Samsun Büyükşehir ve Belediyesi ve SASKİ, yargı kararına rağmen geri adım atmıyor.
Geri adım atmak şöyle dursun;
Nasıl olur da Yargı kararının arkasından, önünden, sağından solundan geçip, boşa düşürürüz diye çabalıyor.
Şimdi bir şey çıkartmışlar, 'hukukçu görüşü de almışlar' ve 2019'daki su zammı kararı ile ilgili yargının zamları iptal ettiğini, 2020 ve 2021 yılları SASKİ Genel Kurulu kararları ile ilgili bir yargı kararı yok diyorlar.
Evlere şenlik bir düşünce.
Nasılda aklımızla dalga geçiyorlar görüyor musunuz?.
Samsun'daki 2. İdare Mahkemesi, su zammı geri alınsın talebiyle açılan davada;
*Suya yapılan yüzde 25 zammı,
*Sayaç okuma bedeline yapılan yüzde 150 zammı,
*Ve de her ay tüketicinin faturasına yansıtılan TÜFE oranındaki zammı kökten iptal etti.
Yani bir başka deyişle 'çatı dava' bu.
Zamların hukuki bir dayanağı yok dedi, Yüce Yargı.
Şimdi bizim Büyükşehir ve SASKİ, diyor ki;
Bizim yorumumuza göre, bazı hukukçulardan da görüş aldık, 2020 yılındaki ve 2021'deki kararlarla ilgili bir yargı kararı yok.
Pes doğrusu.
Dava zaten 2019'da açıldı.
O zaman olmayan kararlara da ayrı dava mı açılacaktı.
Kaldı ki; zamlar iptal edilip, hukuki dayanakları olmadıkları mahkeme kararıyla sabit olduktan daha neyin 'kararından bahsediyorsunuz, neyi yorumluyorsunuz'.
Zamlar iptal işte o kadar. Açık ve net.
Buna sizin yorum farkınız diyebiliriz.
Ama akıl ve mantığa uygun olmalı değil mi?.
Yargı kararı ortadayken, Samsunluların sizin yorumlarınızla uğraşacak vakti mi var?..
Canı yanıyor insanların, fatura ödemekten.
Yargı kararını uygulamamak için 'bu kadar çaba harcayacaklarına', yapılan sökülen, sonra yıkılan, tekrar yapılan kamu zararına yol açan işlere kafa yorsalar, "Bütçe normale dönse olmaz mı'?.
Şimdi yorumları böyle ya Büyükşehir Belediye Başkanı ve SASKİ'nin, bunu Samsunluların kabulleneceğini sanıyorlar sanırım.
7 aylık 2019 yılına ait bir indirim yapacaklar, gerisi TÜFE'li zamlı devam edecek.
Yersek tabi ki..
Yemeyiz.
Sonuna kadar mücadele vereceğiz.
Hatta Yargı Kararı sonrası 3.18 yani zamsız fiyat uygulanmadığı için 'şahsım adına söylüyorum' sorumlular hakkında suç duyurusunda da bulunacağım.
Zamların iptaline rağmen 3.83'lük rakamı nereden buldular, başta bu hukuk sürecini bir tüketici olarak başlatan Hukukçu Arzu Sabuncu ve bir çok tanıdığım avukat arkadaş 'anlam veremediler'.
Çünkü Yargı kararı zamları iptal ettiyse rakamın 3.18 olması gerekiyor.
Bunu uygulamak yerine farklı rakamı telaffuz etmelerini 'akıl almıyor'.
Şimdi gelinen noktada durum değişti.
Dün komisyon toplandı ve 2019'a ait '7 aylık süreç hariç', TÜFE zammı, yüzde 25 zam devam kararı aldı.
Bu şu demek.
Başkan Mustafa Demir'in dönemi davalarla geçecek.
Yeni davalar gelecek.
Yargı kararını uygulamadıkları gerekçesiyle suç duyurusu dahil, yorum davası da olmak üzere bir dizi 'mahkemeleşme süreci başlıyor'.
Su zammı geri alınsın platformu da durumu değerlendiriyor ve yargı yoluna gideceklerini söyledi.
Bursa ve Kahramanmaraş gibi iller bile Samsun'daki emsal kararla dava açmayı düşünürken, Samsun Büyükşehir Belediyesi ve SASKİ, Yüce Yargı'nın kararını uygulamamak için direniyor.
Bakalım süreç nasıl olacak.
Başkan Demir'in bu davaların sonlanmasına süresi yeter mi bilmem ama.
Su akar yolunu bulur.
Hiç merak etmeyin.
Mücadeleye sonuna kadar devam.
Yargı kararı dururken, kendilerine göre yorumlarla hareket edenler de, bunun sonuçlarına katlanır.
Bu arada şahsi görüşümü de yazmak isterim..
Samsun Büyükşehir ve iştiraki SASKİ'nin, Yargı kararı sonrası bir kez 3.18'den faturalandırma yapıp, makul oranda bir zam yapmasına Samsunlular ses çıkarmazdı.
TÜFE zammı olmaksızın 6 ayda bir de güncellenebilirdi.
Ancak bunu seçmek yerine 'yine mahkemenin yolunu gösterdiler'..
Hepsini bir yana bırakalım 'bakalım Başkan Demir'e sandıktan nasıl bir fatura çıkacak'.
Şurada kalan süre 2 yıl.
Su gibi geçer..
.jpg)
Başkan Demir ve SASKİ geri adım atmadı
Yargı kararı zamları iptal etti ancak, Samsun Büyükşehir Belediyesi ve SASKİ geri adım atmadı.SASKİ Genel Kurulu komisyonu kararını verdi. Sadece 7 aylık indirim uygulanacak. Zamlara ve TÜFE'ye devam.
.jpg)
Mustafa Demir
---------------------------------------------
SENDİKALAR BASKI ALTINDA MI?…
Geçtiğimiz ay MHP’ye yakınlığı ile bilinen Kamu-Sen’e bağlı Türk-Sağılık Samsun Şube Başkanı Erdoğan Çakmak, kongrede aday olmak istemişti, ancak ‘olma diye telkinde bulunulduğu öne sürülmüştü.
Çakmak aday olacağım diye diretti.
Erdoğan Çakmak sağlıkçıların sorunlarını dile getirmede iktidarı eleştirileriyle bilindiği gibi, sağlık kurumlarına atamalarda “üyelerine üvey evlat muamelesi yapıldığı yolunda açıklamalarda bulunmuştu’..
MHP İl Yönetimi ile ters düştüğü konuşuluyordu.
Çünkü eleştirilerinde AK Parti iktidarına yükleniyordu.
MHP İl Başkanı Abdullah Kaparapıçak, bizimle ilgisi yok, biz karışmayız’ dedi.
Çakmak ‘aday olma’ baskısı gördüğünü yakın çevresine iletmişti.
Ve sonuçta aday olamadı.
Son olarak kararının böyle olduğunu söyledi.
Ve yine MHP’ya yakın Kamu Sen’e bağlı Türk Eğitim Sen’de de başkan adaylığı sıkıntısı yaşandı.
Bu kez de Şube Başkanı Lenvent Kuroğlu benzer şeyler yaşamaya başladı.
Aday olmaması konusunda telkinlerde bulunulduğu her yerde konuşuluyordu.
Eğitim camiası tepki gösterdi ‘aday olmaması istenmesine’.
Kuruoğlu da, Erdoğan Çakmak gibi, üyelerinin hakkının yendiğini düşündüğü durumlarda, bir sendikacı olarak gereğini yapıp, uygulamaları eleştiren bir isimdi.
Levent Kuruoğlu’nun da MHP İl yönetimi ile ters düştüğü öne sürülüyordu.
Kuruoğlu’nun kongre günü yaşadıkları inanılmaz.
Kongrenin yapılacağı okul bahçesine geldiğinde geçtiğimiz Pazar günü adeta meydan dayağı yedi.
Onlarca kişinin saldırısına uğradı.
Olaya polis müdahale etti.
Kuruoğlu yaralandı.
Şimdi Kuruoğlu da, Çakmak gibi adaylıktan çekilir mi bilinmez.
Ama yaşananlar tam anlamıyla şiddet, baskı.
MHP İl Yönetimi’nin kendilerine yakın bir sendikanın başkanının dövülmesine seyirci kalması ve olayla ilgili açıklama yapmasası da manidar.
.jpg)
ADAYLIKTAN ÇEKİLDİ
.jpg)
Erdoğan Çakmak
ADAY OLDU DÖVÜLDÜ
.jpg)
Levent Kuruoğlu