Polonya, bölgesel güvenlik dengelerini değiştirecek kritik bir karara imza atarak anti-personel mayınların kullanımını yasaklayan küresel Ottawa Sözleşmesi'nden resmen çekildi. Varşova yönetimi, Rusya'dan gelen saldırganlık tehditlerini gerekçe göstererek Soğuk Savaş döneminden bu yana ilk kez kapsamlı bir mayınlama stratejisini hayata geçireceğini duyurdu.
RUSYA VE BELARUS SINIRINA ASKERİ TAHKİMAT
Polonya Savunma Bakan Yardımcısı Pawel Zalewski, sözleşmeden çekilme kararının ardından anti-personel ve anti-tank mayınlarının üretimine hız verileceğini açıkladı. Üretilecek mayınlar, NATO'nun doğu kanadını korumak amacıyla Rusya'ya bağlı Kaliningrad bölgesi ile Belarus sınır hattı boyunca yerleştirilecek. Zalewski, Rusya'nın bu yasaklara hiçbir zaman taraf olmadığını ve komşu ülkeler için somut bir tehdit oluşturduğunu vurguladı.
HEDEF ALTI MİLYON MAYIN
Polonya devlet savunma şirketi Belma tarafından hazırlanan rapora göre, ülkenin doğu sınırlarının tam güvenliği için yaklaşık 6 milyon adet kara mayınına ihtiyaç duyuluyor. Bakanlık, yıllık 1 milyon 200 bin adet üretim kapasitesine sahip olduklarını ve bu üretimin "Doğu Kalkanı Projesi"nin en kritik unsuru olduğunu belirtti. Polonya Başbakanı Donald Tusk da geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, olası bir saldırı anında sınırı 48 saat içinde tamamen mayınlayabilecek kabiliyete sahip olduklarını ifade etmişti.
BÖLGESEL BİR EĞİLİM BAŞLADI
Polonya'nın bu kararı, Ukrayna-Rusya savaşının ardından Baltık bölgesindeki güvenlik endişelerinin ne kadar arttığını bir kez daha kanıtladı. Geçtiğimiz yıl Polonya ile birlikte Finlandiya, Estonya, Letonya ve Litvanya da Ottawa Sözleşmesi'nden çekilme niyetlerini beyan etmişti. Polonya'nın bu adımıyla, bölge ülkeleri arasında Rusya'ya karşı konvansiyonel savunma hatlarını güçlendirme eğilimi resmiyet kazanmış oldu.
ULUSLARARASI ANLAŞMADAN KOPUŞ
2013 yılında taraf olduğu Ottawa Sözleşmesi'nden ayrılan Polonya, böylece uluslararası mayın yasağı protokollerini kendi sınır güvenliği için askıya almış oldu. Savunma yetkilileri, bu adımın tamamen savunma amaçlı olduğunu ve Rusya'nın saldırgan niyetlerine karşı "gerçekçi bir caydırıcılık" oluşturmayı hedeflediğini belirtiyor.
İhlas Haber Ajansı

