Orta Doğu’da ABD ve İran arasındaki askeri tansiyonun zirve yaptığı bir dönemde, Suudi Arabistan’dan bölgesel dengeleri temelinden sarsacak bir hamle geldi. Riyad yönetimi, İran’a yönelik gerçekleştirilebilecek herhangi bir hava harekatı veya askeri operasyon için ne hava sahasını ne de topraklarını ABD’ye açmayacağını net bir dille ilan etti. Bu karar, ABD'nin bölgedeki en stratejik müttefiklerinden birinin Washington'a karşı koyduğu en sert diplomatik sınır olarak kayıtlara geçti.
MBS VE PEZEŞKİYAN ARASINDA KRİTİK TEMAS
Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdülaziz, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde bu kararı bizzat teyit etti. Veliaht Prens, krallığın egemenlik haklarını koruma konusundaki kararlılığını vurgulayarak, hiçbir dış gücün İran’a saldırı amacıyla Suudi topraklarını üs olarak kullanamayacağını belirtti. Bu görüşme, iki ülke arasındaki normalleşme sürecinin askeri kriz anında dahi korunduğunu gösterdi.
KÖRFEZ ÜLKELERİNDEN ORTAK DURUŞ: BAE DE KATILDI
Wall Street Journal’ın haberine göre, sadece Suudi Arabistan değil, bölgenin diğer önemli aktörü Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) de Washington’a benzer bir mesaj iletti. Körfez’in bu ortak tavrı, Trump yönetiminin İran üzerindeki askeri baskı seçeneklerini lojistik ve coğrafi anlamda ciddi ölçüde sınırladı. Analistler, bu durumu "ABD'nin operasyonel hareket alanının daralması" olarak yorumluyor.
ABD’NİN ASKERİ SEÇENEKLERİ DARALIYOR
Suudi Arabistan ve BAE’nin hava sahalarını kapatması, ABD’nin İran’a yönelik olası bir harekatta rotasını tamamen değiştirmesine veya operasyon maliyetlerini artırmasına neden olacak. Riyad'ın bu çıkışı, bölge ülkelerinin artık Washington'ın her askeri hamlesine doğrudan destek vermeyeceğini ve kendi ulusal güvenlikleri için "aktif tarafsızlık" politikası izleyeceklerini kanıtladı.
STRATEJİK DENGE ARAYIŞI
Resmî düzeyde operasyonlara kapı kapatılsa da, Suudi savunma çevrelerinde farklı görüşlerin olduğu ifade ediliyor. Bazı yetkililerin kapalı kapılar ardında, İran’ın bölgedeki nüfuzunun kırılmaması durumunda daha büyük risklerin doğabileceği uyarısında bulunduğu sızan bilgiler arasında. Ancak mevcut durumda Riyad, diplomasinin ve bölgesel istikrarın korunmasının, yeni bir savaştan daha öncelikli olduğunu ortaya koymuş durumda.
Haberler.com