Eski Başbakanlardan ve eski AK Partili Ahmet Davutoğlu'nun kurduğu Gelecek Partisi'nin bu kadar 'etkili olabileceğini' ilk günlerden beklemiyordum.
Nereye gitsem, nerede otursam, ya da yolda kiminle karşılaşsam, "Gelecek iş yapar mı diye soruyorlar'.
Soranların yüzde 90'ı AK Partili.
Ve soranların yüzde 70'i de AK Parti'de bir dönem il ya da ilçe yönetimlerinde görev yapmış isimler.
Yani Gelecek'i AK Partililer sorguluyor.
Bir ayakları AK Parti'nin içinde ama diğer ayakları eşikten çoktan çıkmış durumda.
Dün bir eski İl Yönetim Kurulu Üyesi aynen şöyle dedi;
"Gelecekte yerimizi alacağız galiba. Çünkü bu yapıyla buradaki AK Parti vatandaştan çok uzak.
Hem de sadece il teşkilatıyla değil.
AK Partili Büyükşehir Belediye Başkanı'ndan, meclis üyesine kadar".
Neden diye sordum.
"Yabancılaştık sanki partiye. Herkes gelen adamcılık yaptı, şimdi parti 'adamların adamlarına kaldı'. Kendimizi oraya ait hissetmiyoruz", dedi.
Bir başkası telefonla aradı.
"Kesinlikle il teşkilatında görev almayı düşünüyorum. Teklifte geldi zaten. Partiyi bitirdiler".
Bir başkası; O Başkan Mustafa Demir'den şikayetçi..
"Hiç bir icraatı yok. Zamdan başka bir çalışmasıyla anılmıyor. Böyle zaten gitmez. Halk için siyaset yapıyorsak, en azından 'hataları eleştiri noktasında olmalıyız, bir beklentim yok'.
İşin ilginci, 'ne olur Gelecek Partisi' diye soranların partide görev almışlar dışındakilerin çoğu da AK Parti'ye oy verenler.
Bu şu demek.
Vatandaşta bir arayış var.
Nereye oy vereceğiz, arayışı bu.
Zaten AK Parti'nin oy kaybı ortada.
Neredeyse 'kemik oyların dışında' desteği kalmadı gibi.
Şimdi 'benzer bir partiyi görünce' hareketlenmeler başladı.
Buna ister AK Parti'ye 'ayar veriyorlar, kendisine gelmesi için silkeliyorlar' deyin;
İster, 'her şeyin bir sonu var' deyin.
Diriliş hikayesi, göz göre göre, çöküş noktasına doğru ilerliyor.
Şu son günlerdeki soranları, meraklı arayışları görünce, 'teşkilatlardın kurulmasıyla' müthiş bir 'değişim' uzak değil gibi.
O nedenle AK Parti'de 'ilçelerde aday bulmakta sıkıntılar da yaşanmaya başladı'.
Ahmet Davutoğlu'nun 'teşkilat çalışmalarında AK Parti'den eski il başkanlarıyla görüştüğünü daha önce biliyordum'.
Ama bu kadar 'heveslisi olacağını bilmiyordum'.
Aslında bunun nedenini biliyorum ve tahmin etmek çok zor değil.
Dikkat edin, AK Parti İl Başkanlığı toplumdan ne kadar uzak.
Samsun'un gündemlerine ilişkin ne bir açıklama var, ne de Genel Merkezi temsilen müdahillik söz konusu.
Mesela Gülsan Sanayi'ye aracımın tamiri için gitmiştim ve bir esnaf şöyle dedi;
"Bizi taşıyacaklarmış, uzaklara. Taşısınlar sorun yok. Ama eski sanayi burada kalacak. Kim gelir bizim gittiğimiz yere. Biz AK Partiliyiz anlatamıyoruz derdimizi, vatandaş nasıl anlatsın".
Bu sadece bir örnek.
Nereyi tutsan, elinde kalıyor adeta.
Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir, bir yandan kredi çekmek için belediyenin tüm gelirlerini ipotek verme yetkisini aldı, bir yandan da 'borçları temizliyoruz' gibi garip laflar ediyor.
O zaman SASKİ neden 'fahiş fiyattan su satıyor', diye sorsan yanıt bulamazsın.
Belediyenin borcu vatandaşa fatura edilir mi?..
Öğrenciye ulaşım zammının vurduğu darbeden 'ne kadar haberdarsınız'.
Vatandaş çile çekiyor, onlar 'borç ödedik gibi' laflarla günü kurtarıyor.
İyi de belediyenin yeni yatırımları nerede?.
Samsun'u uçuran projelere ne oldu?..
Var olan hayvanat bahçesini bile kapattıktan sonra, "Sosyal belediyecilik nerede?..
Sonuç olarak;
AK Parti'nin 'geleceği' bu şekilde halktan kopuk yönetimlerle nereye gider kestirmek zor..
Siyasi tarihte örnekleri var.
'Tabelaları duranlar da bulunuyor, adını hatırlamadıklarımız da'.
AK Parti Recep Tayyip Erdoğan'ın 'gayretleriyle ciddi oy kaybına rağmen ayakta durmayı başarsa da, yereldeki bu yönetim tarzlarıyla, teşkilatlarla, her geçen gün 'erimeye mahkum' görülüyor.
O zaman "Gelecek" kimin olur bilmek, şimdiden zor.
Ama AK Parti'nin bu gidişle, ilk seçimde "Tek ittifak ortağıyla iktidar olması' imkansız..
Bunu net söyleyebilirim.
O nedenle 'Cumhurbaşkanı Erdoğan', bu gidişatı görürse, "Metal yorgunluğu sistemini yeniden başlatabilir'; görüşündeyim..
Trenden indirilecek isim çok..
Saymaya kalksam bu köşe yetmez..