Hani bazen 'neresini tutsan elimde' kalıyor dersiniz ya öylesine bir süreç içindeyiz..
At izi, it itine karışmış..
Kimi 'doğru ile yanlışı' birbirinden ayırt etmenin mücadelesini verirken,
kimi farklı çıkarlar peşinde...
Herkes kendi penceresinden olaya bakıyor..
Ama doğru bir tane, onu bilen biliyor, bilmeyenler de öğrenecek..
Çünkü herkes ne yaptığını biliyor..
Yeri gelince 'mahkeme tutanaklarına', mahkemeniz ceza almam yönünde karar verecekse, hükmün açıklanmasının geri bırakılması' talebini de iletebiliyor.
Çünkü davaların sayısı bir hayli fazla..
Mesela;
Daha bir ay öncesine kadar 'Büyük Başkan hakkında soruşturma' diyenler, şimdi 'soruşturma olduğunu Başsavcılık yazısıyla öğrenince' ifade yok ki' noktasına sığınacak halde..
Öncesinde Cumhuriyet Savcısı'nın 'herhangi bir soruşturma' yok dediği yerde, biz basın olarak 'dilekçe verip', konunun üzerindeki haklılığımızın üzerine gitmesek, 'soruşturma olduğunu da bizzat Samsun Cumhuriyet Başsavcısı'ndan öğrenemeyecekti Samsun..
Ne mutlu ki; yargıya güvenimizde yanılmamış olduk..
Üstünlerin hukukuna hizmet edenler olduğu kadar, hukukun üstünlüğüne hizmet edenler de 'yok değil'..
Elbette soruşturmaların gizliliği konusunda 'her türlü belge ve bilgiye ulaşmak mümkün olmayacak' ve olayın seyrini izleyeceğiz, 'zaman zaman yargı sürecinde 'yazamayacaklarımız da olacak' ama 'sonuçta herkes 'yargıya hesabını verecek'...
Süreç yeni başladı bir bakıma..
Bir yandan süren bir soruşturma, bir yandan hukuk ve ceza davaları, bir yandan da 'basında çıkan haberler, iddialar'..
İddiaların odağında olan isimler, iş bitiriciliği nedeniyle davaların odağında olan isimler var..
Hatta 'resmi kayıtların hiç bir yerinde olmayıp, oğlu üzerinden 'aynı dolaylı olarak' işin içine girenler de var..
Samsun'a hizmet etmesi gerekenlerin, işi gücü bırakıp, aynı arazi üzerindeki 'başkasının üzerindeki alımları, satımları, sonra tekrar geri alımları, sattığının daha altında aynı araziyi yeniden almaları, ilginç gelebilir sizlere..
Mühendislerden oluşan bilirkişi raporlarında 'altına dönüşen arazilerin' nasıl ucuz ucuz aynı kişiler arasında alınıp satıldığını, el değiştirdiğini görmekte hayli ilginç..
Ve mahkeme hakiminin 'görevi kötüye kullanmanın yanı sıra, dolandırıcılık suçu irdelenmeli sözleri de' dava dosyalarında 'yer alırken', Samsun bunları konuşurken, bu konulara sessiz kalanlarını da unutmamak gerekir..
İşte öylesine bir süreçteyiz..
Samsun bir bakıma 'yıllardır bildiği, ancak mahkeme davalarına konu olmasıyla' açığa çıkan konularla, yüzleşiyor..
Ve 'Büyükşehir'deki müthiş koordinatörün' 2 bin lira maaşla başlattığı ilerde değerlendirecek dediği 'kıyak arazi' alımının günümüze yansıdığı 'yönleriyle' başlayacağız, yazı dizimize..
Nerede noktalayacağız?...
Kimlerin bu araziden 'altın biçtiğiyle devam edip', yüzde 25 arazi katılımıyla kule işini üstlenen 'yatırımcı' ile 'Asıl güçlü gölgeleri' ve 'mahkeme kayıtlarına giren 'Bilirim o araziyi' diyenlere kadar uzanacağız..
Yani 'en büyüğüne', ikinci adamına, üst yöneticilerine kadar..
Umarım ilgiyle izlersiniz..