Samsun'da 31 Mart'tan sonra öyle bir döneme girildi ki; nereye baksak 'niye acaba, neden böyle' gibi ümitsiz, beklentisiz bir süreç yaşar olduk.
Her şeyin altından 'acaba başka bir şey mi çıkacak' diye merak eden ise sadece biz değiliz.
AK Partililer merak ediyor, CHP'liler merak ediyor, hatta kısaca anlatalım MHP hariç hemen herkes merak ediyor.
MHP'nin şu sıralar ne yaptığını anlamak gerçekten 'zirveden, yerel teşkilata kadar anlamak zor'.
Onları bir süre kendi hallerine bırakacağız anlaşılan..
Öncelikle bir İstanbul seçimi şokunu atmaları lazım..
Peki neyi merak ediyoruz.
Öncelikle belediyelerde sorular ve sorunlar zinciri, kol kola girmiş, almış başını gidiyor, gerçekten.
Şu ana kadar 31 Mart öncesinde söylenen projelerin neredeyse hiç birinden ses yok.
Bu hemen hemen bütün belediyelerde aynı gibi.
Ortada bir tek şey var.
Borç edebiyatı ve enkaz devraldık anlatımları.
Belediyelere gelen hacizler, haciz karşısında suçlamalar.
Satılan yerler, satılacak yerlerle ilgili sürekli bir gündem.
Borç edebiyatı deyip geçmeyin, ucu yine bize dokunuyor.
Küt yapıştırıyorlar zammı..
Büyükşehir Belediyesi'nin yaptığı gibi suya yüzde 25 zammı kaşla göz arasında 'hızlı bir performansla Cumhur İttifakı'nın meclis üyeleri oyladı ve hayata geçirdi.
Büyükşehir'in Başkanı Mustafa Demir, "Kurtuluştan, şahlanışa" projelerini ne zaman hayata geçirecek o ise şimdilik 'muamma'.
Kaldı ki, Büyükşehir Belediyesi'nin koltuğuna oturan AK Partili Başkan Demir, sadece zam işleriyle uğraşmıyor.
İstanbul'daki seçim işlerini saymazsak, bayağı daire başkanı da değiştirdi.
Buradan şunu mu çıkaracağız, bilmiyorum.
"AK Partili belediye başkanlarının 20 yıla yakın yönettiği belediyede, bu kadar köklü değişim, 'Belediye yönetimi hantaldı o nedenle değiştirdim'.
Olabilir de. Elbette kendi ekibini kuracak.
O nedenle Kocaeli'nden Genel Sekreter, daire başkanları, Malatya'dan SAMULAŞ Genel Müdürü, SASKİ'ye aslen Mersinli olan İSKİ su arıtma daire başkanını Genel Müdür olarak getirdi.
Samsun'a alışana kadar, sorunlarını öğrenene kadar 'Biraz canımız yanacak gibi' ama sonuçta öğreneceklerdir; geldikleri kenti ve hassasiyetlerini.
Ancak kazın bir başka ayağı daha var.
Büyükşehir Belediyesi'ndeki bu köklü değişim 'AK Partililer arasında bile neler oluyor şeklinde' çok konuşuluyor.
Neden sürekli şehir dışından atamalar.
Eski Başkan Yusuf Ziya Yılmaz ve 11 aylık bir Büyükşehir Başkanlığı bulunan Zihni Şahin'in bürokratları üzerindeki 'bu değişim' neyi işaret ediyor.
Başkan Demir, 'ne yapıyor, yapmaya çalışıyor' asıl soru bu.
Bence mahsuru yok.
Mezarlıklar vazgeçilmez kimselerle dolu elbette ama bir sorun var.
Yerine getirdiğiniz kişiler de o makamları dolduracak.
Eş, dost, tanıdık ataması olmamalı. Liyakat ön planda tutulmalı.
Bu konuda daha önce eleştiri yapmıştım.
Şimdi Samsun Büyükşehir Belediyesi CHP Grup Başkanvekili Atilla Tekcan'ın söyledikleriyle de olaya bir kez bakmak lazım.
Ne diyor Tekcan, "Satarak borçlanarak nereye kadar'..
Bu sözü söylemesinin nedeni yanına hastane yapılınca değerlenen bir 1017 metrekarelik arsanın satılmak istenmesi.
Bu konunun meclise getirilmesi.
Tekcan diyor ki; 'Otopark yapsanız düzenli bir gelir olur. Niye satıyoruz. Satarak nereye kadar gideceğiz. Mallarımıza sahip çıkalım. Oldu bittiye getirmeyin".
Bence de haklı.
Sonra benim de bir kaç kez eleştirdiğim konuyu masaya yatırıyor Tekcan.
Hem de kamu adına talep ediyor.
Büyükşehir Komisyon toplantısında gündeme gelen ve MHP Grup Başkanvekili Cemalettin Kola’nın SAMULAŞ'ın borçlarına ilişkin sorduğu soruya yanıt istiyor.
Neydi o soru.
SAMULAŞ Genel Müdürü'ne son altı ayda kar ve zarar durumunuz nedir diye sorulmuştu.
SAMULAŞ Genel Müdürü ise herkesi şaşırtmıştı.
Detaylı bilgim yok diyerek.
5 Milyon 400 bin lira kredi talep ediyorsun, o kredinin neden gerekli olduğuyla ilgili şirket bilançosunu bilmiyorsun.
Olacak şey mi?..
İşte o konuyu sordu CHP'li Tekcan.
"Bu sorunun yanıtı ile ilgili bir gelişme var mıdır? Samsun Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı veya iştiraki olan şirketler nelerdir? Bu şirketlerin en son mali durumları 31.12.2018 – 31.05.2019 durumuna göre borç ve alacak durumlarını kamuoyu adına talep ediyorum.
Çok güzel bir 'talep' bana göre de.
Koca şirkete genel müdür olan biri 'biraz dersine çalışsın'..
Atakum Belediye Başkanvekili Hasan İpek de bu konuda destek vermişti son meclis toplantısında.
Onun da önerisi harika.
"Bundan sonraki borçlanmalarda şirketlerin bilançoları da ek olarak borçlanma taleplerine eklenirse bizler daha sağlıklı karar verebiliriz."
Samsun'da şaşırdığımız konular bunlarla kalmıyor elbette.
Borç isteyen SAMULAŞ'ın bastırdığı Tramvay Gazetesi'ne yıllık 2 milyona yakın para ödeniyor.
Bir tarafta kredi arıyorlar, bir tarafta medya saltanatı sürüyorlar.
Ayrıca bir medya kuruluşuyla ilgili yine bir milyon liraya yakın geçmişten gelen bir protokolden söz ediliyor.
O soruya halen yanıt alamadık.
Büyükşehir Belediyesi ya da iştirakleri olan şirketlerden böyle bir ödeme yapılıyor mu, bunları kamu adına talep etmiştik.
Bekliyoruz. Gelmezse 'resmi yoldan'. Yine gelmezse olayı yargıya taşıyacağımı da belirtmek isterim.
Bahsettiğimiz paralar boru değil.
Bu kentin insanlarının vergilerinden ödeniyor.
Hangi medya kuruluşu ne kadar nemalanmış onu da görmüş olacak kamuoyu.
Bundan şeffaf bir talep olabilir mi?..
Zaten Başkan Demir'in en rahat olacağı konu da bu. Çünkü ondan önceki dönemleri kapsayan protokoller bunlar.
Doğru, yanlış, kamuoyu bilgilendirilmeli.
Sadece Büyükşehir'de mi sorun, değil elbette.
Atakum'da haciz gelmeyen gün yok.
Atakum'un CHP'li Belediye Başkanı Cemil Deveci'nin, icraatları da daha ilk günden tartışılmaya başlandı.
Özel Kalem Müdürlüğü'ne avukat yeğenini getirdi.
Doktor İran'dan avukat Samsun dışından, ithal bir avukattan daha söz ediliyor.
Samsun'da avukat kalmadı mı, onu da bilmiyorum.
Mal varlığını açıkladı, kentte gündem oldu. 'Hatta bazıları hiç nakit para, ziynet eşyası yok mu, mülklerin rakamsal değeri niye yok' diye eleştirdi.
Canik'e gelince, orası bir başka.
'Çözümü var' diye koltuğa oturan Başkan İbrahim Sandıkçı, halen maaş ödemelerini tamamlayamadı.
Orada da hacizler var.
Projeden şuan için eser yok. Sözü de yok.
İlkadım'da yine İYİ Partili Başkan Necaattin Demirtaş, 'bina satma peşinde'.
Yani Samsun'da öyle bir süreçten geçiliyor ki; 'herkes projeler nasıl olacak, ne zaman başlayacak, 31 Mart öncesi söylenenlere ne oldu' diye sormaya başladı.
Sorsan ne yazar.
Belediyeler batık, işte o kadar..
Koltuğun yeni sahiplerinin çözümü ise;
İşte o durum çok karışık..
Onu kendilerinin bile bildiğinden emin değilim..
Şimdilik 'kadrolaşma işleriyle uğraşıyorlar'..
Sonrası 'bakacaklar'.