Samsun'da bir STK'nın yönetim kurulu, çoğu işadamı 'kentin BÜYÜK ve önemli bir yerel yöneticisinin makamına gidiyor' bir süre önce.
Yaklaşık 10 kişi var.
Konu elbette yaşadığı kent olan Samsun'la ilgili ve bir konu üzerinde 'görüşlerini iletiyorlar'.
Konunun içeriğine çok girmeyeceğim ve kimler olduğunu da yazmayacağım.
Ama orada konuşulanları yazdığımda, orada konuk olanlar ve kim konuk ettiyse anlayacak olayı da, kendilerini de.
O kişiler bizdik, diyecekler.
O sözleri söyleyen de oydu diyecekler.
Sizlerde zaten detayları iyi okursanız, şahsın kimliğini de hemen hemen anlayacaksınız.
Yani ipuçu çok.
Neyse konumuza dönelim.
Ellerinde bir dosya ile giden STK temsilcilerinin önerisini dinleyen 'yetkili yerel yönetici';
Konuyu bir şekilde Samsun basınına getiriyor.
'Samsun basınının hakkında yazdıklarını eleştiriyor'.
Yani bir bakıma dert yanıyor.
Muhtemelen 'adım geçmese de' dert yanılan kişilerden biriyim ve muhtemelen bizim gazetemiz de başrollerde 'o yerel yöneticinin kafasında'..
Rahatsızlık verdiğimizi biliyoruz.
Samsun'a uymayan işleri, hizmet diye sunmaya çalıştıkça kim olursa olsun eleştirdiğimiz için 'hiç geri adım atmaya da niyetli değiliz'..
Samsun'dan ekmek yedikleri ve bu kente hizmet vermek için o makamlara oturduklarından, "Sonuna kadar kamu yararını' beklemekten de yılmayacağız.
Hele ki Atatürk kentinde yaşanmaması gerekenler olunca, enerjimizi sonuna kadar kullanacağız.
Neyse o yönetici diyor ki;
'Ne yapsak eleştiriyorlar. Sürekli yazıyorlar' diyor basın için.
Konu başka, konu Samsun'un uzun süredir üzerinde çalıştığı bir konu ama 'bizim yerel yönetici', basın konusunu daha da önemsiyor.
Sonuçta götürülen öneri kabul edilmiyor.
Yapılan onca hazırlık boşa gidiyor.
Biz yapacağız dediği konuda da yapılmış ortada olan tek şey yok.
O STK'nın temsilcileri ve Samsun'un çok yakından tanıdığı simalar odadan geldikleri gibi çıkmadan önce, o makamda oturan yerel yönetici bir şey daha söylüyor.
Diyor ki;
Trabzon'da basın böyle yapmaz. Orada olsa böyle yapamazlar'..
Bu söz çok önemli aslında.
Bayağı ipuçu da vermiş oldum.
Kafanızda bir çok kişi belirmiştir.
Ben bir kaç isimi hemen sayabilirim. Sizler de 'Baştan başlayarak, bir sürü isim sayabilirsiniz..
Ama kişinin kim olduğundan daha çok 'söylediği söz daha önemli'..
Trabzon'da basın böyle yapmaz, sözünden başlarsak;
Evet gerçekten Trabzon'da basın Samsun'da olduğu gibi eleştiri yapmıyor.
Hem Samsun'a gelen gazeteci arkadaşlarımdan, hem de kendim gittiğimde yerel gazetelere baktığım zaman bunu gördüm ve çok kez dinledim.
Hatta bize bile sordular. Burada basın ağır eleştirebiliyor dediler.
Orada olsa böyle yapamazlar sözüne gelirsek.
İşte mesele de bu zaten.
Çünkü orada yani Trabzon'da çok iyi biliyorum ki; "Geniş bir kamuoyu yoklaması yapmadan, halkın gerçekten teveccühünü kazanmamış bir isimi zaten 'yerel yönetici için aday bile yapmazlar'...
Kaldı ki; Trabzon'da yerel yöneticilik kim yapıyor olursa olsun, Trabzonlunun hoşuna gitmeyen 'ben yaptım oldu zihniyetiyle' iş de üretemez.
Kamuoyu anında tepkisini gösterir, basına fırsat kalmaz bile.
Toplum bilinci Trabzon'da, gerçekten 'Önce Trabzon bakış açısıyla olması gereken gibidir'..
Hele ki söz konusu Trabzonspor olunca, akan sular durur.
Tüm illerdeki 'önde gelen isimler konuya anında müdahil olabilir'.
Ne yazık ki, Samsun'da 'ortak akıl oluşturamamanın sıkıntısını hep yaşarız'.
Hem vatandaş olarak, hem siyasi, hem de STK temsilcilikleri, hem de yöneticiler açısından.
Bir türlü 'ortak payda Samsun' denilemeyen bu kentte, o nedenle
'Basın kamuoyunun sessiz çığlığı gibidir'..
Sesidir..
O nedenle de 'Samsun'a tepeden inme yerel yöneticiler', ben yaptım oldu zihniyetiyle gelebilir.
Yani sorun basında değil.
Bu kentin çıkarlarını düşünmeden, vatandaşın memnuniyetini sorgulamadan iş yapan yerel yöneticilerde.
Benim o yerel yöneticiye yanıtım;
Yazana değil, yazdırana bak, olur.
Aynı zihniyetle, Trabzon'da 'büyük bir makamda yerel yöneticilik yapabilir miydi?
Sorunun yanıtı kendi sözlerinin içinde gizli..
Olabilse olurdu zaten..
Samsun basınına karşılık olarak; Trabzon basını örnek verdiğine göre;
Asıl memleketi de ayan beyan etmiş oldu zaten.
Yoksa Bursa, Kayseri ya da başka il örneği verirdi.
Aslında bizim gazetede 4 Trabzonlu gazeteci arkadaşımız da bulunuyor.
Ama ‘o sözü söyleyen yönetici hakkında’ en çok eleştiri yapanlar ve yazanlar da onlar inanın.
Çünkü aklın yolu bir.
Orası burası yok.
Mesele 'hangi memleketten olduğun değil aslında'.
Yaşadığın yeri, doyduğun yeri 'memleket bilme, hizmet etme' meselesidir.
Kamuoyunun beğendiği iyi işleri 'alkışlayıp', beğenmediği tepki gösterdiği kötü işleri de eleştireceğiz.
Gayet normal.
Herkes işini yapacak.
Normal olmayan, Samsun'da yöneticilik yaparken, başka ilin örnek gösterilmesidir.
Ama yapacak bir şey yok.
Burası Samsun.
Trabzonlular da, Giresunlular da, Ordulular da, Gümüşhaneliler de ve bir çok ilden kültürün birlikte yaşadığı bu kent, kardeşçe, 'ortak payda Samsun düşüncesiyle' 'Her haliyle hizmetin en iyisini hak ediyor'..
Trabzon'da olsa basın böyle yapamazdı diye bir düşünceyle olaylara bakmak yerine;
'Samsun'u kalkındıralım, basın ve vatandaşlar bizleri takdir etsin' bakışı daha şık olur, kanaatindeyim.
Basın eleştirmese ne olacak;
İhya mı edecekler Samsun'u anlamadım ki.
Bu nasıl bir düşünce..
İşin ilginci, 'o STK'nın temsilcileri de aynen benim gibi şaşırmışlar.
Yazdığım gibi, isim ve STK adı vermeye gerek yok.
Anlayan anladı.
Mesel kimler olduğu değil;
Zihniyet zaten..
(Not(RAPTİYELİ): O STK ve makama giden temsilciler, 'Sorun yok derlerse, bizim için o yerel yöneticiyi, konuyu, içeriğini, ret edilen öneriyi açık açık yazmamızla ilgili hiç mahsur yok)
*********************************
O köprü nasıl yıkıldı, 'açıklama yok mu'?
Samsun'un Vezirköprü Çalköy Mevkiinde Büyükşehir Belediyesi tarafından yaptırıldığı belirtilen köprü bildiğiniz gibi açılamadan yıkıldı.
Daha açılışı yapılmayan köprü nasıl yıkılır inanılacak gibi değil.
Kaldı ki; Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir de mimar, yani teknik adam.
Köprü iyi ki kullanıma açılmamış.
İyi ki tamamlanamadan yıkılmış.
Allah korusun, ya can kaybına neden olsaydı.
Şimdi soru şu;
Bu köprüyü kim yaptı. Yani ihaleyi alan şirket hangisi.
Ve bu şirketin yaptığı başka inşaat köprü yol var mı?..
Denetimlerini kim yaptı ve köprü neden çöktü?
Bir mühendislik hatasıysa ve gerçekten Büyükşehir yaptırıyorsa, 'kimler sorumlu'.
Şu ana kadar açıklama yapılmaması da ayrıca düşündürücü.
Hani basın bunları yazınca, sorunca yazdı diyorlar ya yerel yöneticiler şaşırıyorum.
Yazmayalım mı?..
Sorgulamayalım mı?..
O firmanın yaptığı başka inşaatlar varsa, 'gözden geçirilmesin mi?..


İŞTE O KÖPRÜ

Büyükşehir Belediye Başkanı Mimar Mustafa Demir, köprünün yıkılma nedeniyle ilgili henüz bir açıklama yapmadı.