vardı. 

Hayırdır 'bu nedir, kimin dolabı' diye sordum. 

İlkadım'da işsiz bir baba göndermiş bana fotoğrafı dedi. 

Dakikalarca baktım. Dondum kaldım adeta. 

Daha sonra çocuğunun boş dolap önündeki fotoğrafını da paylaşmış.

Onu da gördüm.

'Bu çocuğun canı zeytin, peynir istemez mi' diye sormuş baba. 

İçim sızladı adeta. 

Hani son günlerin 'kuru ekmek yiyorsa karnı toktur' tartışmasının bile ötesinde bir olaydı bu.

Çünkü aile gerçekten kuru ekmeğe muhtaç durumdaydı. 

Dolapta, ne zeytin, ne peynir ne yumurta ne de başka bir şey vardı. 

Bir şişe küçük su ve içinde ne olduğu belli olmayan bir tabak vardı. 

Yardımcı olalım dedim.

Haber yapmamızda bir sakınca var mı diye sor dedim. 

Şahsen de yardımcı olabiliriz diye de ilettim. 

Tamam abi dedi. 

Konuşmamız bitti ama benim aklımda o fotoğraflar kaldı. 

Bir yanda marketlerde uzun kuyruklar, yağma edercesine rafları boşaltanlar, bir yanda sofralarında her türlü yiyecek olanlar, bir yanda da 'vatandaş kuru ekmek yiyorsa toktur' diyen AK Partili Milletvekili Şahin Tin'ın o sözleri. 

İşte o aile kuru ekmeği de tüketmiş, onu da bulamayanlardandı çünkü. 

Haydar elini çabuk tuttu, haberi hemen yaptı.

Çünkü ailenin bekleyecek zamanı yoktu. 

Bizim arkadaşlara da konunun gündeme getirilmesini ve haber yapılmasını söyledim. 

İşsiz baba ceplerinde ekmek paralarının dahi olmadığını söylüyor. 

Aslında uzun yol şoförü ama pandemi nedeniyle işsiz.

Bir süre sonra Haydar Öztürk ile tekrar konuştum. 

İnternet sitesinde yayınlanır yayınlanmaz, bir çok kişi temas kurmuş.

Ailenin telefonunu isteyen de olmuş, yakın olanlar da hemen yardımlarına koşmuş. 

Çok şükür kısa sürede, ailenin o boş olan buzdolabı dolmaya başladı. 

Yardım kolileri de gitti, nakti yardım da. 

İçimiz ısındı o anlattıkça. 

Pandemi şartları nedeni ile işsiz kalan ve zor durumda olan kaç aile var acaba sadece Samsun'da.

Nice babalar aynı durumda. 

Nice anneler 'yemek kaynatamadığı' tenceresine 'bakıp dalıp gidiyor'. 

4 yaşındaki kızı ve eşiyle 'o baba çığlığını duyurdu' ama ya duyuramayanlar ne olacak. 

O aileye bu zamana kadar ulaşamayan ' belediyelere ne demeli'. 

İllaki herkes 'buzdolabının fotoğrafını paylaşmalı'. 

O nedenle özellikle yerel yöneticilerin, yani belediyelerin çok büyük sorumluluğu var bu konuda. 

Mahalle muhtarlarıyla görüşerek, kim ne haldedir, nasıl yaşar ne yer ne içer, takip etmeli. 

Sosyal belediyeciliğin en gerekli olduğu dönemden geçiyoruz. 

Herkes üzerine düşeni yapmalı. 

Kaldı ki; basın özellikle Samsun'da bu konuda olduğu gibi üzerine düşeni yapma gayreti içinde. 

Yerel yöneticileri uyarıyor, dar gelirli ailelerin 'zorda olanlara'  merhem olmaya çalışıyor. 

Kamuoyuyla paylaştığı gibi yerel yöneticileri de bizzat haber veriyor.

Dün haberi biz de yayınlanınca, inanın 'gördüklerimden çok mutlu oldum'.

Komşusu açken, tok yatmayanlar devri kapanmamış. 

Her ne kadar 'kuru ekmek yiyorsa aç değildir' gibi düşünenler olsa da, bir çok kişi sofrasındaki 'ekmeğini paylaşmak için harekete geçebiliyor'. 

Umarım Büyükşehir ve İlkadım Belediyesi de üzerlerine düşeni yapmıştır bu aile için. 

Bir ailenin karnı doysa ne olur demeyin. 

Sizin de içiniz sızlamadı mı?..

Belki bu aile gibi 'bizim mahallede de var mı' diye düşünenler olur, çevresine bir bakar. 

Bir ailenin de daha karnı doyar. 

Komşusuna sorar, bakkala sorar 'darda olan zorda olan bildiğin var mı' diye?..

Bir başka ailenin yardımına koşulur. Onların karnı doyar. 

Vesile olunur bir ailenin çocukları daha, karnı tok uyur. 

Çünkü;

İyilik bulaşıcıdır..

Koronadan korunalım ama 'iyiliği bulaştıralım'..

Bu soğuk kış gününde biraz daha içinizi ısıtayım;

Samsun Valisi Zülkif Dağlı da, Kaymakamlıklar aracılığıyla hem bu alie için hem de Çarşamba'da harabe bir evde yaşayan aile için harekete geçti. 

Yani o işsiz babanın son çare olarak gönderdiği boş buzdolabı fotoğrafı, sadece o aileye yardım çığlığına dönüşmedi; 

Belki de bir darda olan aileye 'yardım ulaşmasını sağlayacak'.

Çünkü iyilik bulaşması 'şu satırları yazdığım anda da sürüyordu'..

"Bildiğiniz başka bu durumda olan aile var mı diye soran bir çok yardımsever" olduğunu görmek çok mutlu edici..

Hatta bir belediye başkanı aradı ve 'Bizim ilçemizde haberdar olmadığımız ulaşamadığımız olabilir, varsa bildirin' dedi. 

Keşke her yönetici bu şekilde duyarlı olabilse..

O çığlığı duydular

Samsun'da bir baba evindeki boş buzdolabının fotoğrafını göndererek, yardım istedi. O çığlığı herkes duydu.

Yorum Yap

* Güvenlik gereği ip adresiniz saklanmaktadır. 3. şahıslara kesinlikle paylaşılmamaktadır.